YAZARLAR Rukiye Üstündağ
12
14
16
18
06/02/2018 18:40
Çığlık atasım, saçlarını yolasım var!

Güçlü görünmek için oynadığımız roller çoğu zaman yorucudur. Ruhlarımız, bedenlerimizin esir aldığı köleler ve ihtiraslarımızla çürür organlarımız.

İçimizde itiraf etmekten korktuğumuz kötülüklerimizle baş edebilmek için, daima kendimize kurban seçtiğimiz başka insanların kanıyla besleniriz.

Bizde olmayan şeyleri, başkasında görmeye tahammül edemeyiz. Kıskançlık ve sevgisizlik yüzyıllardır başa bela iki kardeş gibidir. Asla birbirlerinden ayrılamayacak kadar güçlü bağları vardır. En en en…

İsteklerimiz, bitmek tükenmek bilmeyen doyumsuzluklarımız yüzünden kendimizi hapsettiğimiz yalnızlığımız içinde, hastalıklı bireylere dönüştüğümüzü kabul etmekten korkarız.

Özgüven ve ego kelimelerini abartarak yaşadığımız için, yanlışlıklarla dolu bir hayata sürükleniriz.

Ben, savaşının ne kadar kanlı olacağına yine ben, karar verir.

Konuştuğum, gözlemlediğim neredeyse bütün anne, babalar çok komik bir şekilde kendi çocuklarının zekasını övmekten, farklı olduğunu kanıtlamak için nefes almadan yaptıklarını anlatarak, ne kadar komik duruma düştüklerinin farkına varamıyorlar.

Hangi zamanda, teknolojide ve çağda olduğumuzu unutacak kadar asosyal bir yapılaşmanın göbeğinde olduklarını göremiyorlar.

Senin çocuğun diğerinin çocuğundan, onun çocuğu bir başkasının çocuğundan daha zeki olamaz. Çocuk beyni en son teknoloji bir fotoğraf makinası gibi gördüğünü hemen hafızasına çeker ve bunu iletir.

Bütün gün siz sosyal paylaşım sitelerinde anlamsız gezerken, kalite ve kültür seviyesi yerlerde sürüklenen, televizyon programlarını izlerken, teknolojinin sunduğu imkanları sonuna kadar kullandığınız ev işlerinizi yapan makinalara parmağınızı basarken,’’ offff.. çok yoruldum’’ diyerek, arkadaşlarınızla birlikte kahve içme bahanesiyle başkalarının hayatını gıybet ettiğiniz anlarda, kaçırdığınız çok önemli bir ayrıntı var. Ağlamasın, yaramazlık yapmasın diye onu hapsettiğiniz bilgisayar oyunları, profesyonel beyin yıkayan çizgi filmler, tablet oyunları, onların günümüzde farklı olmalarına yardımcı oluyorlar. İyi ya da kötü etkileşim ruhlarını yıkıyor.

Sizin zamanınızda sokaklarda saatlerce enerji boşaltarak, koşup, oyunlar oynamanız, özgürce toprağa ayak basmanızın devri çoktan kapandı.

Senin çocuğun yüksek binalarda, sınırsız trafikte, hayal gücünü zorlayan teknolojide hapsolmuş zeki biri değil, farklı hiç değil. Onun zekasının derecesine sen karar veremeyecek kadar yetersizsin.

Normal bir çocuğun hayal dünyasını rahat bırakın. Bir kaç tesadüf karalama boyama yaptı diye, üç, dört, beş yaşındaki çocuk Picosso olamaz.

Amaç BEN’im çocuğum başkalarından daha zeki derken bile, aslında siz kendinizi, bencilliklerinizle boğuyorsunuz. Konu, komşu, dost, düşman için geleceğinizin garantisi diye doğurduğunuz çocuğunuz akıllı olmak, farklı olmak zorunda kalması için şansınızı zorluyorsunuz, Sonuç psikolojik baskı ile çocuğunuzun başarmak zorunda olduğunu, farklı zekası ve yetenekleri olduğunu defalarca söyleyerek o saçma sapan sorumluluğun altında eziyorsunuz.

Kendinizi tatmin etme uğruna sağlıksız bireyler olmaları için çürük zeminler hazırlıyorsunuz.

‘’Teyzesi benim oğlum (ya da kızım) diğer çocuklardan o kadar farklı ki, (sanki diğer ailelerin çocuklarına da kendisi bakıyor, izliyor, yaşıyor)  bak, bak yaptığı resme ne çok şey anlatıyor, biz onun zekasına yetişemiyoruz. Siz sanatçısınız BENİM çocuğum çok zeki değil mi!.

HAYIRrrrrr…r  DEĞİL diye çığlık atasım, saçlarını yolasım geliyor.  Sonra derin derin nefes alıp ‘’ohhhhh maşallah, ne mutlu size’’ diyorum…

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :