Sunbera İletişim Kurucusu Ayşegül Sünbül ile Röportaj…

15 Ekim 2018 Pazartesi 09:00
12
14
16
18

Geçmişten geleceğe tarihsel olarak birçok şey değişirken, değişmeyen tek şey ise iletişim. İletişim güncelliğini her zaman koruyor. Teknoloji değişse de iletişimde insan faktörü her zaman öne çıkıyor. Mutlaka teknolojinin iletişime katkısı yadsınamaz. Ama, insan olmadan iletişiminde olmadığı açıkça görülüyor. Halkın haber alması, firmaların kendini tanıtması olmazsa olmazlarından iletişimden geçiyor.

Sunbera İletişim Kurucusu Ayşegül Sünbül ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi beğenerek okuyacağınızı umuyoruz. İyi okumalar..  

Kendinizi özetle nasıl tanımlarsınız?

Pozitif, doğayı ve hayvanları seven, insanları seven,  meraklı, çalışan, pratik, sorgulayan, farklı pencereden bakmayı seven, prensiplerinin arkasında durarak kendi sınırlarını aşmaya çalışan biri; her şeyden önce, anne ve kadın iş gücünün bir temsilcisi olarak tanımlayabilirim.

Mesleğin hangi mecralarında çalıştınız?

Şu anda, Sunbera İletişim Danışmanlığı'nın şirket sahibi; ama daha da önce çalışanıyım. İletişim Danışmanlığı başlığı altında birlikte çalıştığımız kurum ve kuruluşlara, marka danışmanlığı imaj ve itibar yönetimi, halkla ilişkiler, kurumsal iletişim ve basın iletişimi, medya satın alma ve planlama desteği, ilgili eğitimler ve süreç yönetimi hizmetleri veriyoruz. Hizmet kapsamı dahilinde, konusunda uzman paydaşlarımız ve ekibimizle birlikte deneyim ortaklığı yürütüyoruz. Yola çıkmadan önceki yolculuğumda alanında kendini ispat etmiş mecra, proje ve markalarda müşteri temsilciliği, koordinatörlük, reklam ve halkla ilişkiler müdürlüğü, iletişim koordinatörlüğü ve danışmanlık yaptım. Şu an ise deneyim paydaşlarımızla birlikte ciddi bir iş birliği yürütüyoruz.

Mesleğinizde unutamayacak anılarınız nelerdir?

Aslında bu sorunun birçok cevabı var. Hayatımın tümünü kapsayan iletişim odaklı bir iş yapıyorum ve her anı unutulmaz hale gelebiliyor. Benim unutulmaz anılarımı en keyifli çalıştığım anlar oluşturuyor. Bu ise iş ortaklarınızın, işinize saygı duyduğu ve katma değerini yükselttiği anlarda daha anlamlı hale geliyor.

Yıllardır işim gereği haftanın birkaç gününü İstanbul’da geçiriyorum. İşe başladığım günden bugüne, ilk tanıştığım insanlardan en çok, "Siz Kayseri’de mi yaşıyorsunuz?" sorusu ile karşılaşıyorum. İnsanlar şaşırıyor. Kayseri’de havalimanına gitmem ve İstanbul’a inmem 1 saat 15 dakika sürüyor; lakin uçaktan iniş ve de havalimanından toplantıya geçmem bazen uçuştan uzun sürebiliyor. Öyle zamanlar oluyor ki, sabah gidip akşam dönüyorum. Bu duruma şaşırılması hem çok eğlenceli hem de düşündürücü olabiliyor. Anadolu’dan bu işin koordinasyonunun yapılması ilk başta ilginç gelse de, Sunbera bunun canlı örneği. Bugün en küçüğünden en büyüğüne, hizmet verdiğimiz iş ortaklarımız var. Bölgesel ve ulusal iletişim planı konusunda yıllarca tecrübesini ispatlamış ekibimizle İstanbul ve Kayseri’de dolayısı ile her yerde iletişim içinde çalışıyoruz. Her işte olduğu gibi iletişiminde öncelikli merkezi elbette İstanbul... Lakin bizim işimiz iletişim, planlama ve coğrafya kavramını önce kafamızda sonra işimizde yıkmamız şart. Her an her yerde olabilir, doğru iletişim ve organizasyonlarla yönetebiliriz. Biz de başarımızı doğru iletişim ve çalışma partnerlerine, deneyim doğrultusunda oluşturduğumuz doğru kanallarımıza borçluyuz. Teknoloji ve bilgi bu kadar erişilirken cehaletin lüks olduğu bir dönemde bu konuya hala şaşırılıyor olması her seferinde aynı tebessüm ve gururu yaşatıyor.

Dünyada ve ülkemizde iletişimin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Son yıllarda kurumsallaşmaya verilen önem, görülen fayda ve katma değer doğrultusunda daha da önem kazanmaya başladı. Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Sevgili Günseli Özen’in bir sohbet esnasında gazeteciliği tanımladığı, "Türkçeyi, Türkçeye çeviriyoruz" sözüyle, bu konuyu özetleyebiliriz. Doğru kanallar ve sistemle iletişimi olmayan hizmetin beklenen faydayı getirmesi öngörülemeyeceği gibi, hiç var olmayabilir de... Günümüzde şirket ve işlerin başarısı öncelikle doğru iletişim becerisi başarısıdır.

Hizmet sektörü geleceğin gıdadan sonra yok olmayacak ve ısrarla var olması gereken sektörleri arasında sayabiliriz. "Gelecekte robotların yapamadığı ne varsa, o konuda çalışanlarla var olacağız." Bugün için "insanın ve bilginin Endüstri 4.0"ı yok. Bizim sektörümüz de bunlardan biri.

İletişim ve medya  okullarından mezun olanlara önerileriniz neler olabilir?

Bu anlamda okullarda bölümler açılması ve rağbet görmesini destekliyorum. Bizim işimiz öncelikle, severek yapmamız gereken, farklı bakış açıları geliştirmek ve analitik düşüncenin aktif rol oynadığı bir alan. Öyle ki, en önce kitap okuma alışkanlıklarını artırıp bilgiye ve öğrenmeye açık olunması gerekiyor. Bizim sektörümüzde ise sürekli güncel olmak, günü ve günceli takip etmek, öngörü sahibi olmak, doğru bilgi ve araçtan beslenmek hayati önem taşıyor.

Sunbera’da hedeflerinizi sorsam?

Kurumsallaşma ve iletişim sürecinin önemi ve faydasını benimsemiş, profesyonel iletişim planlaması konusunda etkin paydaşlarımızla ve en önemlisi de Anadolu'dan büyüyen gücümüzle, paylaşarak, çoğalarak daha fazla değer ve başarı üretmek, hep birlikte büyümek. Anadolu, iletişimde son yıllarda çok daha profesyonel ve donanımlı hale geldi. Merkeziniz nerede olursa olsun, iş gücünüzün ulaştığı yerlerdesiniz. Bizler sağlıklı erişim köprüsü görevi yapıyoruz. Dışardan bakıyoruz, içeride çalışıyoruz. Organik körleşme riskini azaltarak, erişilmek istenen noktaya, doğru mesajı doğru araçla iletmeyi sağlıyoruz. Hedefimiz faydamızı artırarak, parçası olduğumuz, hizmet verdiğimiz başarı ve büyüme grafiklerini artırmak.

Ayşegül Sünbül iş dışında neler yapar?

İşim hayatımın ta kendisi. İşten önce anneyim. Duygusal doğrudan ve organik iletişimin ta kendisi de diyebiliriz. Hayatla, ailemle, dostlarımla, kedilerimle; kısacası, hayatıma değer katan her ne varsa iletişim içindeyim. Tabii ki, bu tarafa bakınca planlar projeler ve yol haritaları kurumsal değil, duygusal tarafta olgunlaşıyor ve kendisini sürdürüyor. Sevdiklerimle olabildiğince vakit geçirmeye çalışıyorum, seyahat ediyorum ve beni mutlu eden dolayısı ile sevdiklerimi mutlu eden şeylerle kaliteli bir zaman geçiriyorum.

Kitaplara ilginiz?

İyi bir okuyucuyum. Çocukluk yaşlarımdan itibaren kitaba her zaman ilgim oldu. Boş zamanlarımda değil, istediğim her an kitap okuyorum. Kitap okumak boş zamanları dolduracak bir ifade olarak kullanılması bu açıdan bana doğru gelmiyor. Kitap okumak için fırsat arayanlardanım diyebilirim. Her daim okuduğum sektörel bir kitabın yayında hikâyesini merak ettiğim ve keşfettiğim bir roman olur. Son olarak okuduğum beni çok etkileyen Beyaz Zambaklar Ülkesinde isimli Gregory Petrov eserini şiddetle her fırsatta öncelikle girişimcilere, yöneticilere ve imkânsızın ne kadar da yersiz bir kelime olduğunu görmeye ihtiyacı olan herkese öneriyorum.

Tiyatro, sinema ve müzik ile bağınız nasıl?

İyi bir izleyici ve dinleyici olduğumu söyleyebilirim. Okul yıllarımda tiyatroya yakın ilgi duymuştum. Hala da, bu anlamda bir fırsatı değerlendirebilirim; lakin biraz da zaman yönetimi ve elbette yetenekle ve emekle ile ilgili. Bu anlamda müzik, tiyatro gibi yetenekli insanlara hayranım. Mevcut tempoda izleyici olma keyfini daha rahat sürdürebiliyorum. Konser, tiyatro ve etkinlikleri planımda tutmaya özen gösteriyorum. Sinemanın ise ayrı bir yeri var. Özellikle Türk sinemamızın gelişimini hayranlıkla izliyorum. Yeni çıkan filmleri takip etmeye özen gösterirken, yerli yapımları önceliğime almaya gayret ediyorum.

Hobileriniz var mı?

En keyif aldığım hobim seyahat etmek. Yeni yerler görmek ve bakış açımı, farklılığı, gözlemlemeyi geliştirmek. Ayrıca uzun yıllardır kısa denemeler yazıyorum. Yakın zamanda bir blog üzerinde hayata geçirebilirim.

Burcunuz ve burcunuz karakterinizle uyuşuyor mu?

Tipik bir Oğlak burcuyum; yükselen burcum ise Akrep. Bu durum, burcumun özelliklerini biraz daha sertleştiriyor sanırım. Kararlı, disiplinli, azimli ve prensiplerine bağlı Oğlak burcu kadınıyım. Akrep burcu ise duygusal tarafımda bağlılık, derinlik ve duygusal enerjimin yüksekliğini tamamlıyor diyebilirim.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Kadınların kendine sonsuz güvenmesi gerekiyor; çünkü bunu hak ediyoruz. Doğanın bize sağladığı birçok avantaj var. Anaç duygularla hayata geliyoruz. Sahiplenme, oluşturma, koruma, toparlama yeteneklerimizi hayata ve özellikle iş gücüne çok büyük faydalarla aktarabiliriz. Kendimizin farkında olmalı ve birlik olmayı birbirimizi destekleyerek oluşturabileceğimiz güç çemberini keşfetmeliyiz. Bu anlamda ülkemiz ciddi bir yol kat etti ve olanaklarımız geniş. Hayal edin ve yapın. Biz kadınlar Atatürk’ün bize yol göstermesi ile başlayan şanslı yolculuğumuzda, hayallerimizle, duygularımızla, hislerimizle, yeteneğimiz ve iş gücümüzle var olmanın keyfini yaşamalı ve bu keyfin faydasını izlemeliyiz. Özellikle Anadolu'da, kadınlar geleneksel rutinler içinde yetiştiriliyor ve öncelik sıralamaları adanmak üzerine kurulu oluyor. Öncelikle kendimize adanmamız gerekiyor ki, adandığımız konu her ne olursa olsun başarılı olalım. İş hayatına atılmak isteyen kadınlar için birçok teşvik, program ve eğitim var; devlet kurumlarının da bu anlamda ciddi destekleri var. Değerlendireceğimiz birçok fırsat var. Özgüven ve fikir noktasını aşıp, direkt yola çıkmak için engelimiz yok. Kadın istihdamı ve iş gücünün daha da etkin olması hem toplum sağlığımız hem de toplumsal gelişimimiz açısından büyük önem arz ediyor.

 

 

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Kilim Mobilya Kalite Müdürü Latife Şahin: Hayatın her alanında kaliteye bakıyorum
» Öykü Karayel: "Çok çekinirim aşkımı anlatmaktan, hiç bana göre değil..."
» İlkem Söylemez Topçuoğlu:" Güzelliğin sırrı mutlu ve huzurlu olmak"
» İzmir Aşığı Bir Kadın: Doktor Şeyda Atabay ile röportaj…
» Demet Özdemir: " Can ile oynadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum"
» Gastronomi elçisi olma izinde bir serüven
» Gizemli masal prensesi
» Karadeniz ile Mardin arasında köprü kuran iş kadını Özden Ünal Damar ile röportaj…
» Su Kutlu “Hayatımda ilk defa kalbim atıyor”
» Aşkın çiçek açmış hali
» Dila Tarkan “İlk günden beri evleneceğim kişinin Yahya olacağını çok iyi biliyordum”
» Bianca Somer Türkmen: “Markalar pazarlama bütçelerini instagram reklamlarına ayırıyor”
» Ressam Nazan Pamuk ile Röportaj…
» Hazal Filiz Küçükköse:" Bazen seksi bazen de yaramaz bir çocuğum"
» Babasının Kızı: Gül Ergi...
» Profesyonel Yaşam Meleği: Dr. Ebru Nurluoğlu
» Nur Fettahoğlu :" Kadın olarak güçlü kalmak zorundayız"
» Diyetisyen Burcu Dilek Demir ile sağlıklı beslenme üzerine röportaj…
» Ekranın güzel yüzü
» İçimizden Biri “Deliha”nın Hikayesi
» Tutkulu aşık bir dünya güzeli
» Mutlu çocuğun sırrı
» Sağlığınız için hep yanınızda
» Türk Modasının Uluslararası temsilcileri
» Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi