YAZARLAR Semra Atasoy
12
14
16
18
01/10/2018 13:59
Kılıç Boyu

Günümüz Türkiye’sine ve gündeme bakıyorum da, aklıma her seferinde Metehan’ın bir kılıç boyu efsanesi geliyor.

Kime dokunsanız bir şikâyet, kime sorsanız bir dert ve herkes birbirini suçluyor, neden kimse tepki vermiyor, diye.

Vermeyiz!

Durum bir kılıç boyu değil çünkü…

Nedir bu kılıç boyu olayı derseniz, şöyle anlatıla gelmiştir günümüze dek;

Tarihimizin ünlü komutanlarından Metehan, Hun İmparatorluğu’nun kurucusu Teoman’ın oğludur.

Tarihte Asya milletlerini tek çatı altında toplayan ilk hükümdardır.

Çin Seddi'ni aşabilen ilk Türk hükümdar olan Metehan, hükümdarlığı süresince Büyük Okyanus’tan Hazar’a, Keşmir’den Kuzey Sibirya’ya kadar bütün Asya’nın hâkimi olmuştur.

Osmanlı tarihçileri tarafından Oğuz Han olarak adlandırılan Metehan, Osmanlıların da kökeni olan oğuz boylarındandır.

Metehan’ın doğduğu yer tam olarak bilinmemektedir, fakat MÖ 209 yılında tahta geçtiği, 35 yıl boyunca imparatorluğunun başında kaldığı ve MÖ 174 yılında vefat ettiği bilinmektedir.

Metehan, savaş meydanında düşman askerleri gelene kadar askerlerine dinlenmeleri talimatı verirmiş her seferinde. Bu arada gözcüler düşmanın ne kadar yaklaştığını haber veriyormuş.

Düşman yaklaşana dek sakince bekliyormuş Metehan ve bir kılıç boyu kaldığında saldırı emrini veriyormuş.

Ruslar ve Çinliler arasında Türklerle ilgili böyle bir söylem kalmış geriye,

“Düşman bir kılıç boyu yaklaşana dek, Türk harekete geçmez.”

Bu durumun günümüze uyarlaması ise yumurta kapıya dayanınca deyimidir. Yani sıkışınca harekete geçen milletiz.

Demek ki, ekonomik olarak henüz o kadar sıkışmadık, canımız tam yanmadı ki sessiz kalıyoruz.

Bugün ekonomik anlamda yaşadığımız çöküşün en temel nedeni üretememek ve varolan kaynakları hoyratça kullanmak.

Biz bu güzel vatanın kıymetini bilemedik.

Ziya Paşa’nın çok güzel bir mısrası vardır günümüzü de anlatan,

Kalkın ey Fellah-ı Vatan, dediler kalktık!

Herkes oturmuş bir biz ayakta kaldık.

Yapmayın, etmeyin, vatanı böyle hoyratça kullanmayın diye dövünenlerin durumunu açıklayan en güzel dizeler bana göre.

Biz bu topraklarda bin yıldır varolmanın savaşını veriyoruz. Attığımız her adımı hesaplamamız gerekiyor.

Kaynaklarımızı topraklarımızı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

Yaz yaz çatladı kalem, daha ben ne diyem!

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :