YAZARLAR Semra Atasoy
12
14
16
18
12/04/2018 02:32
Muhafazakâr elitler

Son günlerde modern dindarlık diye bir yaşam biçimi başladı.

Ekonomik anlamda gelişen muhafazakâr kesimin, elit tabakası oluştu ve özellikle kadınları üzerinden bu ayırım iyice gün yüzüne çıktı.

Çok baskıdan ve ekonomik anlamda oluşan aşırı rahatlıktan dolayı kendi içlerinde yaşadıkları duygusal sarsıntıların dışa vurumu, toplumda alttan alta bir rahatsızlık oluşturmaya başladı.

Lüks ciplerle elit mekânlara takılan bu ağır makyajlı ve türbanlı hemcinslerimin sosyal medya hesaplarında her anlarını paylaşmaları ve on binlerce takipçilerine yediklerini giydiklerini göstermeleri İslamiyet’e ne kadar uyuyor sorusu soruluyor artık.

Üstlerindeki her parça kıyafetin asgari ücreti geçmesi, bir hırka diyen mütevazı peygamberimizin öğütlerine ters bir yaşam biçimi olması da toplumda konuşulmaya başlandı.

İçe kapanan ve kapatılan her birey bir yerden mutlaka patlak verecektir.

Türban baskısının patlama noktası da bu oldu.

“Türbanın tepesini ne kadar kabartırsa o kadar parası olduğu anlamına mı geliyor,” diye sormuştu bir teyze.

Başını, inancı için kapatan her kadın benim için değerlidir ve daima her hakkı için yanında olurum ki ailemin büyükleri olan annem ve teyzelerimin hepsinin başları kapalı. İnançlarından dolayı sade ve gösterişten uzak tülbentlerini takıyorlar.

Annem bir gün başından tülbendini çekip atmıştı, ağır makyajlı ve aksesuarlı bacıları görünce, “şunlar yüzünden başımdaki örtüden soğudum,” demişti.

Bu örtüleri, İslamiyet ve din adına takıp suiistimal etmelerine bu sitemim.

Örtülerin altına gizlenip her haltı yiyerek dinimize verdikleri zarara bu isyanım.

İslamiyet’in özü mütevazılık ve duruluktur. Bu yeni tür yaşam biçimi insanları rahatsız edecek duruma geldi.

Ağır makyajlı, gösterişli kıyafetler ve lüks araçlarla dolaşan kabarık türbanlı kadın kardeşlerimin, bu kendini gösterme merakını, ben buradayım tavırlarını ve muhafazakâr baskının getirdiği sebep sonuçlarını, toplum olarak çok düşünmemiz ve ders almamız gerekiyor.

İnancından dolayı başını örtmüş olan mütevazı hemcinslerimi özler oldum.

Yol yakınken bu toplumsal uyarılara dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorum.

İnançlı gençler yetiştirmek için uygulanan baskıların gençleri deizme yani dine inançsızlığa götürdüğünü açık yüreklilikle bir Milli Eğitim Müdürü söylüyorsa, baskının yarattığı bu olumsuz yansımaları oturup konuşmalı ve düzeltmeliyiz.

Kırmadan dökmeden hakaret etmeden tartışalım ve özü sağlam bir inanç dünyası kuralım.

Mesele örtünmek değil, mesele gerçek İslam ışığında dünyevileşmek…

Bilin ki örtüler altında yaşadıklarınızla ve yansıttıklarınızla topluma ve dine zarar veriyorsunuz…

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :