YAZARLAR Semra Atasoy
12
14
16
18
05/12/2018 08:45
Sandığa gömülen kadınlar

Kadınlar ilk kez, 1844 yılındaki nüfus sayımında sayıldılar.

Daha önce Osmanlı sınırları içinde yaşayan kaç kadın olduğunun ne sayısı biliniyordu ne de önemi vardı.

Osmanlı Devletinin yıkılmasının ardından kurulun Türkiye’de Nisan 1923 yılında yeni seçim kanunu hazırlandı.

Her 20.000 erkek için bir milletvekili seçilmesi kabul edildi.

Kadınların ise eşleri aracılığı ile temsil edilmesi kararlaştırıldı. Mecliste bu karara yalnızca bir erkek karşı çıktı.

Ülkenin yarısı kadın olduğu hâlde, bu karara başka hiçbir erkek karşı çıkmadı.

Oysa daha birkaç yıl önce kadınlarımız, Kurtuluş Savaşı'nda erkeklerle omuz omuza verip düşmanla savaşmıştı.

Ama zaferden sonra, cephede kadının işi bitince evine dönebilir düşüncesi hâkim oldu.

O dönemin ünlü yazarları ve şairleri özgürlük konularını işleyen yazılar ve şiirler yazarken, iş kadın haklarına gelince sesleri hiç çıkmaz oldu.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yahya Kemal, Yusuf Ziya Ortaç, Ziya Gökalp ve diğerleri, meclisin

bu kararı ile ilgili kayda değer hiç bir tepkide bulunmadılar.

Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan’ın tek bir kelimeyi değiştirmek için Atatürk’le uzun uzun konuştu

ve 5 Aralık 1934 yılında, “her 20.000 erkek için bir milletvekili” maddesini, “her 20.000 insan için bir milletvekili” olarak düzeltirdi.

Böylece Türkiye Cumhuriyeti, Kadınlara birçok Avrupa ülkesinden önce 5 Aralık 1934 yılında Seçme ve seçilme hakkını verdi.

O günden günümüze dek eşitlik düzlemi içinde kadın kavramının yeri hala tespit edilemedi ve erkek egemen

düzen tarafından halen tartışmaya devam ediliyor.

Kadına yönelik eşitsizliğin yukarı doğru hızla arttığı günlerdeyiz.

Kadın ve eşitlik kelimeleri yan yana geldiğinde tepki olumlu değil aksine olumsuza dönüyor.

Toplumun yarısı, kadın ve eşitlik kelimelerini yan yana duymak istemiyor.

Ortak bilinçaltı kadınlara; devletin ve milletin devamlılığını sağlayan biyolojik üreticiler olarak bakıyor.

Kadınlar, değişimin sembolleri değil, geleneğin taşıyıcısı yapıldı erkek egemen düzen tarafından.

Kadın erkek eşitsizliği konusunda, erkekleri suçlamak, kadınlarda motivasyon kaybına sebep oluyor

ve yenilgiyi baştan kabul etmek anlamına geliyor.

Dünya üzerinde kadın çok önemli bir sorun ve gelişmiş ülkeler kadın sorununu radikal kararlarla çözüyor.

Eşitlik konusunda asla taviz vermiyor.

Hitler,seçimleri kadın ve işçiler üzerinden yaptığı politikalarla kazanmış ve olağanüstü bir güç elde edip dünyanın kaderiyle oynamıştı.

Kadınlar, dünya tarihine yön verebilecek kadar etkin rol oynamalarına rağmen varlıkları her zaman inkâr edilmiş ikinci sınıf muamelesi görmüştür.

Kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır yaşam şartlarına sahip olma mücadelesi yüzyıllardır sürüyor.

Bu topraklarda yaşayan kadınların mücadele etmelerinin temel nedeni, siyasal ve toplumsal alanda her anlamda eşitliği sağlamak içindir.

Günümüzde ise kadın temsilinde durum şöyledir;

30 Büyükşehir'den 3 kadın Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

51 ilde belediye başkanı seçimi yapıldı, sadece 1 ilde kadın belediye başkanı seçildi.

919 ilçede belediye başkanı seçildi. Kadınlar, sadece 33 ilçe belediye başkanı oldu.

600 milletvekilin yalnızca 103 tanesi kadın ve 2 kadın bakan var.

Türkiye’de 50 bin 292 muhtardan yalnızca 674 tanesi kadın muhtar var.

The New York Times gazetesinde yer alan habere göre, 21. yüzyıl, kadınlara şiddet ve baskı yüzyılı olarak anılacakmış.

Ulusal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan kadınların en temel yasal hakları uygulama aşamasında istenilen eşitliği sağlayamamıştır.

Farklı bir kelime ve yol kullanarak, kısa zamanda değil ama umut verici hareketlerle uzun zamana yayılacak bir yöntemle kadına yönelik toplumsal eşitsizlikten kaynaklanan şiddetin ve eşitsizliğin önüne geçilebilir.

Kadın ve erkek birbirinden ayrı tutulmadan gerekli tedbirler alınmalıdır.

Uzun vadeli bir çalışmayla bu en temel sorun çözüme ulaştırılabilir.

Sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl çıkacak karanlıklar aydınlığa, diyor ya Nazım Hikmet, kimse yanmıyor, kimse koltuğunu bırakmıyor, kimse kadına fırsat tanımıyor ve bu yüzden karanlıklar çıkmıyor aydınlığa…

Kadın erkek eşitsizliğinde atılacak çok adım ve alınacak çok yol var Türkiye’de…

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :