Merdiven kullanımı sonrası diz ağrısına dikkat!

27 Ağustos 2018 Pazartesi 11:00
12
14
16
18

Diz eklemleri bulunduğu yer ve fonksiyonu nedeniyle vücudumuzun en çok yük taşıyan ve travmaya en açık yeridir. Fazla kilolar ve hareketsiz yaşam ise diz eklemlerinde halk arasında ‘’kireçlenme” olarak bilinen osteoartroza zemin hazırlayarak vücudun hareket kabiliyetini azaltır. Memorial Ankara Hastanesi Fiziksel Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünden Uz. Dr. Gülseren Kayalar, diz eklemlerinde artroz ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi.
 

Fazla kilolarınızdan kurtulun
Genellikle 60 yaş üstü kadınlarda iki kat daha sık görülen diz kireçlenmesi, 40’lı yaşlardaki erkeklerde de oldukça sık görülmektedir. Erkeklerde diz eklemine yönelik sık travma veya yoğun sportif aktiviteler, eklem kıkırdak sorunlarında artışa neden olarak erken yaşta gonartroz yani diz kireçlenmesine zemin oluşturabilir. Obezite, diyabet, gut hastalığı gibi birçok metabolik rahatsızlık ve genetik yatkınlık diz kireçlenmesinde etkin rol oynamaktadır. Diz eklemine aşırı yüklenme ve mekanik stres de etkenler arasındadır. Diz eklemi gövdenin ağırlığını taşıyan bir eklem olduğu için postur yani duruş bozuklukları, bel ve kalça rahatsızlıkları da dize yansıyarak diz kireçlenmesini tetikleyebilir.
 

Merdiven inip çıkarken yaşadığınız ağrı kireçlenmeye bağlı olabilir
Yavaş seyirli bir hastalık olan diz kireçlenmesi, uzun sürede açığa çıkmaktadır. İlk ve en erken değişiklik diz içerisinde kıkırdakta meydana gelmekte, incelen kıkırdak sonucunda eklem aralığı daralmaya ve ağrı yapmaya başlamaktadır. Tedavi edilmediğinde hareketlerde kısıtlılık ve dizlerde deformasyon açığa çıkmaktadır. Hasta; dizlerden ses gelmesi, şişlik, eklem stabilitesinde bozukluk, güçsüzlük, merdiven inip çıkarken ağrı ve zorlanma yakınmaları ile doktora başvurmaktadır.
 

Düzenli egzersiz ve fizik tedavi önemli 
Hastanın şikayetleri dikkate alınarak belirlenen tedavi planlamasında asıl amaç, hastanın yaşam kalitesinin ve kısıtlanan hareketlerin artırılmasıdır. Tedavi öncelikle risk faktörlerinin azaltılması ile başlar. Kilo verme ve kas gücü ile esnekliğini artırmanın yanı sıra; aşırı zorlayıcı sportif aktiviteler, merdiven inip çıkma, uzun koşu ve yürüyüşlerden kaçınmak önemlidir.

Diz ağrılarında uygulanan tedaviler

• Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları,

• Kortizon içermeyen ağrı kesici ilaçlar

• Ekleme yönelik enjeksiyonlardır.
Bu tedaviler belirtilere yönelik olup, uzun vadede eklem kıkırdağının yenilenmesini sağlayamamaktadır.

Modern tedavi yöntemleri şikayetlerinizi azaltabilir

Diz eklemlerindeki kıkırdak hasarının tedavi seçenekleri, klasik tedavi yöntemlerin yanında yeni tedavi uygulamalarını da içermektedir. Diz eklemlerinde de meydana gelen kıkırdak hasarının kendi kendine iyileşme ihtimali çok düşüktür.
Son 20 yılda geliştirilen modern tedavi yöntemleri ile aşınmaya başlamış diz eklemlerinde bozulan biyokimyasal dengenin düzeltilmesi ve eklem kıkırdağının yeniden onarılabilmesi amaçlanmakta ve kalıcı hasar önlenmeye çalışılmaktadır. Bu tedavilerden biri de eklem içine uygulanan hyaluronik asit enjeksiyonlarıdır. Bunların ağız yoluyla alınan veya cilde sürülen formları da geliştirilmiştir. Akut dönemde etkili olan ve ağrıyı azaltan, fonksiyonel iyileşme sağlayan bu ilaçların uzun vadede yenilenmeyi artırdığına dair kesin kanıtlar bulunmamaktadır

PRP uygulaması yaygınlaşıyor
Son yıllarda hastanın kendi kanı veya kemik iliğinden elde edilerek eklem içine enjekte edilen etken maddelerin kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bunlara en iyi örnek PRP olarak bilinen plazmadan zengin protein (PRP) uygulamasıdır. Diğer biyolojik etken maddelerle karşılaştırıldığında elde edilmesi en kolay madde olan PRP, özellikle ilk evre diz kireçlenmesi olduğu belirlenen hastalarda etkin olmaktadır. Evre 2 ve 3’te ne kadar iyileşme sağladığı belirgin olmamakla birlikte yapılan çalışmalar bu ürünlerin sentetik ürünlere üstün olduğunu göstermektedir. PRP enjeksiyonunun uzun dönem takipte kireçlenmenin ilerlemesini durdurup durdurmadığını bildiren bir çalışma yoktur. Unutulmaması gereken önemli bir konu ise PRP’nin bir kök hücre tedavisi olmadığıdır.
 

Kök hücre tedavisi hakkında bilinmesi gerekenler
Mezenkimal olarak adlandırılan, bağ dokularında bulunan erişkin haldeki kök hücrelerin bölünerek yeni hücreler meydana getirebilme kabiliyeti ve yüksek seviyede farklılaşabilme özelliği nedeni ile diz eklem kıkırdak tamirinde kullanımı hızla artmaktadır. Yapılan çalışmalara göre diz ekleminde kök hücre tedavisi ile kıkırdak tamirlerinde erken dönem sonuçları olumlu iken uzun dönem sonuçları halen tartışmalıdır. Menisküs yırtıklarının onarımında ise çok daha güvenilir sonuçların olması, gelecekte kök hücre uygulamalarının oldukça iyi gelişmeler gösterebileceğine işaret etmektedir.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Diyabet sayısı 20 yılda 2 kat artacak!
» Ege Tıp Öğrencileri Birliği meme kanseri farkındalık etkinliği
» İstanbul maratonu’nda otizmli çocuklara büyük destek!
» Obezite kader değil!
» Adımlar Otizmli çocuklara umut olacak!
» Lösemili çocuklar için “maskeni tak fotoğrafını paylaş”
» Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak
» Lösemi, bulaşıcı değildir
» Yağ tüketmekten korkmayın!
» Tikler yer değiştirebiliyor!
» Kas estetiği ile hayalinizdeki vücuda kavuşun
» Disleksik çocukların eğitimini destekleyen mobil uygulama
» Berna Akdeniz Leyla Al Masoud kansere yönelik cip geliştirdiler
» Gençlerde kalp krizi riskine dikkat!
» Otizm ve beslenme ilişkisi
» Kış aylarında ayakkabı seçimi doğru yapılmalı
» Kalp krizinin taklitçisi kırık kalp sendromu
» Kanseri hat sanatıyla yendi
» Öğrenemiyor, öğrendiğini uygulayamıyorsa dikkat!
» Prof. Dr. Neriman İnanç,meyve suyu egzersiz sonrası su ve enerji yarar
» “Susadığınızda Meydana Gelen 7 Çarpıcı Değişim”
» Bal kabağı ye gözlerini koru!
» Soğuk havalar migreni tetikliyor mu?
» Kornea nakli ile ışığı yeniden görmek mümkün
» Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı