Tohumları ve yediğimiz kullandığımız yaşayan bitkileri koruyun

26 Şubat 2018 Pazartesi 18:00
12
14
16
18

Svalbard Kıyamet Ambarı gıda ve tarım için bitki genetik kaynaklarını koruyan küresel bir ağın zirvesidir

 Norveç'in Svalbard Adası’ndaki bir yer altı mahzeninde önemli bitki tohumlarının depolandığı “Kıyamet Ambarı” gıda ve tarım için yaşamsal önem taşıyan tohumların korunmasının önemine dikkat çekiyor. Ambar yakın zamanda 10. kuruluş yıldönümünü kutlayacak.
 2001'de Gıda ve Tarım için Bitki Genetik Kaynakları Uluslararası Anlaşma’nın kabulü Norveç hükümetini Tohum Deposu kurulması için harekete geçirdi. Gıda ve Tarım için Genetik Kaynaklar Komisyonu bu girişimi memnuniyetle karşıladı ve 2004’te destekledi.

 

Svalbard şu anda yaklaşık bir milyon benzersiz bitki tohumuna ev sahipliği yapan simge bir yapı. Çiftçiler binlerce yıl bitki yetiştirirken bitki çeşitliliğinin korunmasına- ex situ- verilen önem tarihsel olarak Nikolai Vavilov'a atfedilir. Vavilov 1921’de Rusya'daki ilk gen bankalarından birini kuran botanikçidir. Tüm kıtlıklara son verme arayışındaki Vavilov değişen dünyada daha fazla ürüne katkıda bulunma potansiyelini düşünerek 60’dan fazla ülkeye seyahat etti; çiftçileri dinleyip tohum topladı.

 

Sonradan kurulan gen bankalarından katılımlar gıda üretimi için daha uygun olan bitki çeşitlerinin üremesinde kullanıldı. Bu bitkiler arasında buğday ve mısır hasadını büyük ölçüde yok edebilecek pas hastalıklarına dirençli olduklarını ispatlayanlar yer alır. Yeni katılımlar ayrıca tuzlu topraklara dayanabilecek pirinç çeşitleri üretmek, yüksek derecede evcilleştirilen bitkilere yeni dayanıklılık katmak ve değişen iklim koşulları için gerekebilecek daha hızlı olgunlaşma veya kuraklığa dayanıklılık gibi yeniliklere katkıda bulunması için kullanıldı.


Yabani doğaya

 

Gen bankalarında korumaya odaklanma gerekliyken sürdürülebilir gıda sistemlerini sağlama almak için gerekli olan genetik kaynakların çoğu çiftliklerde çiftçilerin çeşitleri, yerel türler ve doğada yabani akraba bitkiler olarak bulunur.

 Örneğin Kuzey Amerika’da yerli bir tür olan ve 53 tür yabani akraba ayçiçeğinin toplanıp depolandığı ayçiçeğini düşünün. Yağ içerikleriyle yükseltilen türler Rusya'da geliştirildi ve ardından bir Fransız bilim insanı tarafından önemli ölçüde geliştirildi. Bugün bu bitki artık 70'den fazla ülkede yetiştiriliyor ve yıllık geliri 20 milyar Amerikan doları olarak hesaplanıyor.

 Özellikle başlıca yenilebilir gıdalarla ilgili olan yabani bitkiler giderek tehdit altındadır; korunmaları ve kullanılması için artan çabalara ihtiyaç bulunuyor. Bu bitkiler nadiren yoğun bitki iyileştirme programlarının bir parçasıdır. Buna rağmen uzmanlar bitkiler üzerinde harikalar yaratacak ilginç özellikler sağladıklarını biliyorlar.

 Bu nedenle araştırmacılar elma çeşitlerini aramak için Orta Asya'yı ve şeker kamışı için Papua Yeni Gine'yi iyice taradıktan sonra Güneydoğu Asya'da yabani bir muz buldukları için heyecanlıydılar. Bu; Cavendish türüne kıran girip bitiren ölümcül bir mantara karşı direnç kazanmasına yardımcı olabilecek bir türdü.

 Son zamanlarda araştırmacılar ekilip biçilen nohudun yabani akrabalarının genetik geçmişi hakkında daha önce bilinmeyen bir bilgi keşfetti. Bu; genetik çeşitliliğin aşırı eksikliği nedeniyle gelişmenin engellendiği popüler bir bakliyat yemeği için umut vaat eden bir potansiyel sunuyor.

 Birçok yerel önemli gıda bitkisi, hızlı bir değişim ve yüksek düzeyde gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalan dünyanın çeşitli bölgelerinde yetişir. FAO, değişikliklere uyum sağlamak için önemli özelliklerini geliştirmeye devam edeceği doğal yaşam alanlarında gıda arzı ilgili türlerin korunması için görevde bulunan ülkelere yardımcı olmak için geçtiğimiz günlerde Akraba Yabani Bitkilerin ve Yabani Gıda Bitkilerinin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı için Gönüllü Kılavuz’u yayımladı.  

 FAO Bitki Genetikçisi ve Tohum ve Genetik Kaynaklar Ekibi’nin lideri Chikelu Mba, “Yabani akraba bitkiler birçok kez derimizi kurtardı ve iklim değişikliği araç takımımızda yıldızlar olabilir.” dedi. Korunan alanların kurulmasının önemli bir adım olduğunu belirten Mba “Birçok ülke aslında bunlara sahip ve yabani akraba bitkilerin korumasını doğa koruması ile birleştirmek için bir potansiyel var.” diye konuştu.

 Nesli tükenme tehditlerinin üstesinden gelmek

 

İklim değişikliği, kentleşme ve değişen arazi kullanım kalıpları pek bilinmeyen türlerin çoğunun hayatta kalması için giderek artan tehditler oluştururken koruma çabalarının hız kazanması gerekli.

 

FAO Tarım ve Tüketici Güvenliği Birimi’nden Sorumlu Genel Direktör Yardımcısı Ren Wang “Yabani akraba bitkiler ve yabani gıda bitkilerinin çeşitliliği sürekli olarak aşınmakta ve eğer mevcut ihmal seviyesi kontrol edilmezse birçoğunun nesli tükenebilir.” uyarısında bulundu. 

 

Yabani akraba bitkiler; bir gıda ürününün atalarının menşei olan And Dağları’ndaki patates, Asya'daki şeker kamışı ve ayrıca domates için Akdeniz ve manyok için Sahra Altı Afrika gibi ikincil çeşitlilik bölgelerinde çok çeşitli olma ve çabuk üreme eğilimindedir.

 Vavilov'un öncü anlayışlarından biri olan bu nokta koruma alanlarına uygun yer seçimi konusunda yardımcı oluyor. FAO Bitki Üretim ve Koruma Bölümü Direktörü Hans Dreyer “insanlara somut bir şekilde fayda sağladığının” gösterilmesi durumunda bu girişimlere yönelik kamu desteğini artırmanın daha kolay olacağını söyledi.  Dreyer “Koruma ve sürdürülebilir kullanım el ele birlikte gitmeli.” dedi.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Hepsiburada Anne Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu: Yazar Yasemin Üstay Tekin
» Mandalina “Resmen” Seferihisarlı
» AvivaSA ve Doğa Rutkay’dan “Ne izlesem?” projesi!
» Oyuncu Müge Boz; “Aşk skandallarıyla beslediğim bir hayatım olmadı...”
» Jimnastikte milli gurur Jimnastikte milli gurur
» Gayrimenkul sektöründe dijital pazarlama
» Bisikletçiler "Engelsiz Bir Dünya İçin" Avrupa yollarına düştü.
» Organik besleniyorlar
» Bu çocuklar çok şanslı
» Mersin’de Kıyı Düzenlemesi Fikir Projesi Yarışması ödülleri sahiplerini buldu
» Tohum Otizm Vakfı ve Teknosa’dan semptom reklamar
» Masal şatosu 4. Çocuk akademisi sona erdi
» Sevimli dostlarımız için keyif ve keyifin adresi: Fizyopet Köpek Oteli
» b-smart akıllı iş platformu ile akıllı iş yapma dönemi başladı
» Güneş gözlüğü seçimi yaparken burcunuzdan ilham alın!
» Dünya balıkçılıkta en iyi yıllarını geride mi bırakıyor? Yeni FAO raporuna göre bunu söylemek için çok erken
» Devamlılık Hatası: Müzakerenin Koreografisi Gökcan Demirkazık ile İş Yorumları
» Bebekli tatilde valizde olmazsa olmazlar
» Annem, Pastam ve Ben’ yarışmasının kitapçığı çıktı
» Gaziantep “Kentimi Seviyorum” kampanyasında 8’inci oldu
» Urla’da kum deniz zamanı
» Büyükler Evlenir, Çocuklar Sevinir!
» “Çocuk Anlatır Sen Dinle! İstismarı Önle!”
» Çocuklarda reflü sıklığı artıyor mu?
» Gaziantep’te Dünya’nın ilk ve tek Fıstık Müzesi’ni açılacak