Yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değil!

15 Mart 2018 Perşembe 20:00
12
14
16
18

KRONİK HASTALIKLARLA BARIŞIK YAŞAMANIN 10 YOLU

Pek çoğumuz için yaşlılık; kronik hastalıklarla mücadele anlamına geliyor. Oysa yaşamımızın bu yeni sayfasında kronik hastalıkları dert olarak görmeyip, onunla veya onlarla barışık yaşamak mümkün! Üstelik hiç de zor değil. Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Berrin Karadağ; kronik hastalıkların yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değil; çoğunlukla hareketsizlik, sağlıksız beslenme, sigara ve alkol ile olumsuz çevresel faktörlerin sonucunda ortaya çıktığını belirterek “Kronik hastalıkların en önemli özelliği, altta yatan nedenlerin birçoğunun tamamen önlenebilir risk faktörleri olmasıdır. Yani kendimize ve hayata küsmek yerine hayatla ve vücudumuzla barışmayı seçersek yapabilecek pek çok şey olduğunu görürüz” diyor. Ülkemizde yaklaşık her 3 kişiden 1’inin kronik hastalığı olduğunu, kronik hastalık tanısı konulan her 3 kişiden 1’inde depresyon belirtileri görüldüğünü belirten Doç. Dr. Berrin Karadağ, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarla barışık yaşamanın 10 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Karamsarlıktan kaçının!

Umutsuzluk ve karamsarlık yok! Yaşımız ilerledikçe bir takım kronik hastalıklara yakalanma olasılığımız artabilir, ancak bu bizim hayattan kopmamıza veya depresyona girmemize asla yol açmamalı. Akılcı yaklaşımlar ve sağlık kontrolleri ile idareyi ele alabiliriz.

Sağlıklı beslenin

Kronik hastalıklarla baş etmenin ilk maddelerinden biri sağlıklı beslenme. Yediklerimize gösterdiğimiz azami dikkat daha canlı ve daha aktif olmamızı sağlar. Hazır gıdalardan kaçınmaya özen göstermeli ve taze sebze-meyveyi sofralarımızdan eksik etmemeliyiz. Tüm besin gruplarından yeterli miktarda alarak dengeli beslenmeye dikkat etmek baş koşul.

Tuz tüketimine dikkat edin

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp, böbrek hastalıkları başta olmak üzere pek çok organımızı olumsuz etkilememek amacıyla günde 5 gramdan fazla tuz tüketilmemesini öneriyor. Ancak ülkemizde bir kişi günlük ortalama 15 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketimini azaltırsak, bir süre sonra hekime danışarak belki de kullandığımız hipertansiyon ilaçlarının dozunda ve sayısında azalmaya gidebiliriz.

Tütünü her şekilde hayatınızdan çıkarın!

Türkiye, sigara kullanımında Avrupa ülkeleri arasında üçüncü, dünya ülkeleri arasında ise yedinci sırada yer alıyor. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme gibi risklerin ortadan kaldırılması durumunda kalp hastalıkları, inme ve tip 2 diyabet vakalarının yüzde 80’i, kanser vakalarının ise üçte birden fazlası önlenebilir. Gerek aktif gerek pasif içici olmaktan kaçının.

Sağlıklı beslenin

Kronik hastalıklarla baş etmenin ilk maddelerinden biri sağlıklı beslenme. Yediklerimize gösterdiğimiz azami dikkat daha canlı ve daha aktif olmamızı sağlar. Hazır gıdalardan kaçınmaya özen göstermeli ve taze sebze-meyveyi sofralarımızdan eksik etmemeliyiz. Tüm besin gruplarından yeterli miktarda alarak dengeli beslenmeye dikkat etmek baş koşul.

Tuz tüketimine dikkat edin

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp, böbrek hastalıkları başta olmak üzere pek çok organımızı olumsuz etkilememek amacıyla günde 5 gramdan fazla tuz tüketilmemesini öneriyor. Ancak ülkemizde bir kişi günlük ortalama 15 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketimini azaltırsak, bir süre sonra hekime danışarak belki de kullandığımız hipertansiyon ilaçlarının dozunda ve sayısında azalmaya gidebiliriz.

Tütünü her şekilde hayatınızdan çıkarın!

Türkiye, sigara kullanımında Avrupa ülkeleri arasında üçüncü, dünya ülkeleri arasında ise yedinci sırada yer alıyor. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme gibi risklerin ortadan kaldırılması durumunda kalp hastalıkları, inme ve tip 2 diyabet vakalarının yüzde 80’i, kanser vakalarının ise üçte birden fazlası önlenebilir. Gerek aktif gerek pasif içici olmaktan kaçının.

Fazla kilolarınızdan kurtulun

Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz ile fazla kilolardan kurtulmak; vücutta hasara yol açan kalp hastalıkları, diyabet, inme gibi pek çok kronik hastalıktan da korunmanızı sağlar. Zamanında tedavi edilmeyen obezite; yüksek kolesterol, damar tıkanıklığı ve tansiyon yükselmesi gibi olumsuz etkenlere neden olurken, yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor hatta yaşam süresini kısaltıyor. Kişinin gerek sağlığını ve sosyal yaşamını gerekse iş hayatını kötü yönde etkileyen bu durum zamanında fark edilip geç kalınmadan tedavi edilirse kişi sağlıklı yaşamına geri dönebilir.

Muayene ve ilaçlarınızı aksatmayın

Pek çok kronik hastalığın zararlı etkileri düzenli sağlık kontrolleri ve doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar sayesinde en aza indirilebilir. Doktorunuzun belirlediği aralıklarla kontrollerinizi yaptırmayı, ilaçlarınızı düzenli kullanmayı ihmal etmeyin. ‘Tansiyonum düzeldi artık ilaca gerek yok’ gibi yanlış düşüncelere kapılmayın. Ayrıca bilimselliği kanıtlanmamış ürünler kullanmayın ve kulaktan dolma bilgilere asla eğilim göstermeyin. Unutmayın; ‘hastalık yoktur, hasta vardır!’ Her bir birey kendi vücudunun özel olduğunu ve arkadaşına, komşusuna iyi gelen bir ilacın kendisinde yanlış etkiye neden olabileceğinin bilincinde olarak, doktoruna sormadan ilaç kullanmamalı.

Güzellikleri görün!

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Berrin Karadağ “Yaşamı bir dağa tırmanmak gibi de algılayabilmeliyiz. Yolumuz bazen biraz zor ve engebeli olabilir, hastalıklarımızı bu yoldaki boyutu değişen taşlar olarak düşünebiliriz. Ama diğer taraftan bu yolculukta çevremizdeki güzellikleri görmeyi asla ihmal etmemeliyiz. Yani yaşam yolu taşlı ve engebeli olsa da, alacağımız önlemler ve bize destek olabilecek araçlarla, bu yolun güzelliklerinin keyfine varmayı asla göz ardı etmemeliyiz” diyor.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Otizmli sporcular madalyaya koşuyor
» “Otizm Eylem Planı Çalışmalarında Yolun Neresindeyiz?” Panelinin İkincisi Gerçekleşti!
» Kulağı etkiliyor... 3 günde bir değiştirin...
» Her 10 kişiden biri bu sorunu yaşıyor!
» Monoton iş hayatı boyun kireçlenmesi sebebi
» Eskişehir’de Otizmli bireylere oryantiring etkinliği
» Yüksek Tansiyon Riskini Süt İçerek Azaltın
» Bakteriler birbiriyle konuşuyorlar...
» Umut ve heyecan ile yeni bir yola çıkıyorlar
» Doğru ekmek tüketmek, kalp hastalıkları riskini azaltıyor!
» Ofiste su tüketimini artıran öneriler
» Lösemili çocuklardan “Polis haftanız kutlu olsun!
» ‘Tekno Lipo’yla yağlardan kurtulun; yaza rahat girin!
» LÖSEV’de spor şenliği
» Şekerli içecek tüketen kadınların gebelik şansı daha az
» Ağzınızdaki Tehlike!
» Bahar yorgunluğu da neymiş
» Alerji mevsimi kapıda
» Güvenli Uyku İçin Doğru “Uyku Arkadaş”ını seçin!
» Yaşlanan toplumlarda Parkinson tehdidi
» Alzheimer’i sanatla yeniyor
» Gözdeki lezyonlar kanserin ipucunu verebilir
» Düzenli göz muayeneleri hayat kurtarabilir
» Sağlıklı su için
» Ulusal Süt Konseyi vatandaşı uyardı: “Açık sütte tüberküloz riski var”