YAZARLAR Zehra İpşiroğlu
12
14
16
18
19/06/2017 14:01
Geçmişe yolculuk üzerine

Geçen yıl Doğan Yayınlarında  “Mavi Eşek”adlıanıromanım çıktı. Bugünlerde bu romandan yola çıkarak Köln’deki Theater am  Bauturm  Tiyatrosu için bir tiyatro oyunu yazıyorum.  Önümüzdeki yıl Mart ayında  Köln’de sahnelenecek. Bu  çalışma süreci içinde  bu kitapla ilgili  notlarımısizlerle paylaşıyorum.

“Mavi Eşek”de ellili yıllardan yetmişli yılların ortalarına değin uzanan  ve iki askeri darbeyi içeren  çeyrek yüzyıllık süreyi bir çocuğun bakışından anlatıyorum. Farklızaman ve mekanları(İstanbul, Tübingen, Berlin)  kapsayan bu anıromanın ilk bölümü27 Mayıs 1960’a kadar uzanıyor.12 Mart  askeri darbesini  içeren ikinci bölüm  değişen ortam ve koşulların ışığında ilk gençlik yıllarınıanlatıyor.

Yazma sürecinde bir zaman tünelinin içinden geçerek ellili yıllara vardığımda bugünküben değil de çocuk ben karşıma çıktı. Bana adım adım yol gösteren, böylece “Mavi Eşeği”nasıl kurgulayacağımı  belirleyen,  zaman zaman beni güldüren, zaman zaman kızdıran ya da hüzünlendiren bu çocuk oldu. Çocuğun yaşadıklarınısorgulayan  naif ve aykırıbakışBertolt Brecht’in tanımıyla bir tür yabancılaştırma etkisi yaratıyor. Böylelikle doğal olarak kabul ettiğimiz bir şeyin birden hiçde doğal olmadığınıfark etmeye başlıyoruz.

Ben az ağlayan ve sızlanan çok gülen bir çocuktum. Zor durumlarda, büyük iççatışmalar yaşadığımda çoğu kez yine de gülerek çıkardım işin içinden. Dahasıçoğu insanın kolay kolay başaramadığınıbaşarır,  kendimle dalga bile geçebilirdim. Bugün de öyle. Gülmenin hem insanırahatlatan hem de paylaşılabildiği oranda insanlarıbirbirine yakınlaştıran büyüleyici bir gücüvar.  Yaşamımda en güzel anlarım da yaşama gülerek bakabildiğim anlardır. Öte yandan çocukluğun özelliği her şeyi ilk kez yaşamamızdır,  belki de bu nedenle çocuklukta zamanıfarklıyaşarız. Yaşamımızın ilk on yılıdeneyimlerimiz ve yaşantılarımız  öylesine yoğundur ki belki de sonradan yaşanan elli yıla bedeldir. Bu bakımdan da zamanın görece olduğu söylenebilir.  Ama ne tuhaftır ki  pek çoğumuz çocukluğumuzu anımsamayız bile, her şey yoğun  bir sis bulutunun içinde yitip gitmiştir. Oysa dün, bugün ve yarın birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturmuyor mu?  Aslında çocukluk ve gençlik yılları  sürekli bir mücadeleyi koşulladığından yaşamımızdaki belki de  en zor yıllarıdır. Zaman içinde yolumuzu buldukça  rahatlıyoruz.

 Anılarınıyazanlar bilirler, geçmişe yolculuğa çıktığımızda geçmişbirden bir filim şeridi gibi canlanıyor.. Sesler duyuyoruz, renkler görüyoruz, kokular alıyoruz. Her şey öylesine somutlaşıyor ki sanki bugün yaşıyormuşuz gibi. Bunca yaşantının içinden nasıl bir seçme yapacağımıda bana yine  o küçücük çocuk gösterdi. Böylelikle hem  çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadıklarımızın yoğunluğu ve kırılganlığımız, kendimizi zaman zaman korunmasız hissetmemiz hem de  hayata belli bir uzaklıktan gülerek bakabilme yetisi  “Mavi Eşek”in kurgusunu belirledi.

Geçmişe yolculuğun belki de   ilk adımıkendimizle barışık olmamız, yaşamıve  yaşamda bize dokunan insanlarıyürekten sevmemiz...Her şeyden önemlisi de hayatta inandığımız, bağlandığımız, sevdiğimiz bir şeyin olması, yaşama bir anlam verebilmemiz. Bu bize güçveriyor,  yaşadıklarımızla yüzleşme gücü.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :