YAZARLAR Nurdan Tekeoğlu
12
14
16
18
14/04/2018 15:37
Mersin ve Kadın

Babaannem Mersinli. Mersin çok modern bir şehir ve kadına değer veren şehir. Bu sefer genç bir kaleme yer vermek istedim köşemde: Selin Arseven. Tekstil mühendisi ve pırıl pırıl bir genç. İyi okumalar.

Yaşamın Mersinde M.Ö. 7000 de  Yumuk Tepe’de sürmekte olduğu veYontma Taş Devrinden günümüze kadar yaşamın Mersin de hiç eksik olmadığı bilinmektedir.

Hititler ’den Roma ve Bizans İmparatorluğu’na, oradan da Karamanoğulları ve Osmanlı’ya kadar uzanan bir geçmişi var, Mersin’in.

Bu süreç içerisinde Tanrıçalar, kraliçeler ve azizeler, tarihin sayfalarında kendi hikâyeleriyle yer edinmiş ve birçok ünlü Mersinli kadın tarih sayfalarında yerini almıştır.

Dünyanın ilk feminist kadını Pudupeha, Azize Aya Tekla, Mersin Kraliçesi Aba, Dağlarda oturan Tanrıça Athena, Narlıkuyuda Yıkanan Peri kızları, Üçgüzeller,Aşk ve Güzellik Tanrıçası Afrodit, Şans ve Bereket Tanrıçası Tyche ,Mersinin adının kaynağı Mersin ağacına dönüşen Myrrha ,adına kurulan Liman kentin kadını Berenike.

Dünyadaki en ünlü kadınlardan biriyim.
Mısır ,Roma ve Anadolu,Üç dünyayı Mersin’de buluşturdum.
Bir çocuğum oldu Sezar’dan.
Antonius bana Mersin sahillerini hediye etti.

Der Kraliçe Kleopatra

Mersinin 15 km lik eşsiz sahil boyu, sıcakiklimi, hediyedirMersin kadınlarına

Mersin kadınları da hediyedir Mersin şehrine.

Bazıları için tarih, doğal güzellikler, bazıları için Akdeniz, bazıları için ev, bazıları için seyahat ve yemektir Mersin.

Bazıları içinse ilk akla gelen tantunidir.

Tantuni; Türkmenlerle yerli göçebe kadınlarının pratikliği ile harmanlandığı düşünülen tarihi eskilere dayanan bir yemektir.

Sıkma, yine göçebe Yörük kadınlarının ailelerini doyurmak için ellerinde fırın olmadığı ve sac tavalarıyla seyahat ettikleri için ortaya çıkmışbir dürüm türüdür.

Gözleme, acılıekmek, batırık, bulgurköftesi, otyemekleri, tatlılardan; Cezerye, Kerebiç, Mamül hikayeleri farklıolsa da farklı kültürel yapıya sahip insanların tarih boyunca devam eden  hayatlarına  özgü olarak ortaya çıkan, Torosların ve çukur ovanınverimli topraklarının ürünleriyle hazırlanan  yiyeceklerdir Mersinin.

Hristiyan, Musevi, Levanten, Arap, Rum, Yörük, göçebekültürünün karışımları olan yakın komşuları Adana ve Hatay mutfağıyla da çeşitlenen Mersin mutfağı, Mersinşehir hayatı gibidir.

Şehir hayatında kadının rolüçok büyüktür.

1970 li yıllarda sanayileşme ve iş anlamında gelişmeler devam ederken kültür merkezi, konser salonu, tiyatro, opera, bale, filarmoni veya oda orkestrası, koro, üniversite, konservatuar, sanat derneği, dergi yayınları, sanat galerileri olmadığı içinküçük bir grup kentli (İçlerinde mimar, ressam, avukat, tüccar, ev hanımı, öğretmen olan ) (Kadın – erkek, genç – yaşlı, entelektüel – sade vatandaş karışık bir grup),İçel Sanat kulübünüdaha o yıllarda kurup, dahasonrasında ve insanların gelişmesine önemli katkılar sağlamış, bu kulüp daha daha sonraki yıllarda ülkede tanınmaya başlamıştır, Mersinde birçok ilkin başlatılmasını sağlamıştır

1970’li yıllarda yine Soroptimist Kulüp, Mersin Rotary Kulübü, Mersin Lions kulübü ve daha çok birçok kulüp kurulmuştur.

“Mersin Uluslararası Müzik Festivali”, “Mersin Uluslararası Şairler Buluşması” ve “Mersin Uluslararası Sinema Festivali” bugün kentte planlanmakta olan uluslararası etkinliklerdendir.

Mersinin her türlü ekonomik seviyeye sahip kadınları mersinin dokusunda olan kültürel çeşitliliği aile,iş ve sanat hayatlarında kullanıp ,hem bu kültürel çeşitliliklerle huzur ve barış  içinde hayatlarına devam etmiş,hem de bu kültürel çeşitlilik sayesinde kendilerini sürekli daha ileriyle taşımak için fırsat olarak kullanmışlardır.

Kulüplerinyönetiminde, büyükaile şirketlerine, kurumsalfirmaların yöneticiliklerinden, cafeidareciliğine ve mersinin güzel sebze ve meyvelerinin satışı işlerine kadar her sektörde her pozisyonda kadın modern iş hayatının gerekleri doğrultusundaşehir hayatına katkı sağlamaktadır.

Son olarak da Mersinin ünlü mezarlığı yine şehir hayatının bir örneği gibidir.

1998 de kültür bakanlığı tarafından ‘Taşınmaz Kültür Varlığı ‘olarak tescil elden Mersin Şehir Mezarlığında Türk, Kürt, Rum, Yahudi, Müslüman, Hristiyan(Ortodoks veya Katolik ) demeden, herdinden ve her mezhepten insanlar yan yana defnedilmiştir.

Bu şekilde Farklı dinlere sahip bir kadın ve erkek evlenip hayatlarını geçirdikten sonra, toprağınaltında da hayattaki gibi yan yana olabilmektedir.

Ayrıca yine haince kıyılan Özgecan Aslanın da mezarında ‘Ben ruhumla Severim’ yazısı bulunmaktadır.

Bu şekilde mezarlık ülkemizde kadınlara özgü işlenmiş cinayetve haksızlıklara birkarşıt olarak bulunmaktadır.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :