Panele gelirken kavga edemedim!

04 Kasım 2017 Cumartesi 19:00
12
14
16
18

7. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali panellerinin ilki olan ‘Sinemada Şiddet ve Şiddetin Gösterilmesi’ paneli Atlas Sineması’nda gerçekleştirildi. Toplum olarak sert yaşamayı sevdiğimizi belirten oyuncu Gürkan Uygur ‘‘Buraya geliyorum diye trafikte kavga edemedim çünkü şiddet konulu bir sinema paneline geliyordum’ esprisiyle panele katılanları güldürdü.

Prof. Dr. Bengi Semerci’nin yönettiği ‘Sinemada Şiddet ve Şiddetin Gösterilmesi’ paneline İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ergün Yolcu, sinema eleştirmeni Banu Bozdemir ve oyuncu Gürkan Uygur konuşmacı olarak katıldı.

Şiddeti izlerken kendimizi engellemiyoruz

Bilimsel olarak istatistik verilerine önem verdiklerini söyleyen Prof. Dr. Ergün Yolcu şiddetin sinemada gösterilmesi ile ilgili şunları söyledi: “2012 yılından bu yana ekranlardaki şiddet gösterimini inceledim. Erkeğin erkeğe olan şiddeti fragmanlara yoğun olarak yansıyor. Niye şiddeti kendimizi engellemeden izliyoruz? Sebepleri şunlar olabilir. Animasyonlarla şiddet özellikle fragmanlarda estetize ediliyor. Ana karakter şiddet uyguluyorsa mutlaka meşrulaştırılıyor. Kendimizi ana karakterlerin yerine koymuyoruz.

Şiddet eğlence unsuru olarak pazarlanıyor

Şiddeti eğlence unsuru olarak pazarlıyoruz. İçgüdüsel olarak şiddet olabilir insanda ama 3-4 yaşındaki çocuk buna maruz kalırsa ne olacak? Sinema algı açısından üç kat abartmak gerek der yönetmenler. Filmler ticarileşti. Haberlerde ana unsur şiddet. Ekranda sanki 18-20 saat şiddet algısı veriliyor. Duygusal açıdan ne kadar bilgiye sahibiz ki sinemada şiddeti bu noktada tartışıyoruz. Kısa film çeken öğrencilerimizin çoğunda ana tema karamsarlık.

Artık facebooka gençler girmiyor çünkü annesi babası facebooku keşfetti. Gençler şimdi instagrama yöneldi. Çünkü her şey görsellikle anlatılabiliyor”

Her yerde bombalar patlıyor, sinema bunu yansıtıyor

Sinema eleştirmenleri olarak konulara tür olarak bakmaya çalıştıklarını belirten Banu Bozdemir sinema dünyasından şu örnekleri verdi: “Kimse otomobilin park edilmesini değil patlarken izlemek ister diyor Tarantino. Haneke sıradan olmadan şiddeti göstermeden kullanan yönetmenlerden biri. Şiddeti yerli endüstri yeni yeni kullanmaya başladı. Cinsellik ve şiddet satar düşüncesi ile yapılıyor. Korku filmleri son yıllarda zirve yaptı. Kan ve şiddet mutlaka var. Cezalandırma mutlaka var. Dini unsurlu cin filmleri çok sayıda. Şiddet filmlerinin sembolü Hitchcock’un ‘Sapık’ filmindeki bıçak fotoğrafıdır. Her tarafımızda bombalar patlıyor. Sinemada bunu yansıtıyor. Daha estetize ederek sunuyor sinema. Gerçekliği gösterdiği için sinema böyle gelişime şaşırmıyorum. İnsanların içinde şiddet duygusu var. Belki sinema bunu sıradanlaştırıyor.”

Sert yaşamayı seviyoruz

‘Trafikte buraya geliyorum diye kavga edemedim çünkü şiddet konulu bir panele geliyordum’ diyerek espri ile konuşmaya başlayan Gürkan Uygur: “Kendi iç dünyamda şiddet yaşamıyorum. Ben de oynadığım rollerin reaksiyonu yok. Militarizm ve milliyetçilik şu an şiddeti destekliyor. Akademik olarak tespit yapamam ama tecrübelerimle şunu söyleyebilirim. Birebir örneklemeyi seven bir toplumuz. Kötü olanı seyrederken yapabilme özgürlüğünü düşünüyoruz toplum olarak. Bu yüzden fiziksel şiddet ön plana çıkıyor. Ataerkil toplumuz. Sert yaşamayı seviyoruz. Kendimizi şiddetle korumayı tercih ediyoruz. Adaletin yerine getirilmediğini düşündüğümüz için şiddet kullanarak çözmeyi tercih ediyoruz.

Beşiktaş’ı savunur gibi savunuyorum

 

Gerçekliği de kaçırıyoruz. Şiddetin gerekçesi batıda iyi gerekçelerle kapatılıyor. Bilimden faydalanarak şiddeti kullanmama yönünde didaktik bir tavırla çalışıyorlar. Günümüz çocukları için şiddet bir oyun. Tabletinde, telefonunda bir oyun. Trafikte buraya geliyorum diye kavga edemedim. Dizi izleyicisi takım taraftarı gibi. Ben de bir şeyi savunurken Beşiktaş’ı savunur gibi savunuyorum” dedi.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Bana Bak! sergisi kapsamında çağdaş dans gösterisi “İz Takibi”
» “Türkiye Resminde Figür Geleneği”
» Makedonya Gamzesi
» Kanatsız kuşlar kadrosuna sürpriz isim
» 16. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali Başlıyor
» “Hababam Sınıfı” Her Cumartesi BKM Sahne de
» Çok özel, çok güzel
» ‘Nereye Gitti Bütün Çiçekler’
» Şehir Tiyatrolarında bu hafta
» Ege Perla’nın Tiyatrosu Toy İzmir’den görkemli açılış
» “Yalnız Hayaller Kaldı” 9 Mart’ta Vizyonda!
» Bien’den "Sırlar ve Otomobiller" sergisi
» Funda Arar, “Yoluma Düşen Şarkılar” ile seyircisiyle buluşuyor
» “Küründen Kabare” Bursa seyircisi ile buluşuyor
» Senfonide Soprano rüzgarı esti
» Bayan Kahkaha Akasya Kültür Sanata güldürdü
» Ankara’nın Sıla sevgisi
» “Müzeyyen” müzikalinde duygu dolu anlar yaşandı
» “Yaşamdan İzler”
» Karıncalar bir savaş vardı
» Kelebek Mobilya, Marko Paşa Müzikali’yle Kelebek Sahnesi’nde perdesini açtı!
» Sıla şarkılarıyla mest etti
» Gerçek Hababam
» Romeo ile Jülyet
» Schwarzkopf Professional Sponsor oldu, "Şen Makas" Perde diyor