Uzun süren sabah katılığı iltihaplı romatizma belirtisi olabilir

07 Ağustos 2017 Pazartesi 10:00
12
14
16
18

El eklemleri başta olmak üzere sabahları bir saati aşan eklem katılığı ve tutukluğu sanıldığı gibi sadece yaşlanma belirtisi olmayabilir. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Özgöçmen, bu belirtilerin başta romatoid artrit olmak üzere iltihaplı eklem hastalığının habercisi olabileceğini kaydederek, önemli bilgiler paylaştı.

Sabah katılığı ya da sabah tutukluğu; el, el bileği, ayak eklemleri, dizler ve özellikle bel olmak üzere omurganın farklı bölgelerinde ağrıyla birlikte hareketlerde kısıtlılık ve tutuklukla kendini gösteren bir sorundur. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Özgöçmen, birçok kişinin bu şikayetleri “artık yaşlanıyorum, sabahları rahat kalkıp hareket edemiyorum” diye yorumladığını ifade ederek, eklemlerde oluşan sertlik ve tutukluğun tek başına yaşlanmadan kaynaklanmayacağını söyledi. Özgöçmen, konuyla ilgili şu bilgileri verdi;

EKLEMLERDE SABAH KATILIĞININ SÜRESİ ÖNEMLİDİR

Yaşlılıkla birlikte eklem kıkırdağında sıvı içeriği azalmaya ve serleşmeye başlar, eklemlerin örtücü yüzey hücrelerinin ürettiği kayganlaştırıcı sıvı miktarı azalır. Eklem çevresindeki zayıflamış kaslar, eklem kapsülü ve bağlar özellikle geceleri daha da sıkılaşır. Sabahları hissedilen katılık ve tutukluluk, 10-15 dakikalık bir süreçtir ve hareket etmekle ve eklem ve kasların ısınmasıyla kaybolur. Bununla birlikte eklemlerde kireçlenme olarak tanımlanan dejenere edici eklem hastalığı “osteoartrit” veya şişlik ve yangıyla karekterize “romatoid artrit” gibi hastalıklarda sabah katılığı önemli bir bulgudur. Romatoid artrit başta olmak üzere iltihaplı eklem hastalıklarında en önemli belirtilerilerden birisi el ve el-bilek eklemlerinde sabahları bir saati aşan eklem katılığı ve tutukluktur. Romatoid artrit eklemlerde ileri derecede deformasyona sebep olabilen, akciğerler, böbrekler, gözler, kalp-damar sistemi gibi organ ve sistemleri de tutabilen bir hastalıktır.

İLTİHAPLI OMURGA HASTALIĞI KAMBURLUĞA GÖTÜREBİLİR

Bel ve boyun ağrıları kas iskelet sisteminin sık ve önemli rahatsızlıkları arasındadır. Nüfusun yaklaşık yüzde 80’inin tüm yaşamı boyunca en az bir kez bel ağrısı deneyimi yaşadığı düşünülmektedir. Akut bel ağrılarının en sık nedenleri omurga yapılarının zorlanması, incinmesi, ve fıtıklaşma gibi mekanik nedenlere bağlı olabilmektedir. Kronik “uzamış” bel ağrılarında ise mekanik nedenlerin yanında iltihaplı omurga hastalıklarının da önemli bir neden olduğu bilinmektedir. Omurganın iltihaplı hastalıkları içerisinde başlıca hastalık olarak “ankilozan spondilit” sayılabilir. Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini tutan ve ileri dönemlerde hastalarda kamburlaşma ve çeşitli omurga eğriliklerine neden olabilen bir iltihaplı romatizmal hastalıktır. Ankilozan spondilit, toplumda her 200 kişiden 1'ininde görülebilir ve hastaların büyük çoğunluğunun ilk başvuru şikayeti bel ve kalça bölgesindeki ağrılardır. Ancak ankilozan spondilitteki bel ağrısı mekanik nedenli bel ağrılarından farklılıklar gösterir ve bu farklılıkların belirlenmesi, erken tanı ve erken etkili tedavileri sağlaması açısından çok önemlidir. Sabahları bel ve kalça bölgesinde katılık ve omurga hareketlerinde tutukluk bel ağrısıyla başvuran birçok hastada ortak bulgudur.

Başta bel fıtıkları olmak üzere belin mekaniğini ilgilendiren bozukluklarda sabahları omurga hareketlerinde 5-10 dakikayı geçmeyen kısa süreli tutukluklar olabilmektedir. Ancak, sabah belde ve kalça bölgesinde tutukluğun olması ve hareketlerle açılmasının yarım saatten fazla sürmesi iltihaplı omurga hastalığı için önemli bir bulgudur. 45 yaşının altında başlamış ve 3 aydan daha uzun süredir kronik bel ağrınız varsa ve buna eşlik eden uzun süreli sabah tutukluğu mevcutsa iltihaplı omurga hastalığının varlığı mutlaka değerlendirilmelidir.


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Fazla kilo ve obezite peoblemi erkeklerde kısırlığa yol açabilir
» Mikroenjeksiyon uzmanından yanıt: "Mikroenjeksiyon yöntemi ile doğan bebekler doğal doğan bebekler kadar sağlıklı"
» Osteoporoz’a D Vitamini etkisi
» 40 yaşından sonra yılda bir kez göz kontrolü yaptırın!
» Saç dökülmesi, üşüme, halsizlik, unutkanlık…
» İyot eksikliği ciddi hastalıklara sebep oluyor
» Orgazm başınızı ağrıtmasın!
» 2 Yaşında bir çocuk, dünyadaki suç oranını değiştirebilir mi?
» 7 santim yeterli
» Gençleri hedef alan yeni zehir; Flakka
» Meme kanserinde erken teşhise dikkat çekecekler
» Fazla tuz tüketmek kemikleri zayıflatıyor
» Kemiklerin sessiz hırsızı Osteoporoz
» Çocuğunuzun boyu yılda 4,5 cm’den Az uzuyorsa dikkat
» Şeyda Coşkun ile 21 günde hafifle programı başlıyor
» Menopoz bir hastalık değil, süreçtir
» 10 Soruda romatizma ile ilgili merak edilenler
» Doğru nefes aldığınızdan emin misiniz?
» Gripten sonra diş fırçanızı hemen değiştirin
» Dünya menopoz günü
» Kurumsal Zindelik
» 5 kilo almak meme kanserini yüzde 5 arttırıyor
» Başakşehir’de 10 yılda 10 bin kadına kanser muayenesi
» Her 4 Kadından 3’ü bu belirtileri yaşıyor
» Şizandra Meyvesi’nin Mucizesi