Şarbon Hakkında Bilmedikleriniz!

04 Eylül 2018 Salı 16:00
12
14
16
18

Son günlerde ülkemizin gündeminde olan şarbon hastalığı nedir? Belirtileri nedir? Nasıl bulaşır? Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, açıklıyor. İşte tüm detaylarıyla şarbon…

Şarbon yani antraks, “Bacillus Anthracis” adındaki bakterinin yaptığı bir hastalık olup esasen hayvanlarda hastalık yapan bir bakteridir. İnek, koyun, keçi gibi otçul hayvanlarda görülür. Bu grup hastalıklar, "zoonoz" olarak adlandırılır. Bu bakteri, tetanoz basilinin aksine oksijeni seven, oksijenli ortamda iyi üreyen bir bakteridir. Zorlu fiziksel ve kimyasal koşullara son derece dayanıklıdırlar. Doğada çok uzun yıllar boyunca spor oluşturarak yaşayabilmektedir. İnsanlara başlıca deri yoluyla bulaşır ama solunum ve sindirim yolundan da bulaşması olasıdır.

Belirtileri Nelerdir?

Şarbon hastalığı, görülme yerine göre 3 gruba ayrılıyor. Deri şarbonu, akciğer şarbonu ve bağırsak şarbonu.

Deri Şarbonu: Deri yoluyla en sık; hayvancılıkla uğraşan,hayvan kesen, hayvan eti ile uğraşan kişilerde çok kolay bulaşma görülebilir. Ayrıca; akciğer şarbonu, bağırsak şarbonu ve şarbon sepsisi tablosuyla beyni bile etkileyen ağır hastalık tablosu meydana gelebilir. İnsanda hastalık en sık olarak deri şarbonu şeklinde görülür. Klinikte, deri şarbonu malign ödem tarzında karşımıza çıkar, bu lezyonun orta kısmında siyah bir yara oluşur. Buna "kara kabarcık" denir. Bu oldukça tanı koydurucudur. Bunun yanında, laboratuvar testleri tanıda çok yardımcı olamaz.

Bağırsak Şarbonu: Bu türde şarbon et yenildiği takdirde bulaşır. Enfeksiyon bağırsaklara yerleşir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş ve ishal ile kendini gösterir.

Akciğer Şarbonu: Şarbonlu hayvanlardan solunum yolu ile bulaşır. Soğuk algınlığı gibi başlar. Yüksek ateş, titreme ve solunum alıp verme de güçlük gözlemlenir.

Şarbondan Korunmak İçin Nasıl Önlem Alınmalı?

Kasaplar, veterinerler, mezbahada çalışanlar, deri işçileri genellikle risk grubu altındadır. Bu meslekleri yapan kişiler çalışırken kesinlikle eldiven, maske gibi koruyucu önlemlerini almalıdırlar. Riskli bölgeler araştırılmalı ve karantinaya alınmalıdır. Büyük ölçekte, hayvan sürülerinin kontrolleri ve aşıları eksiksiz bir şekilde yapılmalıdır. Şarbonlu olduğu belirlenen hayvanlar var ise, asla kesilmemeli ve derisi yüzülmemelidir. Şarbondan ölen hayvanlar belediye çalışanları gözetiminde imha edilmelidir. Hasta hayvanların bulundukları yerler dezenfekte edilmelidir. Şarbonlu hayvanların temas ettiği gübre yem gibi maddeler yakılarak imha edilmelidir. Bilmediğiniz yerlerden hayvansal ürünler alıp tüketmemeye özen gösterin. Etinizi güvendiğiniz kasap ve marketlerden alın. İyi pişmeyen ve az pişmiş etleri yemeyin.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavinin işe yaraması için bir an önce tedaviye başlanılması gerekmektedir. Şarbonda kaybedilen vakit hayati önem taşımaktadır. Bu sebepten yukarıdaki belirtiler görüldüğü veya şüphelenildiği andan itibaren bir hastaneye başvurmak gerekmektedir. Tanı konulduktan sonra hastanın hastanede yatarak tedavi edilmesi uygundur. Tedavide birçok antibiyotik etkilidir. Deri şarbonu tarzında ölüm oranı çok düşüktür ama diğer klinik şekillerde şarbon yüksek oranda öldürücü olabilmektedir.

Hayvansal Ürünlerden Yapılmış Makyaj Malzemelerine ve Giysilere Dikkat!

Özetle; korunmada hayvan ve hayvan ürünlerine temkinli yaklaşmak,uzak durmak, dikkatli olmak gerekmektedir. Şarbonlu hayvanın kıllarından yapılmış fırçalar, giysi ve ayakkabılar için bile dikkat edilmelidir.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Ağız kokusuna 10 doğal çözüm
» Etkin tütün kontrolü ile yılda 110 bin ölüm önlenebilir
» Hangi probiyotik kaynak ne kadar tüketilmeli?
» Kasıktaki şiddetli ağrılara dikkat
» Demir eksikliğini önlemek için bu tavsiyelere dikkat!
» KOAH tedavisinin temeli sigarayı bırakmaktan geçiyor
» Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak
» Diyabet tedavisinde beslenme nasıl olmalıdır?
» Diyabet sayısı 20 yılda 2 kat artacak!
» Ege Tıp Öğrencileri Birliği meme kanseri farkındalık etkinliği
» İstanbul maratonu’nda otizmli çocuklara büyük destek!
» Obezite kader değil!
» Adımlar Otizmli çocuklara umut olacak!
» Lösemili çocuklar için “maskeni tak fotoğrafını paylaş”
» Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak
» Lösemi, bulaşıcı değildir
» Yağ tüketmekten korkmayın!
» Tikler yer değiştirebiliyor!
» Kas estetiği ile hayalinizdeki vücuda kavuşun
» Disleksik çocukların eğitimini destekleyen mobil uygulama
» Berna Akdeniz Leyla Al Masoud kansere yönelik cip geliştirdiler
» Gençlerde kalp krizi riskine dikkat!
» Otizm ve beslenme ilişkisi
» Kış aylarında ayakkabı seçimi doğru yapılmalı
» Kalp krizinin taklitçisi kırık kalp sendromu