İnsanlar önce kendine bu soruyu sormalı, para kendisi için araç mı yoksa amaç mı?
Siyasette çok ilginç bir döngü vardır parayla ilgili, siyasiler için para hem araç hem de amaçtır. Çünkü para sayesinde bir yere geldikleri için daha fazla para kazanıp hedeflerini büyütmeye uğraşırlar bu hırsın sonu yoktur.
Günlük yaşamda ise durum biraz daha farklıdır, özellikle gayrimenkul sektöründeyken yaşadığım olaylar ve karşılaştığım insanlardan sonra fark ettim ki, para orta sınıf için tamamen amaç olmuş.
Çok nadir kişiler parayı araç olarak kullanıyor. Bu durumu artık o kadar kolay ayırt edebiliyorum ki,
Nasıl mı?
Gayrimenkul satışı yaparken bazı mülk sahipleri paranın bir araç olduğunu bildiği için kendi mülkünü satarken kazanacağı rakamı belirliyor ve ona bu süreçte eşlik eden gayrimenkul uzmanının da kazanmasını istiyor. Çünkü birlikte kazanılırsa paranın herkese hayrının dokunacağını biliyor. Bir taraf kazanıp diğer taraf seyrederse o kazançtan bir hayır gelmeyeceğini de iyi biliyor. Bu insanlar hayatlarında birçok olayı aşmış ve yaşamın tadının bir bütün olarak çıkarılabileceğini öğrenmiş özel kişiler ve bu insanların yeryüzünde sayıları maalesef çok az.
Bu insanları sadece şu cümleden tanıyabiliyoruz.
“Ben mülkümün satışından şu rakamı istiyorum, üzerine ekleyip dilediğiniz rakamı komisyon olarak alabilirsiniz.”
Bu kişilerin gözü sizin kazancınızda olmadığı için satış süreci de sorunsuz ilerliyor.
Parayı kendine amaç edinmiş olan büyük çoğunluk ise gayrimenkulünü satarken ilk sorduğu soru hizmet bedelinin veya komisyonun ne kadar alınacağı oluyor ve bu soruyu sordukları anda kendilerini ele veriyorlar.
Bu sorunun asıl amacı, “benim mülkümden sen ne kadar kazanacaksın? Çabalayıp emek vererek aldığım mülkümden bir başkasının kazanması hoşuma gitmiyor.”
Ve üçüncü bir tür var ki, o kişilerle karşılaştığım zaman iletişim dahi kurmuyorum. En son böyle bir kişi ile karşılaştım ve gerçekten ilginç şeyler yaşadık. Evinin satışı için yetki verdi ve satış işlemlerine başladık. Her gün arayıp gayrimenkul uzmanlarımızın ne kadar komisyon alacaklarıyla ilgili ofis yetkilisi olarak kendisine hesap vermemi istedi. Kullandığı kelimede aynen bu oldu, “bana hesap verin, siz ne kadar alacaksınız?”
Telefonu kapattım ve tüm iletişim kanallarından engelledim. Dairesinin satışını da iptal ettik. Kendi kazancına odaklanmayıp dairesinin satışı için günlerce çalışanların kazancına odaklanması o kadar iticiydi ki…
Bir gayrimenkul uzmanı, herhangi bir mülkün satışı için günlerce hatta aylarca çalışıyor. Yabancılara satış yapan tüm acentelerle iletişim kuruyor, mülkün tanıtımını yapıyor, her gün arayan müşterilere ayrıntılı bilgi veriyor, görmek isteyenlere mülkü gösteriyor, sponsorlu reklamlarını yapıyor, tüm sosyal medyalardan mülkün tanıtımını yapıyor ve tapu sürecini de takip ediyor, bu kadar yoğun bir çalışmayı siz olsanız hiç tanımadığınız birinin mülkünü satmak için bedava yapar mısınız?
Günümüzde kimse kimseye ucunda bir kazancı yoksa fayda sağlamıyorken gayrimenkul uzmanlarından sizin mülkünüzün satışı için komisyon almadan çalışmasını beklemek zekâ seviyenizin yetersizliğini ve paranızın kölesi olduğunuzu gösterir.
Ve bir insanı tanımanın en güzel yolu paradır. Tüm gizlediği özelliklerini para hırsı gözler önüne serer.
Atalarımızın bu durumu anlatan güzel bir sözü vardır;
“KADINI YOKLUKTA
ERKEĞİ BOLLUKTA TANIRSIN!”
Paranın kölesi olmayın, para dünyaya ait bir materyaldir, sadece sizin hayatınızı güzelleştirmek için değil tüm insanlığın hayatını güzelleştirmek için dünya insanlığına sunulmuş bir araçtır.