YAZARLAR Özlem Uzun
12
14
16
18
30/05/2018 22:29
Yağmurların suçu yok ..
Baharın gelip hızlıca bulut, bulut üzerimden geçmesiyle sayılı günlere kavuşmuş rahmet dolu Ramazan ışığı ile aydınlanmıştık ... 
 
"Zor bir mevsim geçirmiştim, bu kış karaydı. İliklerime kadar üşümüş, kemiklerime kadar korkmuş, yerin dibine kadar uykusuz kalmıştım. Ailemden, en yakınlarımın canından, arkadaşlardan dünyasını değiştirenleri gördükçe hayata çok soru işareti kalmıştı. 
 
“Çevremin çoğu dünyasını değiştirdi artık” diyordu; Aydın Boysan 
“Ben de kalanlarla yaşamak zorundayım, hayat böyle bir şey”. !
 
Hatırladığım en uzak Ramazan ayıydı, gece ile gündüzün birbiriyle yer değiştirme şöleni yaşıyordum, koca konakta koşuşturan odalıklar telaş içinde mutfaktaki şakır, şukur tabak sesleri ve asık suratıyla büyük halanın sofraya teşrif etmesi ve konaktaki iki çocuğun sofraya kabulü oldukça zordu..
 
Uyku sersemi  güle oynaya kalabalığa karışma sevincim ile birden büyük hala; 
"Özlem"mm diye seslendi ,, merdiven başının tokmağına yetişemeyen elimle sıkıca tutunup yarı bedenimi döndürüp korku ve heyecan ile karışık "efendim" dediğimi hatırlıyorum .!
Büyük hala;
" seni efendiler yesin " dedi;
 
Bu söz, hayalimde canlandırdığım tüm "efendi"leri anın da bir canavara dönüştürmüştü fakat göz göze geldiğim de hafifçe gülümsediğini gördüm,,,
 
Halen "efendim" kelimesi beni bir şekilde ürkütür...
 
Esasen şimdi düşününce büyük hala oldukça güzel bir kadındı, Arnavut bir ressam olan kocasını bir odalıkla odalarında yakalayıp anın da boşadığından mı bilinmez asık suratı hiç gülmez di. 
O nedenle o söz ağzından nasıl olupta çıktığı ve söylerken gülümsediği ni benden başkaca da gören yoktu, zaten anlatsam inanmazlardı....!
Ramazan geceleri sahura kalkmak sa Veysel Karani hz.nin  peygamberimize ulaşma yolculuğu kadar kutsal ve zordu. 
Çünkü Aristokrasinin hakim olduğu bu konakta Sahur'a kalkmanın bir adabı ve yaşı vardı..
Ben se arsızca ağlayıp, zırlayıp sahur yemeğini yiyiyor fakat oruca ulaşamıyordum. 
 
Aile büyükleri yarım oruç diye bir şey keşfetmişlerdi, sahurda yiyor sonra uyuyor sabah uyanıyor, öğlen haşlanmış yumurta ile orucumu açıyordum, eh iftara kadar "ye Allah ye" yapıyor, sonuçta iftar saatine tok karnımla eşlik ediyordum, konak her yıl bir hoca tutuyor teravi namazını mahalle kadınlarına topluca kıldırıyordu Allahım o ne güzel şölendi....
 
''Ah o eski Ramazanlar' gibi bir cümle kurmayacağım, bu güne dönmek istiyorum... kimsenin, kimseye kusur bulmadığı, oruç tutup tutmadığını sorgulamadığı  yıllardı, yollardı..... Özlüyorum....
 
Bu gün Ramazan isteyen kula geliyor,onu buluyor kucaklıyor sarıp sarmalıyor...Yarım orucum çocukluğum da, tüm orucum gençliğim de, gönül orucum bu günüm de kucak, kucağa birlikteyiz.... 
 
Ne demişti; 
Büyük zat
"sen yola düşmeden bir bak bakalım yüreğine, yol sana kısmet olup düşmüş mü.?" 
Veysel Karani hz.
 
Bereketli Ramazanlar..
 
Sevgilerimle .
 
Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :