YAZARLAR Yasemin Akpınar
12
14
16
18
11/03/2018 00:20
Emanetimiz; Çevre

Dünyamız sürekli değişiyor ve gelişiyor. Bu değişim ve gelişimden en çok etkilenen önce şehirler sonra da biz oluyoruz. Hızlı nüfus artışı, endüstriyel faaliyetlerin ve üretim teknolojilerinin hızlı gelişimi, bugün insanlığın karşı karşıya olduğu çevre problemlerini de beraberinde getirmiştir. Bu sebeplerin çevreye olan etkilerini ortadan kaldırmak için 2872 Sayılı Çevre Kanunu 1983 yılında  kabul edilmiştir.

Sözkonusu kanunun en önemli yönetmeliklerinden biri Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği , diğeri de Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğidir.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ilk kez 1993 yılında yürürlüğe girmiş olup , gerçekleştirilmesi planlanan projelerin, çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin tespit edilerek hazırlananÇevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporları bazen olumsuz bazen de olumlu sonuçlanmaktadır. ÇED Raporu olmayan projeler için  teşvik, onay, izin yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez, bu karar alınmadan yatırıma başlanan/kurulan projeler için, proje bedelinin %2’si kadar ceza uygulanır. Ayrıca Çevre Kanunu’na istinaden ÇED Yönetmeliği gereğince faaliyet durdurulur.

Yapılan tüm harcamaların, tüm emeklerin bir anda yok olması ve üstüne bir çok kurum tarafından cezalara maruz kalınmaması için oldukça dikkat edilmesi gereken bir yönetmeliktir.

Çevre İzin Ve Lisans Yönetmeliği ise ilk kez 2010 yılında yürürlüğe girmesi neticesinde adını son zamanlarda sıkça duyduğumuz ‘’Çevre Danışmanlığı’’nı gündeme getirmiştir.

Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği, Ek-1 ve Ek-2 listesindeki işletmeler; faaliyete geçmeden önce  alınması gereken izin ve lisansları almakla yükümlüdür.Gereken izinleri almadan faaliyete başladığı tespit edilen işletmelere, 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümlerine göre idari yaptırımlar uygulanır. Sözkonusu işletmeler ilgili izni alıncaya  kadar faaliyette bulunamaz.

Dolayısıyla 1 gün hatta 1 saat dahi üretime ara vermenin işverene getireceği maddi ve manevi zararlarını düşünürsek bu yönetmelik de, ilgili kanunun diğer yönetmelikleri gibi  oldukça dikkat edilmesi gereken bir yönetmeliktir.

İlgili yönetmeliklerin kapsamında bulunan tüm işletmeler, çevreyi korumak adına söz konusu kanunun gerekliliklerini yerine getirmekle yükümlüdür.

ÇEVRE’nin, sadece söz konusu kanunun gereğini yerine getirmek amacıyla korunması gereken bir kavram değil, gelecek nesillere ulaştırmamız gereken bir emanet olduğunu unutmayalım..

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :