Üveit’ten gözlerinizi erken tanı ile koruyun

06 Eylül 2018 Perşembe 18:00
12
14
16
18

Göz küresini oluşturan üç tabakadan ortada bulunan uvea dokusunun iltihaplanmasıyla oluşan üveit hastalığı ile ilgili bilgiler paylaşan Dünyagöz Etiler’den Doç. Dr. Didar Uçar, “Üveit, uvea dokusunun iltihaplanmasıyla oluşan bir rahatsızlıktır. Enfeksiyona ek olarak sistemik hastalıklara bağlı olarak da oluşabilir ve farklı hastalıkların habercisi olabilir. Ancak üveit tanısı koyulan kişilerin çoğunda hastalığın altında yatan nedenler halen tam olarak tespit edilememektedir. Bu nedenle erken tetkik ve uygun tedavinin başlanması görme kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuşuyor.

Üveit rahatsızlığının belirtilerinin dikkate alınması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Uçar, “Üveit, farklı hastalarda farklı şekillerde kendisini gösterebilir. Bir hastada aniden başlayarak sık aralıklarla alevlenme belirtileri gözlenirken, farklı bir hastada rahatsızlık daha sessiz bir şekilde ortaya çıkarak uzun bir süre boyunca devam edebilir. Üveit gözün farklı bölgelerini etkileyebilen bir hastalıktır. Belirtiler gözün tutulan bölümüne göre değişiklik gösterir. Gözün ön bölgesinde meydana gelirse; kızarıklık, puslu görme, ışık hassasiyeti ve ağrı ile kendisini gösterebilirken tutulum arka bölgede oluşmuşsa, o zaman farklı derecelerdeki görme kaybına ek olarak uçuşma ve bulanıklık hissi de gözlenebilir. Arka taraf tutulumlarında kızarıklık ön planda olmayabilir. Bu belirtilerin gözlendiği kişilerin hızlı davranması ve erken tanı için hemen uzman bir göz doktoruna muayene olmaları büyük önem taşır” diyor.

Sistemik hastalıklar sebebiyle de oluşabiliyor

Üveitin, uvea bölgesindeki iltihaplanmalar kadar vücuttaki başka hastalıklar sebebiyle de oluşabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Uçar, teşhis sürecini anlatırken “Enfeksiyon yapabilen bakteri, virüs, parazit veya mantar gibi ajanlar travma nedeniyle vücut dışından veya kan yolu ile vücudun farklı bölgelerinden göze ulaşarak enfeksiyöz üveit oluşmasına yol açabilirler. Bunların yanı sıra üveit; bağışıklık sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, Behçet hastalığı, sarkoidoz ve multipil skleroz gibi farklı organları da tutabilen sistematik hastalıklarla birlikte de görülebilir. Tanı sürecinde hekimin üveit konusundaki uzmanlığı da teşhisin doğru ve zamanında konulabilmesi açısından önemlidir. Eğer hastalık gözün arka bölümünde oluşuyor ise, uvea ve retina dokusunu ne derecede tehdit ettiğinin anlaşılması için anjiyografi, ultrasonografi ve optik koherens tomografi gibi gelişmiş tetkik yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir. Hastalığın belirtileri başlar başlamaz göz doktoruna muayene olunmaması, kalıcı görme kaybına varacak problemler oluşmasına yol açabilir” ifadelerini kullanıyor.

 

Tedavi sürecinde doktoru dinlemek gerekiyor

Üveit’in tutulum bölgesi ve şiddeti ne olursa olsun, hızlı müdahale gerektiren ciddi bir rahatsızlık olduğunun altını çizen Doç. Dr. Uçar, “Üveit tedavisinde geç kalındığı takdirde, görme kaybı dışında; göz bebeği şekil bozuklukları, katarakt oluşumu ve göz tansiyonu gibi kalıcı hasarlar oluşabiliyor. Tedavi sürecinde genellikle damla ve/veya sistemik ilaçlar kullanılır. Kortizon ve göz bebeğini büyüten damlalara ek olarak, bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar da üveit tedavisinde etkili yöntemler arasında yer alıyor. Üveit’in oluşumunda rol oynayan sistemik bir hastalık var ise, bu rahatsızlığın tedavisinin de üveit ile birlikte eş zamanlı olarak yürütülmesi gerekir. Kullanılacak ilaçların dozları ve kullanım sıklıkları ise hekim tarafından belirlenmelidir. Tedavi süresince, hastaların hekimleri tarafından yapılan tüm yönlendirmelere uymaları, tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır. Unutulmamalı ki, üveit tedavisi olan bir hastalıktır. Erken tanı ve doğru tedavi yöntemleri ile görme kayıpları önlenebilirken, kaybedilen görme seviyelerinin geri kazanılması bile mümkün olabilir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» “Kansersiz Yaşam Senin Elinde”
» Sonbaharda göz alerjilerine dikkat
» Sonbahar detoksu için 9 öneri
» Çocukların okul başarısı için kahvaltıyı atlamayın
» Çocuğunuz okuma-yazmayı öğrenemiyorsa, dikkat!
» Alzheimer hastalığında 10 önemli mit
» Okula uyum sürecinde çocuğunuza “Korkma” demek yerine onunla empati kurmaya çalışın
» Prematüre bebeklerde ROP muayenesi şart
» Türkiye Avrupa’nın en obez ülkesi oldu!
» Dikkat eksikliği okul döneminde belirginleşiyor
» Beslenme çantasına peynirli sandviç ve havuç koyun!
» Dünyaya bir de böyle bakın!
» Regl ağrısıyla baş etmenin 10 yolu
» Başarılı Oyuncu Çiçek Dilligil’den Otizmli çocuklara destek!
» Sağlıklı beslenme tüyoları
» Basit kurallarla tatilde alınan kilolara elveda
» Diş problemi olan çocuklar kendine güvensiz ve içine kapanık olabilir
» Kilo ile mücadelede yeni dönem: Mide Botoksu
» Çocukların zihin gelişimi için faydalı 5 yiyecek!
» Milyonda Bir Görülen “Tibial Hemimelia” Hastaları Tuzla’da buluştu!
» Doğru ilk yardım müdahaleleri ile gözleri koruyun
» Çocuğunuzun okula uyum sürecinde dikkat edilmesi gerekenler
» En sık yapılan ilk yardım hataları!
» Beden ve ruh sağlığınıza en büyük yatırım egzersiz!
» Çocuklarda Kistik Fibrozis belirtilerine dikkat