Kilim Mobilya Kalite Müdürü Latife Şahin: Hayatın her alanında kaliteye bakıyorum

12 Kasım 2018 Pazartesi 09:00
12
14
16
18

Bilgi ve eğitim bir ülkenin ve o ülkede yaşayan insanların baş tacı olmalıdır. Birbirinden kopmaz bağlarla zincirlenen bilgi ve eğitim ülkeleri ve ülkede yaşayan insanların gelişmişlik seviyesini gösterir.

Bir ülkede veya bir şirkette bilgiye eğitime önem veriliyorsa o ülke ya da şirket ileriye doğru yol alır. Kilim Mobilya’nın kalitede sürekli ödül almasının nedeni bilgi ve eğitime önem vermesi yatıyor. Mutlaka kaliteye verilen ödüller ekip vurgusunu öne çıkarıyor. Ekip vurgusu öne çıkan Kilim Mobilya’da kalitenin ve kalite ödülünün mimarı Latife Şahin’in emeği, katkısı yadsınamaz. Zaten firmadaki konumu kalite müdürü olması değil mi? İşi dışında da hayatın her karesine bakışı kaliteye odaklanan, hayata bakışı pozitif ve kendisiyle barışık olan Latife Şahin ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi beğenerek okuyacağınızı umuyoruz. İyi okumalar.

Kendinizi özetle nasıl tanımlarsınız?

Kayseri’de 1975 yılında doğdum. Öğrenim hayatımın tamamı Kayseri’de geçti. Ortaokul ve liseyi Kayseri Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi’nde okudum. Erciyes Üniversitesi Elektronik Mühendisliğini bitirdim. Öğrenci iken özel sektörde iş hayatına atıldım. 21 yıldır iş hayatının içindeyim. 19 yıllık evliyim. Eşimle meslektaşız. İki çocuk annesiyim. Oğlum Çağan 14 yaşında, kızım Çağla 8 yaşında. Dışa dönük, iddialı olan ve iddialı işler yapmayı, insanlarla iletişim kurmayı, öğrenmeyi seven, içten ve samimi, meraklı biriyim.

Mesleğinizde hangi kurumlarla çalıştınız?

Erciyes Üniversitesi Elektronik Mühendisliğini bitirdim aslında. Öğrenciyken soru sorduğumda kimse yadırgamaz, mühendis olduktan sonra mühendis olmuş neler soruyor derler mi acaba diye düşünerek, fazlasıyla idealist olmam sebebi ile iş hayatındaki acemiliğimi öğrenciyken atmak istedim. Bu sebeple öğrenciyken iş yaşamına atıldım. İlk işyerimde ısrarla Elektronik Mühendisliği yapmak istesem de sonra Kalite Yönetim Sistemleri ile tanıştım. O dönemde iş hayatında “kalite” kavramıyla tanıştığım yıllarda “kalite”nin bir virüs gibi tüm iş hayatıma yayılacağı, sonra iş hayatımdan çıkıp hayata bakış tarzıma yerleşeceğini, özel hayatımda da beni esir alacağını düşünmemiştim doğrusu. İş yerinde kendi ürettiğimiz ürünün kalitesine gösterdiğimiz titizliği, çarşıda pazarda alışveriş yaparken, özel yaşantımda toplam kalite kültürünün gereklerini arar hale gelince, “kalite” kavramının hayatımın her anına yayıldığını hissettim. İş hayatım boyunca farklı sektörlerde Kalite yöneticiliği yaptım.

Mesleğinizde unutamayacak anılarınız nelerdir?

İşiniz, gücünüz kalite olunca, ürün kalitesi, hizmet kalitesi gibi birçok alanı kapsayan geniş bir spektrumda çalışınca, kalite yönetiminde başarılı olmak için önce insanlarla doğru iletişime geçmek gerekiyor. Yeni tanıştığım insanlar da dahil olmak üzere herkes ile kolay iletişime geçmem bana büyük avantaj sağlıyor. Daha öğrenci iken yaz dönemi stajımı yaparken de çalıştığım yerde güzel arkadaşlıklar kurmuştum hem eğlenceli hem de öğretici bir staj dönemi geçiriyordum. O yıl doğum günümü gün boyu stajda olmam sebebi ile kutlayamam diye düşünüyordum. Ama henüz yeni tanışmış olmama rağmen staj yaptığım yerdeki çalışanlarla çok keyifli arkadaşlıklar kurmuştuk. Nasıl öğrendiklerini hiç bilmediğim bir şekilde doğum günümü öğrenmişler. İş yerinin şehirden uzak olması sebebi ile kantinden iki çikolatalı bisküviyi alıp üst üste koymuşlar, üzerine mum niyetine kibrit çöpü dikmişler, patlatmak için de kola almışlar, çay molasında beni bekliyorlardı. O kadar kısıtlı imkânlarla ve kısıtlı bir sürede henüz tanışalı on beş gün kadar olan arkadaşlarımın beni mutlu etmek için bu kadar güzel bir kutlama hazırlaması beni hem çok şaşırtmış hem de çok mutlu etmişti.

Dünyada ve ülkemizde mesleğinizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ben 21 yıldır özel sektörde Kalite Yöneticiliği yapıyorum. İşim gereği, birçok farklı sektörle birçok farklı kuruluşla muhatap oldum. Kalite kavramı zaman içinde çok farklı evrelerden geçti; muayene, kalite kontrol, kalite güvence ve şimdi de toplam kalite yönetimi. Yaptığınız iş ne olursa olsun, en iyisini yapmaya çalışmak, müşteri gibi düşünmek, müşteri yerine düşünmek işin özü aslında. Bu anlamda iş hayatının her alanında başarılı sonuçlar elde etmek için iş hayatınıza etki eden öncelikli girdilerinizin kalitesini yönetmeniz gerekiyor. Bu noktada öncelikli girdilerimiz neler olabilir diye düşünecek olursak; liderlik kalitesi, iletişim kalitesi, insan kalitesi, süreç kalitesi, sistem kalitesi, tasarım kalitesi, altyapı kalitesi,… liste uzar gider. Bu çerçevede ortak payda “kalite” olduğu sürece “başarılı sonuçlar” elde etmek kaçınılmaz olmaktadır. “-mış” gibi yapmak yerine işin ruhuna inip elimizden geleni yaptığımızda, Kalite Yöneticiliği hem dünyada, hem de ülkemizde son derece uzun vadeli popülerliğini koruyacaktır. Ancak burada “-mış” gibi yapmamak, düşünmemek, yaşamamak gerektiğini yinelemek gerekir.

İşe başlayan yeni meslektaşlarınıza önerileriniz neler olabilir?

Zaman ve emek verdiğimiz her konu hayatımızda bize katma değer sağlar. Şimdi olmazsa yarın, burada olmazsa başka yerde… Emeklerini, enerjilerini esirgemeden ve yeterince zaman ayırarak istedikleri sonuçları elde edeceklerdir. Bu sebeple emeklerini esirgemeden, sabırla, küçük başarısızlıklardan yılmadan gayret etmelerini ve şevkle çalışmalarını öneriyorum. Severek, şevkle ve yeteri kadar gayretle yapılan her iş er geç başarılı olmaya mahkûmdur. Kaybetme korkunuzun, kazanma heyecanından fazla olmasına izin vermeyin, diyor Robert Kiyosaki. Ayrıca hayatın her alanında öğrenmeyi öğrenmek gerek. Bunun için bilgiye aç olmak, bilgiye ilgi duymak da gerekir tabii ki… “B İ L G İ”nin yüzde 80’inin “İ L G İ” olduğu unutulmamalıdır.

Kilim Mobilya’da ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Kilim Mobilya’nın Kalite Yönetim Müdürüyüm. Ürün ve müşteri deneyim kalitesinin arttırılması ile ilgili tüm çalışmaları yapıyoruz. Tüm çalışmalardan kastım; üretilen ürünün kalitesi ile ilgili de çalışıyoruz, ürünlerimizin müşteri ile buluşma noktaları olan satış noktalarında müşteriye verilen hizmetin kalitesinin arttırılması için de çalışıyoruz. Toplam kalite kültürü suçlu aramak yerine, sorunlara “hoş geldin problem” diyerek iyileştirme fırsatlarını yakalayıp bunlara inovatif çözümler getirerek olumlu sonuçlar elde etmeyi gerektiriyor. Bizim amacımız da, Kilim bayrağının dalgalandığı her noktada bulunanlara toplam kalite kültürünü aşılamak suretiyle “insan kalitesi”ni arttırmak.

Kilim Mobilya’da sizin hedefleriniz?

Kilim Mobilya’nın hedefleri büyük; büyük hedefler güzel bir ekip ruhu ile elde edilebilir. Bu güzel ekibin bir parçası olarak bana düşen ise iddialı başarılar elde edeceğim projeler yönetmek. Sektörde takip eden değil takip edilen bir kültür yerleştirmek. Başlanılmaya cesaret edilemeyen işlere başlamak, başarı ile sonuçlandırmak, hedefe kilitlenmiş motivasyonu yüksek ekip oluşturmak için, ekibime liderlik yapmak bu kültürün gerekleri. Tabii bunları gerçekleştirirken alınan ödüller, elde edilen başarılar motivasyonumuzu olumlu etkiliyor, sonucunda başarı başarıyı getiriyor. Yakın bir tarihte Almanya Frankfurt’ta düzenlenen Uluslararası Mükemmellik ve Kalite Zirvesinde Kilim Mobilya’nın Mükemmellik ve Kalite ödülüne layık görülmesi emeklerimizin meyvesi oldu. Ayrıca Kilim Mobilya olarak, satış noktalarımızda “Müşteri Dostu Kuruluş” kavramının ruhunu yaşatmayı hedeflediğimiz çalışmalarımız çerçevesinde, Türkiye’de ve Dünyada, ilk “Müşteri Dostu Kuruluş” Kilim Mobilya Gaziantep bayisi “Zeugma Mobilya” oldu. Ardından Avrupa’da ilk Avusturya Viyana Bayimiz “Stilev Mobilya” ve Afrika’da ilk Fas Kazablanka bayimiz “Salon Mobilya” Müşteri Dostu olmaya hak kazandı. TSE EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgemizi TSE Başkanımız Sayın Prof. Dr. Adem Şahin’in elinden almak bir başka mutluluğumuz oldu. Büyük Kilim Mobilya hedeflerini gerçekleştirmek için ekip olarak gayret ve şevkle çalışmaya, zaman ve emek verdiğimiz projeler yönetmeye devam ediyoruz.

Latife Sönmez Şahin iş dışında neler yapar?

İşyerinde bir mühendis, bir bölüm yöneticisi kimliğimin dışında da farklı kimliklerim var: iki çocuk annesiyim, bir eşim, annemin kızıyım, kardeşim, halayım, arkadaşım, dostum… Çevremde benim etki alanımdaki ve beni etkileyen herkesle hayatı yaşamayı seviyorum. Tüm bu kimliklerden en çok anne kimliğimi sevdiğimi söyleyebilirim. Oğlum, kızım ve eşimle ailecek belgesel izleme saatlerimiz hepimizin de çok keyif aldığı saatler. Oğlumun basketbol, sutopu antrenmanları, kızımın voleybol, yüzme antrenmanları, maçları, yarışları, onların başarılı olma hazzını hissetmelerine tanık olmak, başarısız olduklarında yalnız olmadıklarını hissettirmek, sevinçlerine ortak olmak, üzüntülerinde yanlarında olmak, kısacası onlarla hayatı yaşamak hayatımın vazgeçilmezleri. Eşim aynı zamanda benim en iyi arkadaşım. Onunla sıkılmadan saatlerce sohbet edebiliriz. Koç burcu özelliği sanırım herkes gibi düşünmeyen, kendine özgü, kendiyle barışık birisi olduğundan onun görüşlerini almak bana farklı bakış açısı ile olayları değerlendirme özelliği katıyor. Yeğenlerimle, gençliğini hissedenlerle bir arada olmak yenilenmemi sağlıyor. Ben hayatı kalabalık yaşamayı seviyorum. .

Kitaplara ilginiz?

Kitap okumayı çok seviyorum. Kapalı bir odada tüm dünyayı gezebilmenin bir yolu kitap okumak. Farklı hayatlar yaşayabilmek, farklı yerlere gidebilmenin en pratik yolu. Kendiniz olmaktan çıkıp kitabın kahramanı olarak o dünyada yaşayıp sonunu bilmediğiniz ve merak ettiğiniz serüvenlere atılmak. En son Ayşe Kulin’in Hayat Dürbünümde Kırk Sene ve Hüzün Dürbünümde Kırk Sene’yi büyük bir keyifle, bazen de hüzünle okudum. Şu sıralarda Barış Muslu’nun Beynine Format At isimli kitabını okuyorum.

Tiyatro, sinema ve müzik ile bağınız nasıl?

Zaman buldukça ailece sinemaya gidiyoruz. Ancak ayda bir, iki hafta sonu olabiliyor sinema keyfimiz, daha fazla değil maalesef. Müzik konusunda da dinleyici olmaktan öteye maalesef gidemedim. Enstrüman çalmayı çok isterdim ama yeteneğim yok sanırım. Klasik müzik dinlemeyi çok seviyorum. Üzgün veya yorgun, sinirli olduğumda, yüksek sesle klasik müzik dinlemek beni rahatlatıyor. Çok zaman iş çıkışlarında eve giderken dinlediğim müzik iş stresini atmama yardımcı oluyor.

Hobileriniz var mı?

İlginç gelebilir ama öğrenci olmayı seviyorum. Elektronik Mühendisliğinden sonra İşletme Bölümünü bitirdim. İşletme Yüksek Lisansı yaptım. Şimdi de Halka İlişkiler ve Reklamcılık okuyorum. Her diploma sonrası yeter artık öğrencilik hayatım bitti, diyorum. Farklı konular karşıma çıktıkça acaba bu konuda da öğrenci olmak nasıl olurdu diye düşünmeye başladıktan hemen sonra kendimi kayıt yaptırırken buluyorum. Evet, bu açıdan bakınca öğrencilik benim hobim. Sanırım yeni konular öğrenmek, öğrenci olmak psikolojisi beni fiziksel yaşımdan daha genç hissettiriyor ve ben bu durumdan mutluluk duyuyorum.

Burcunuz ve burcunuz karakterinizle uyuşuyor mu?

Yengeç burcuyum ve sanırım fazlasıyla burcumun özelliklerini taşıyorum. Evime ve aileme düşkünlüğümü burcumun özelliği ile açıklamak mümkün. Ama iş hayatımda da koruyucu kollayıcı tutum sergilemem de sanırım yengeç kadınına özgü bir durum. Yine burcumun özelliklerinden önsezilerime güvenirim. Sahiplenme özelliğimden olsa gerek, kendi sevgi çemberime aldığım kişileri koruma içgüdüsünün hakim olduğu yaklaşımlar sergileyebiliyorum. Profesyonel hayatta bazen bu durum sorun olsa da benim karakterimin temel taşının insan sevgisi olduğunu düşünüyorum.

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Farah Zeynep Abdullah ile Röportaj...
» Gazeteci Pervin Kaplan: Toplumsal Eğitim ‘Sağlıklı Eğitimden’ Geçer…
» Öykü Karayel: "Çok çekinirim aşkımı anlatmaktan, hiç bana göre değil..."
» Sunbera İletişim Kurucusu Ayşegül Sünbül ile Röportaj…
» İlkem Söylemez Topçuoğlu:" Güzelliğin sırrı mutlu ve huzurlu olmak"
» İzmir Aşığı Bir Kadın: Doktor Şeyda Atabay ile röportaj…
» Demet Özdemir: " Can ile oynadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum"
» Gastronomi elçisi olma izinde bir serüven
» Gizemli masal prensesi
» Karadeniz ile Mardin arasında köprü kuran iş kadını Özden Ünal Damar ile röportaj…
» Su Kutlu “Hayatımda ilk defa kalbim atıyor”
» Aşkın çiçek açmış hali
» Dila Tarkan “İlk günden beri evleneceğim kişinin Yahya olacağını çok iyi biliyordum”
» Bianca Somer Türkmen: “Markalar pazarlama bütçelerini instagram reklamlarına ayırıyor”
» Ressam Nazan Pamuk ile Röportaj…
» Hazal Filiz Küçükköse:" Bazen seksi bazen de yaramaz bir çocuğum"
» Babasının Kızı: Gül Ergi...
» Profesyonel Yaşam Meleği: Dr. Ebru Nurluoğlu
» Nur Fettahoğlu :" Kadın olarak güçlü kalmak zorundayız"
» Diyetisyen Burcu Dilek Demir ile sağlıklı beslenme üzerine röportaj…
» Ekranın güzel yüzü
» İçimizden Biri “Deliha”nın Hikayesi
» Tutkulu aşık bir dünya güzeli
» Mutlu çocuğun sırrı
» Sağlığınız için hep yanınızda