Sunay Akın: “Meddah bir saate bin kitabın ışığını sığdıran insandır”

07 Haziran 2018 Perşembe 14:00
12
14
16
18

Ünlü şair, gazeteci ve yazar Sunay Akın, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin geleneksel hale getirdiği Ramazan Etkinlikleri’nde sahne aldı. Modern çağ meddahı olarak anılan Akın, “Oruç bilginin ışığını en yukarı almak, bilgisizliğin karalığından kurtulmaktır” dedi. 

Ünlü şair, gazeteci, yazar ve modern çağ meddahı Sunay Akın, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Ramazan Etkinlikleri’ne konuk olarak, Ramazan Ayı Özel Tek Kişilik Gösterisi ile izleyenlerine tadına doyulmaz bir gece yaşattı.

Etkinlikte tarihte yaşanmış olayları ve günlük yaşamdan ilginç ayrıntıları, kendine has üslubu ile izleyicilere aktaran Akın,  eski ramazanlarda yaşatılan ve günümüzde unutulmakta olan meddah sohbetiyle dinleyenleri kendine hayran bıraktı.

“Meddah bir saate bin kitabın ışığını sığdıran insandır”

Batı’dakilerin bir araya geldiği mekânlara cafe adını verirken, Türklerin kıraathane ismini vermesinin içinde özel bir anlam yattığından söz eden Sunay Akın, “Biz İstanbul’da toplandığımız mekânlara kıraathane adını koyduk. Yani okuma evi. Çünkü bu kıraathanelerde, kıraat eden, yani okuyan insanlar toplanırdı. Kıraathanelerde okuyan insanlar, sohbet eden insanlar vardır. Kitap okuyan insanların sohbetlerinde okudukları kitapların ışığı vardır. İstanbullu o sohbetlerden nasiplenmek için, onların sohbetinden bir şeyler öğrenmek için kıraathanelerde toplanırdı. Okuyan insanların bilgileri ile sohbet ettikleri insanlardan biri zamanla ünlendi. O bilgisiyle ve bilgisini anlatma yöntemiyle, üslubuyla öne çıktı. Söz bir an önce ona gelsin diye herkes sabırsızlıkla onu beklemeye başladı. O kitap okuyan, üslubuyla sevilen insan bir gün kıraathaneden içeri girdiğinde dediler ki ona dur, sen masaya oturma, bak oraya bir yükselti yaptık, sen o yükseltiye otur, masadaki, sohbete oradan katıl. Biz de seni daha iyi görelim ve daha iyi duyalım. Meddah böyle doğdu. Meddah bir saate bin kitabın ışığını sığdıran insandır. Meddahın sohbetinde okuduğu kitapların ışığı vardır ve eski Ramazanlarda kıraathanelerde meddahlar dinlenirdi. Kitaplardaki bilginin ışığı. İşte bu akşam sizlerle burada unutulan bir meddah sohbetinde bir aradayız. Öyleyse yola çıkalım, yolumuz uzun” dedi.

“Oruç bilgisizliğin karanlığından kurtulmaktır”

Orucun bilginin ışığını en yukarı almak gibi bir anlamı olduğunu belirten Akın, “Bilginin ışığını yukarı aldıkça ki o okumakla olur, en yukarı çıktıkça o ışık, bilgisizliğin, cehaletin gölgelerinde, karanlıklarından kurtulur, insan oluruz. Kutsal kitabımızda Kur’an da oruç sözcüğü siyamdır. Siyam Arapça bir sözcük. Siyamın anlamı kendini tutmaktır. Siyam sözcüğünün başka bir anlamı daha var. Gün içinde güneşin en tepede olduğu an. Gün içinde güneş en tepedeyken gölgeler yoktur. Öyleyse siyam, oruç bilginin ışığını en yukarı almak, bilgisizliğin karalığından kurtulmak demektir” şeklinde konuştu.

“Her farklı düşünce bir enstrümandır”

Farklı düşüncelerin, milletlerin zenginliklerini olduğunu sözlerine ekleyen Akın “Bakın dostlarım şu altıncı sırada oturanların hepsi aynı şeyi düşünüyorsa, altıncı sırada hiç kimse düşünmüyor demektir. Her farklı düşünce zenginliğin ve güzelliğin bir göstergesidir. Her farklı düşünce bir enstrümandır. Bütün enstrümanlar güzeldir ve demokrasi bu farklı enstrümanlardan oluşan orkestradır. Evet hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Bu farklı enstrümanlardan oluşan orkestradır. Millet olmak tek tip düşünmek değildir. Ama seçip orkestraya gönderdiğimiz nota bilecek. Şu toplum içerinde her farklı düşünen, benim zenginliğimdir. Keman da güzel, obua da güzel, piyano da güzel, klarnet, çello, saz, kemece, hepsi güzel. Ama nota bileceksin. Bütün mesele bu”ifadelerini kullandı.

“Mahya ışıkları bizimdir”

Anlattığı hikâyelerde mahya ışıklarını İslam Kültürü’ne Türklerin kazandırdığını söyleyen Sunay Akın, “1600’lü yılların başında dünyada en güzel ışıklar yanıyor. Mahya ışıkları. İslam Kültürü’nü yaşayan kentler arasında yeryüzünde mahya bizim buluşumuzdur. Mahya ışıkları bizimdir. 1600’lü yıllarda İstanbul’da doğmuştur. Mahya iki minare arasına ateşle yazı yazmaktır. Ateşle iki minare arasına yazıyı çıkarmaktır. Ateşle gökyüzüne yazı yazmaktır” şeklinde konuştu.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Conrad İstanbul Bosphorus’tan “Fındıkkıran” Geçti
» L’oréal Türkiye’den bilim kadınlarına 75 Bin TL’lik burs
» Masal Şatosu’nda Camdan hayaller
» Arda ile Ceren çocuklarla buluştu.
» Kayseri’nin şampiyon sultanları
» Atletizm Branşı Sporcumuz Gülçin Güreşçi Yine Kürsüde!
» Ben Anneyim
» “Sarı Melekler”in yeni yol arkadaşı OPET
» Gaziantep Kolej Vakfı öğrencileri akademik başarılarıyla gündemde
» Gaziantep kolej vakfı sultanları filenin namağlup şampiyonu
» Yavaş Gıda Akımı Türkiye’de de yaygınlaşmalı
» İstanbul Art Show kapılarını açtı
» Demet Akalın ’Madonna Gibiyim’
» Yeni yıla MAGical Night ile büyülü başlangıç
» Marka Konferansı, Gala Parti ile sona erdi
» Mersin Kenti Edebiyat Ödülü Şair, Yazar İpek Ongun’un
» MARKA 2018 Gündem yarattı, 2019’un yol haritasını çizdi
» Tüketimin geleceği için işletme modelleri
» Yeni yıla mutlu ve huzurlu girmenin 10 yolu
» Kadın kurucusu olan girişimlere ilgi artıyor
» İyilik varsa umut var
» Dünyayı daha yaşanabilir yapıyorlar!
» Vuslat’ın 745. Yılında Suzidilâra Makamında Mevlevî Âyini
» Dünyanın en ünlü kadın otomobil vlogger’ı Vadistanbul’da
» MARKA 2018 Büyük coşkuyla bitti