Uzmana kulak verin, bulantı ve kusmaya gebe kalmayın

04 Ocak 2018 Perşembe 10:00
12
14
16
18

HAMİLELİKTE DİRENÇLİ KUSMA TEHLİKELİ OLABİLİR!

Her kadın için mutluluk kaynağı olan gebelik, bazı anne adaylarını fizyolojik olarak zorluyor. Hamilelerin en büyük sorunları arasında bulantı ve kusma olduğunu belirten Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Ertuğrul, konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Gebelik boyunca ruhsal olduğu kadar belirgin fizyolojik değişiklikler de meydana gelir. Bunların çoğu anne ve bebeği için avantaj sağlayabilir. Fakat fizyolojik değişiklikler, bazı anne adaylarının hayatını kabusa da çevirebilir. Önemli olan gebelikte gelişebilecek mide sorunları ile nasıl baş edileceğidir. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Ertuğrul, hamilelere şu tavsiyelerde bulundu;

GENETİK FAKTÖRLER ÖNEMLİ

Bulantı ve kusma spesifik bir hastalık olmadığı halde gebelikte çok sık karşılaşılan bir problemdir. Gebeliğin ilk üç ayında bulantı ve kusma görülme oranı yüzde 50 ila 90 arasındadır. Bu şikayetler genellikle son regl döneminden 5-6 hafta sonra başlar. 8.-12. haftada zirveye ulaşır ve daha sonra giderek şiddetini kaybeder. Hastaların yüzde 90’ı gebeliğinin ilk üç ayındadır. Gebeliğin ilerlemesiyle genellikle 14. haftadan sonra bulantı ve kusma çoğu zaman hafifleyerek kaybolmakta ve tedaviye gerek kalmamaktadır. Ancak bu şikayetlerin sindirim sistemine ait bir organik hastalığa bağlı olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Gebelik sırasında büyüyen rahmin oluşturduğu mekanik etkiye ve hormon düzeylerinde oluşan değişikliklere bağlı olarak sindirim sistemi fonksiyonlarında çeşitli etkileşimler görülebilir. Dolayısıyla mide ve bağırsak hareketlerinde mekanik olarak kısıtlama olmaktadır. Östrojen seviyelerindeki değişiklikler, genetik ve çevresel faktörler de bu sorunda önemli bir rol oynar. Örneğin ikizinde, kız kardeşinde veya annesinde gebelik bulantı ve kusması olan hamilelerde daha sık görülür.

KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER SORUNU ÇÖZER

 

Gebelikte hastaneye yatışı gerektirecek kadar dirençli bulantı kusma olması durumuna tıbbi olarak ‘Hiperemezis gravidarum’ denmektedir. Bu durum her 1000 gebelikten yaklaşık 3-10 gebede görüldüğü tahmin edilmektedir. Bu dirençli bulantı kusma durumlarında tedaviye başlarken öncelikle vücudun sıvı elektrolit dengesinin yerine konulması ve sıvı kaybının düzeltilmesi gerekir. Bunun için hastaya damar yolu açılarak serum verilir. Ağızdan yemek alımı bir müddet kesilerek sindirim sistemi istirahate alınmalıdır. Hastaların çoğu bu tedavi ile toparlar. Daha sonra yağdan kısıtlı hafif bir diyetle yavaş yavaş ağızdan beslenmeye başlanır. ‘Gastroözofageal reflü’ de genellikle gebelerin yüzde 60-70’inde görülen bir problemdir. Bu durumun geliştiği gebelerin çoğunda semptomatik reflü gebeliğin erken dönemlerinde başlamakta, son aylara doğru belirginleşmekte ve doğumdan hemen sonra da kaybolmaktadır. Gebelikte reflü tedavisinde alınacak önlemler şunlar;

  • Yatak başı yükseltilmeli,
  • Karın basıncını arttıracak öne eğilme gibi hareketlerden kaçınılmalı,
  • Az ve sık aralıklarla yemek yenmeli,
  • Yatmadan iki saat önce su dışında herhangi bir şey tüketilmemeli,
  • Sigaradan kesinlikle uzak durulmalı.

Gebelikte proton pompa inhibitörü kullanımı konusunda az tecrübe mevcuttur, ancak olasılıkla güvenilirdir. Bu ilaçlar dirençli semptomları olan veya komplike reflüsü olan gebelerde kullanılmalıdır.

BESLENMENİZE DİKKAT EDİN

Mide ülseri toplumda sık görülen bir hastalık olarak bilinmesine karşın gebelerde şikayetler belirgin olabilmektedir. Midede ağrı, açlıkta ağrı şiddetinin artması, gece ağrı ile uyanma ve bir şeyler atıştırınca ağrının azalması gibi bulgular mide ülserini düşündürmelidir. Bilinen mide ülseri öyküsü olmayan ve ilk defa gebelikte bu şikayetleri ortaya çıkmış hastalara öncelikle bazı önlemler anlatılmalıdır. Aşırı yağlı gıdalardan uzak durmak, düzenli ve az yemek yemek, şikayetleri arttıran yiyeceklerden uzak durmak, sigara, alkol, kafein içeren içecekleri tüketmemek gibi. İlk basamak olarak sukralfat, antiasitler tercih edilmelidir. Bu tedaviye cevap vermeyen dirençli hastalara H2 reseptör antagonistleri veya proton pompa inhibitörleri (mide asit salgısını azaltan ilaçlar) verilebilir. Yine de şikayetleri geçmeyen bu tedavilere cevap vermeyen gebe hastalara üst endoskopi yapılabilir. Tedavilere dirençli hastalarda gerektiği takdirde endoskopik işlem gebelikte güvenle uygulanabilecek bir tanı metodudur.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Kulağı etkiliyor... 3 günde bir değiştirin...
» Her 10 kişiden biri bu sorunu yaşıyor!
» Monoton iş hayatı boyun kireçlenmesi sebebi
» Eskişehir’de Otizmli bireylere oryantiring etkinliği
» Yüksek Tansiyon Riskini Süt İçerek Azaltın
» Bakteriler birbiriyle konuşuyorlar...
» Umut ve heyecan ile yeni bir yola çıkıyorlar
» Doğru ekmek tüketmek, kalp hastalıkları riskini azaltıyor!
» Ofiste su tüketimini artıran öneriler
» Lösemili çocuklardan “Polis haftanız kutlu olsun!
» ‘Tekno Lipo’yla yağlardan kurtulun; yaza rahat girin!
» LÖSEV’de spor şenliği
» Şekerli içecek tüketen kadınların gebelik şansı daha az
» Ağzınızdaki Tehlike!
» Bahar yorgunluğu da neymiş
» Alerji mevsimi kapıda
» Güvenli Uyku İçin Doğru “Uyku Arkadaş”ını seçin!
» Yaşlanan toplumlarda Parkinson tehdidi
» Alzheimer’i sanatla yeniyor
» Gözdeki lezyonlar kanserin ipucunu verebilir
» Düzenli göz muayeneleri hayat kurtarabilir
» Sağlıklı su için
» Ulusal Süt Konseyi vatandaşı uyardı: “Açık sütte tüberküloz riski var”
» Diş ve çene bozukluklarının sebebi parmak emme alışkanlığı!
» Kırsal Bölgelerdeki Kadınlara ​TİKAV ile Akfen Yenilenebilir Enerji’den Sağlık Eğitimi