YAZARLAR Tülin Eraslan
12
14
16
18
30/01/2018 08:56
Hayatımın akışı nasıl değişti…

Türk filmlerini izlerken yok artık dediğimiz birçok sahneye rastlamışsınızdır.  Zaman geçip yaşlarımız ilerleyince hayatın içinde gerçekten hepsinin yaşandığını görürsünüz. İnsanın hayatında çok önemli dönüm noktaları vardır. Öyle virajlar vardır ki yönünüzü değiştirir. Yıllar önce 18-19’lu yaşlarımda iki küçük kız çocuğuyla yolum kesişti. Bir  gün  kızını  kanserden  kaybeden  ve  arkasında  biri  bir,  diğeri 3  yaşında  iki  küçük kız  çocuğuyla  ortada  kalan,  hepatit B hastası  olan  bir   anneannenin, telefonun  diğer  ucunda  çaresiz  sesiyle  karşılaştım. Yaşlı eşiyle kalakalmıştı. Kızının acısı bir yanda, yoksulluk ve küçük kızlar diğer yanda, telefondaki ses yardım istiyordu. Bir dayıları ve bir teyzeleri vardı. Zaman  içerisinde ,  daha  kendim  anne  olmadan  iki  manevi  kız  çocuğuna  gönüllü  annelik  yaparken buldum  kendimi , kızlar   hafta  içi anneanneleriyle kalıyor  ve  hafta sonu  buluşup  birlikte  vakit  geçiriyorduk  , benim de  iki  oğlum  dünyaya  geldi  ve  biz  hafta sonları  hep  beraber dört  çocukla ders  çalışıyor, alışverişlere  çıkıyor ,sinemalara  gidiyor  ve  birlikte büyüyorduk..

Eğitimleri çok çok önemliydi, kendi ayakları üzerinde durmalarının tek yolu eğitimdi. Büyük kızım çocuk gelişimi bölümünü, küçük kızım da liseyi bitirmişti. Zaman içinde, küçük kızımda anlamlandıramadığım değişiklikler olmaya başladı. Derslerinde düşüş başlamış ve içine kapanmıştı. Mesleğim gereği davranış bilimleri eğitimi almıştım ve bir gün işyerimde baş başa sohbet edip ondaki değişikliğin nedenini anlamaya çalışırken hayatımın şokunu yaşadım. Çünkü küçük kızım dayısının cinsel istismarına maruz kalmıştı. Nasıl koruyamamıştım ben onu ve yıllarca bu korkuyla o küçücük bedeni nasıl baş edebilmişti bu durumla. Ve ben ne yapmalıydım…

Derhal dayı evden uzaklaştırılmıştı, gereken önlemler alınmıştı ama kızımın ruhunda oluşan travma; psikiyatrik destek alınmasına rağmen nasıl atlatılacaktı.

Ve yıllar geçti kızlarım evlendi, şimdi torunlarım var ve işte o gün çocuk istismarı, kadına şiddet öncelikli olmak koşuluyla mücadele etmeye karar vermiştim. Türk  Üniversiteli  Kadınlar  Derneği  aracılığıyla  145 kızımızın  elinden  tutmak ,İzmir  Kadın  Kuruluşları  Birliği  ile  daha  çok  kadına  ulaşmak  bu  yüzdendir….

 Evet  herkes  yapabilir  ,mutlaka  bir  sivil  toplum  örgütü  aracılığı  ile  uzatalım  ellerimizi  birilerine ,eğitimlerle  bilinçlendirelim  çevremizi  ve  en  önemlisi de tacize  uğradıklarında  susmamayı  öğretelim kızlarımıza ,cezasız  bırakmayalım  yapanları….

Önceki Yazılar :

  Yorumlar

1 Niyazi Gelgör 2018-02-01 Niyazigel@gmail.com
Tülin bacı sayfanızı okunmasaydık da sizin hassas,fedakar,çalışkan,Çağdaş ve demokrat bir kardeş olduğunuzu biliyorduk.yazınız da bu düşüncelerimizi teyit ediyor.iyi ki varsınız.
2 Burak Kuş 2018-01-31 Burak.kus@geodis.com
Aydın, sorumlu ve güçlü kadınların çabaları bir erkek olarak beni hem gururlandırıyor, hem de gelecek adına unutlandırıyor. İyi ki böyle melek kabli kadınlarımız var. Onlarla ne kadar gurur duysak az ! Ama gurur duymaya ilaveted biz erkeklerin de bu çabaya, anlayışa ve duruşa destek vermememiz şart.
3 Yüksel Bilek 2018-01-30 yuksel-bilek@hotmail.com
Evren de her insanın varoluş sebebi, İYİLİK. Bu nedenle hepimizin, bir başkasına karşı sorumluluğumuz var. Aydın beyninizle topluma saçtığınız ışık için kutlarım sizi sevgili Tülin Erarslan. İyi ki varsınız.
««    «      Sonraki »    »»

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :