Romatizmal hastalıkta, kişisel tedavi önemli

11 Ekim 2017 Çarşamba 09:00
12
14
16
18

Romatolog Dr. Tolga Yücetürk, erken dönemde tanısı konulmuş ve doğru tedavi uygulanmış romatizmal hastalığın ilerlemesini geciktirmenin hatta önleyebilmenin mümkün olduğunu söyledi. Yücetürk, “romatizmal hastalığı olan her hasta için hastanın durumuna göre kişisel bir tedavi uygulanmalıdır” dedi.

Kent Sağlık Grubu Romatoloji Uzmanı Dr. Yücetürk, 12 Ekim Dünya Artrit Günü nedeniyle yaptığı açıklamada önemli noktalara dikkat çekti. Uzm. Dr. Yücetürk, romatoid artrit hastalığının halk arasında "iltihaplı romatizma" olarak bilindiğini, çoğu kronik hastalık olan romatizmal hastalıkların kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi. Kronik olması nedeniyle romatizmal hastalıkların takibinin gerekli ve önemli olduğunu işaret eden Uzm. Dr. Yücetürk şunları söyledi:

“Romatizma; kemik, kas, eklem ve bunların çevresindeki destekleyici yapıların ağrısına verilen isimdir. İltihabi olan ve olmayanlar olarak sınıflandırılılabilir. Takip önemlidir, çünkü takip sürecinde hem hastalığın seyri ve uygulanan tedavinin etkinliği incelenir, hem de tedavi ile ilişkili bir yan etki olup olmadığı kontrol edilir. Erken dönemde tanısı konulmuş ve doğru tedavi uygulanmış romatizmal hastalığın ilerlemesini geciktirmek hatta önleyebilmek mümkün olabilmektedir. Romatizmal hastalıkların başlangıcında doğru tanı konması ve uygun tedavi başlanması önemlidir. Başlangıçta yapılan uygun tedavi hastanın sonraki yaşamı için çok önemlidir. Erken tanı ve uygun tedavi ile sakatlık gelişimini, çalışma ile ilgili kısıtlılıkları, hastalığa bağlı tıbbi ve ekonomik maliyetleri azaltmak mümkün olabilmektedir.”

Romatizmal hastalıkların genellikle bulaşıcı olmadığını vurgulayan Yücetürk, “Bazı türlerde ise genetik yatkınlık önem taşır. Bazı iltihaplı romatizmal hastalıklar, kas ve iskelet sisteminin yanı sıra deri ve iç organları da etkileyebilir. Romatizmal hastalığı olan her hasta için hastanın durumuna göre kişisel bir tedavi uygulanmalıdır. Romatizmal hastalıklar ve pek çok diğer kronik hastalık tedavisinde sadece semptoma, laboratuvar bulgularına yönelik ilaç tedavilerinin uygulanması eksik bir tedavi yaklaşımı olacaktır. Zeminde hastalığa neden olan ve hastalığı alevlendiren, artıran etkenlerin de düzeltilmesi, düzenlenmesi ile belirgin düzelmeler, iyileşmeler, hatta bazı zamanlar hastalığın tamamen ortadan kaldırılması mümkün olabilmektedir.”

 

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Ateşi varsa bunları yapmayın!
» Bu önlemleri alın kış hastalıklarından korunun
» Hastalığıınız geçmesine rağmen öksürüğünüz kaldıysa..
» Parfümünüz kısırlık sebebiniz olmasın!
» Kalpinizin sesine kulak verin
» Her 10 kadından biri bu hastalıkla tanışıyor
» Ayşe Tolga ile 2018’in sağlık kararları
» Son 5 yılda sinir ilacı kullanımı 2,5 kat arttı
» Ayak bileği sağlığı için atmanız gereken 7 adım
» Sigara sağır ediyor
» Türkiye’de besin alerjisi görülme sıklığı son 10 yılda iki kat arttı
» Meme kanserinden nasıl korunabiliriz?
» Önlem almak, tedaviden daha etkili…
» Donör arayan tüm hastalara Yaşam Bankası kapılarını açtı
» Kış Boyunca bu besinleri tüketin hasta olmayın
» Sedef Avcı uzmanlar ile D Vitamini eksikliğini konuştu
» Sadece burun nefesi ile iyileşeceğinizi biliyormusunuz?
» Yapraklarında 7 fayda gizli
» Kireçlenme hastalığına mucize çözüm: Kolajen peptit
» Çocukluktaki depresyon ergenlikte ağırlaşabiliyor
» Vücudumuzun şekerli besinlerle imtihanı!
» Önemli bir hastalığın sinyali olabilir!
» Siğara kullanan anne adayları dikkat!
» Kışın kilolar artıyor
» Anne-baba olmak isteyen ton balığı ve yumurta sarısı yesin