Stres saç yolduruyor

17 Temmuz 2018 Salı 11:00
12
14
16
18

Günümüzün en çok şikayet edilen ve pek çok sağlık sorunlarına yol açan stres, sadece yetişkinleri değil, çocuk ve ergenleri de derinden etkiliyor. Tıpta “tikotilomani” olarak adlandırılan saç ve kıl koparma hastalığının altında stres başta olmak üzere çeşitli psikiyatrik sorunlar yatıyor. Saç ya da kıl koparma davranışı, sınava çalışmak gibi stresli durumlarda, endişe verici anlarda ya da öfkeli zamanlarda artabiliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, saç ve kıl koparma hastalığının çocuk ve ergenlerde de görülebildiğine dikkat çekti.

Trikotillomaninin çocuğun saç, kirpik, kaş ya da vücüdunda bulunan başka kıllarını yolması ile kendini gösteren bir rahatsızlık olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Koparma davranışı öncesi saç ya da kıl yolma dürtüsü oluşur. Tekrarlayıcıdır, çocuk sürekli saç kopartmaz ancak dönem dönem bu davranışı tekrarlar. Nadiren yolunan kılların yendiği de görülebilir" dedi.

Saç dökülmesi ile karıştırılabilir

Çocuğun saçını, kirpiğini ya da kaşını çekerek kopardığını belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Öncesinde o bölgede bir kaşıntı hissi hissedebileceği gibi çektikten sonra bir rahatlama sağlar. Kişi istemsiz yapsa da farkında olmasa da bunu yaptığını bilir. Kimi zamanlarda çocuk bunu ailesinden gizliyor olabilir. Bu durumda aile saç dökülmesi ile saç kopartma arasındaki farkı anlamakta zorlanabilir” uyarısında bulundu.

En önemli neden ruhsal sıkıntılar

Trikotillomani hastalığının genetik bir temelinin olduğuna dair çalışmalar bulunduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Ancak bu davranışın altta yatan en önemli nedeni ruhsal sıkıntılardır. Sınava çalışmak gibi stresli durumlarda, endişe verici anlarda ya da öfkelendiklerinde artabilir. Hasta stresini azaltmak amaçlı farkında olarak da saçını çekebilir, otomatik adını verdiğimiz farkında olmadan alışkanlık şeklinde de bu davranışı sürdürebilir” dedi.

 

Trikotilomani hastalığına sahip çocuk ve ergenlerin genellikle görüntülerinden hoşnut olmazlar ve başkalarının durumu fark etmesini istemediklerini belirten Yüksel, dökülen saçı örneğin bere ya da örtü benzeri kıyafetlerle saklamak isteyebileceklerini ifade etti.

Saç ve kıl koparma hastalığının her yaşta görülmekle beraber en sık görüldüğü dönemin çocukluk ve ergenlik dönemleri olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Çocukluk döneminde hem erkeklerde hem kızlarda aynı oranda görülebilir. Küçük çocuklarda da görülebildiği gibi en sık başlangıç dönemi erken ergenlik dönemi olan 10-13 yaşları arasındaki yıllardır” dedi.

Başka psikiyatrik rahatsızlıklarla beraber görülebilir

Trikotillomaninin başlı başına bir rahatsızlık olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Ancak depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, internet bağımlılığı gibi başka psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte görülme ihtimali vardır. Bununla beraber bu davranış televizyon, bilgisayar karşısında artıyor olabilir” uyarısında bulundu.

Trikotillomani rahatsızlığında karşı konulamayan bir saç yolma dürtüsü oluştuğunu, bu nedenle çocuğun saç ya da kıl yolma isteğini durdurmakta zorlandığına dikkat çeken Yüksel, “Ailenin çocuğun bu davranışı bilerek yaptığını düşünmemesi, bunun bir rahatsızlık olduğunu bilmesi ve tedavi için yönelmesi gereklidir” diye konuştu.

Mutlaka çocuk psikiyatristi muayene etmeli

Trikotillomani rahatsızlığı bulunan çocuğun mutlaka bir çocuk ergen psikiyatristi tarafından muayene edilmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel , “Tedavi ettirilmediği takdirde çocuklarda altta yatan stres etkeni ile baş edememe hali kronik olarak devam edeceği gibi; saç, kirpik, kaş kaybı sonucu bu durumdan rahatsızlık duydukları için sosyal izolasyon, özgüven eksikliği, mutsuzluk gibi ek ruhsal problemler de meydana gelebilir. Eğer çekilen saç yutuluyorsa sindirim sisteminde tıkanıklıklara yol açabilir" dedi..

Tedavi edilebilir

Trikotillomaninin tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, tedavi süreci hakkında da şu bilgileri verdi:

 

“Çocuk-ergen psikiyatri uzmanı tarafından öncelikle tanı konur, varsa eşlik eden diğer psikiyatrik rahatsızlıklar tespit edilir, altta yatan neden ortaya çıkartılır. Hastanın medikal tedavisi yanında psikoterapi alması da hastalığın gidişatında önemlidir. Psikoterapi seanslarında hastalığı başlatan, arttıran nedenler tespit edilir ve üzerinde çalışılır. Tedavi esnasında aile tutumları da ele alınmalıdır.”

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Diş bakımında sık yapılan 5 hata
» Ağız ve diş sağlığı, yaşam kalitesini etkiliyor
» Çocuklarda diş eti şişlikleri neden olur?
» Çocuklarda kıskançlığın nedeni anne sevgisi!
» Diş sağlığına hijyenden sonra önemli katkı süt
» Polikistik Over sendromu’nun 12 belirtisine dikkat!
» Sigara ve alkol bunama riskini artırıyor
» İdrar yolu sorunları öfke ile ilgili
» Asıl yorgun olduğunuzda egzersiz yapın!
» 17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde Aileler bir araya geldi
» Ağız kokusuna 10 doğal çözüm
» Etkin tütün kontrolü ile yılda 110 bin ölüm önlenebilir
» Hangi probiyotik kaynak ne kadar tüketilmeli?
» Kasıktaki şiddetli ağrılara dikkat
» Demir eksikliğini önlemek için bu tavsiyelere dikkat!
» KOAH tedavisinin temeli sigarayı bırakmaktan geçiyor
» Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak
» Diyabet tedavisinde beslenme nasıl olmalıdır?
» Diyabet sayısı 20 yılda 2 kat artacak!
» Ege Tıp Öğrencileri Birliği meme kanseri farkındalık etkinliği
» İstanbul maratonu’nda otizmli çocuklara büyük destek!
» Obezite kader değil!
» Adımlar Otizmli çocuklara umut olacak!
» Lösemili çocuklar için “maskeni tak fotoğrafını paylaş”
» Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak