İnmenin kader olmadığını dans ederek gösterdiler

10 Mayıs 2017 Çarşamba 21:00
12
14
16
18

“HAYATİ 5’LİYİ EZBERLETMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Çağımızın vebası olarak tanımlanan damar hastalıkları her geçen gün daha tehlikeli boyutlara ulaşarak genç yaştaki pek çok insanda da görülmeye başlandı. Ölüme sebebiyet verebilecek bu hastalıklar, erken tanı ve doğru müdahale ile tedavi edilebiliyor. Bunun en iyi kanıtlarından biri olan 100’lükler Kulubü üyelerinin katılımıyla İstinye Üniversite Hastanesi’nde hastalığın önlenmesi ve tedavisiyle ilgili bir farkındalık etkinliği düzenlendi. İnme cerrahisi sonrası sağlığına kavuşan hastalar, profesyonel dansçılar eşliğinde, eşleri, çocukları ve torunları ile birlikte tango gösterisi sundu. İstinye Üniversite Hastanesi DAS-Damar Sağlığı ve Yaşam Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Yusuf Kalko da etkinlikte inme hakkında bilgiler paylaştı.

Çoğu 100 yaşına merdiven dayamış, geri kalanı ise 100 yaşını hedeflemiş inme hastaları onlar. Felç geçirdiler, ölüme meydan okudular ama yaşama yeniden tutunmayı başardılar. Şimdi ise ‘100’lükler Kulübü’ adıyla damar sağlığı konusunda farkındalık yaratmak için yine bir etkinliğe imza attılar. İstinye Üniversite Hastanesi’nde, 10 Mayıs İnme Önleme Günü kapsamında hastalığın önlenmesi ve tedavisiyle ilgili farkındalık etkinliği düzenlendi. İstinye Üniversite Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko’nun ev sahipliğinde birçoğu inmeyi yenerek ikinci baharını yaşayan 100’lükler Kulübü üyeleri, inmenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu konusuna dikkat çekmek amacıyla profesyonel dansçılar eşliğinde, eşleri, çocukları ve torunlarının da yer aldığı tango gösterisi sundu.

İstinye Üniversite Hastanesi DAS-Damar Sağlığı ve Yaşam Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Yusuf Kalko, etkinlikte yaptığı açıklamada gelişen teknoloji ve uygulamalar sayesinde inme cerrahisi yöntemiyle hastalarda 10'uncu güne kadar başarı sağlanabildiğini belirtti. Kulüp üyeleri de “Sigaradan uzak durun. Doktor kontrolünü ihmal etmeyin. ‘Hastayım’ düşüncesi ile evde oturup kalmayın. Hareket edin, yürüyün, dans edin. Moral en büyük yaşam kaynağı” mesajını verdiler.

ÖNCE KENDİSİ VE KARDEŞLERI SONRA OĞLU ŞAH DAMARI HASTASI OLDU

Uzmanlar şah damarı kaynaklı inmelerin en büyük nedenlerinden birinin genetik olduğuna dikkat çekiyor. İşte Şengül Kavil de ailesinde inmenin genetik izlerini taşıyan bir hasta. 4 yıl önce inme geçirdi. Bilinci kapalı olarak hastaneye kaldırıldı. Doktorlar, ailesine yapılacak bir şey olmadığını ve her şeye hazırlıklı olmaları gerektiğini söylediler. Çocukları ise konuyla ilgili araştırma yaparak Prof. Dr. Yusuf Kalko’ya ulaştılar. Prof. Kalko’nun ameliyat etmeyi kabul ettiği Şengül Kavil, bilinci kapalı olarak ameliyata girse de, ameliyat sırasında konuşmaya, kolunu bacağını hareket ettirmeye başladı.

Yaşadıklarını anlatan Kavil, “Gözümü açtığımda ameliyathanedeydim. Sonra kendi kendime konuşmayı başardığımı fark ettim ve tam bir şaşkınlık yaşadım. Doktorum telefonla çocuklarımı aradı ve ben ameliyatta iken çocuklarım sesimi duydu. Ailemizdeki 3 kız kardeşin hepsi şah damarı hastası oldu. Ben ve ablam inme geçirdi. Küçük kız kardeşim de inme atakları ile hastaneye yetişti ve onu da Yusuf Hoca kurtardı. Şimdi oğlumda aynı hastalık nüksetti. Beyne giden damarlarımızın tıkandığını söylediler. Bu hastalığın sonuçlarını en ağır biz yaşadık. O yüzden oğlumu hemen önlem alması için yönlendirdim. Çünkü eşimi de iyileşip eve döndükten 15 gün sonra, bir gece aniden kaybettik. O da damar hastalığı kurbanı oldu” dedi.

HER SANİYE BİR KİŞİNİN BACAĞI KESİLİYOR

Kalp krizi, şah damarı kaynaklı inmeler, bacak damarı tıkanıklığına bağlı kangrenler en sık görülen damar sorunları arasında yer alıyor. Etkinlikte konuşan İstinye Üniversite Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, “Türkiye'de yaşam süresi 78 yaşı buldu. Şeker hastalığı hortladı. Dolayısıyla damarla ilgili bir sürü komplikasyon bizi bekliyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 150 bin kişi inme geçiriyor. Bu da bir günde 410’dan fazla kişide inme vakası görüldüğü anlamına geliyor. İnmelerin büyük bir bölümü şah damarına bağlı rahatsızlıklardan ötürü felçle sonuçlanıyor. Ülkemizde yaklaşık 10 milyon diyabetli insan var. Neredeyse her saniye bir kişinin ayağı kesiliyor” dedi.

LİTERATÜR ARTIK DEĞİŞTİ

Tıp literatüründe, şah damarı tıkanıklığı nedeniyle felç geçirmiş hastalara 6'ncı saatten sonra müdahale yapılmasının kayda değer yarar sağlamayacağına dair yerleşik kanının artık değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kalko, söyle devam etti:

“Uyguladığımız inme cerrahisi yöntemiyle hastalarda 10'uncu güne kadar başarı sağlanabiliyor; değişik derecelerde inme geçirmiş hastaları yeniden yaşama bağlayabiliyoruz. Bu başarıda hastanın genel durumuna göre bazen konuşma yetisinin geri gelmesi söz konusu olabilirken, bazen de hastalarımızın ayağa kalkmasını bile sağlayabiliyoruz.”

HAYATİ 5’LİYİ EZBERLEYEN İNMEYE KARŞI UYANIK OLACAK

“Erken tanı ve erken tedavi yöntemlerine dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. İnsanlara inme konusunda hayati 5’liyi ezberletmeye çalışıyoruz. Nedir bu hayati 5’li? Baş dönmesi, geçici görme kaybı, geçici konuşma bozukluğu, elde güçsüzlük, ayakta güçsüzlük. Bu belirtileri ezberleyen insanlar inmeye karşı her zaman uyanık olacaktır. Biz de belirtilere dair insanları bilgilendirip onları önlem almaya teşvik etmeye çalışıyoruz. Ayrıca İstinye Üniversitesi Hastanesi DAS – Damar Sağlığı ve Yaşam Merkezi’mizde damar hastalıkları ile mücadele konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. İnme, diyabetik ayak, kangren, anevrizma ameliyatları, şah damarı tümörlerinde geliştirdiğimiz lokal anestezili cerrahi teknikler, varis tedavileri gibi pek çok damar hastalığına multidisipliner yaklaşımla çözüm bulmaya çalışıyoruz.”

KONUŞA KONUŞA ŞAH DAMARI AMELİYATI

“Lokal anestezi altında yapılan inme cerrahisi ameliyatları sırasında hastanın bilincinin açık tutuluyor ve şah damarı kaynaklı felç ile kaybedilen hissiyatın geri gelişini bu şekilde kontrol ediyoruz. Hastanın maruz kalabileceği riskler lokal anestezi kullanımıyla minimuma indirgeniyor. Bu şekilde genel anestezinin komplikasyonlarından kaçınıyorsunuz.”

HASTALIK ARTIK KADER DEĞİL

 

“Damar sertliği doğumda başlıyor ve mezara kadar bizi takip ediyor, ancak bu hastalık bir kader değildir. Bizim damar sertliğinde esas amacımız, önce önleyici tedbir almak. Aşılarla çiçek hastalığını yok ettiğimiz gibi belki gün gelecek, uygulanacak tedavi yöntemleriyle damar sertliğini de yok edeceğiz.”

 

 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Koç Üniversitesi Hastanesi’nde açılan “Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi” açıldı
» Anestezi korkusuna son veren 5 önemli gelişme
» Boza ve şalgam, sindirim sistemini düzenliyor
» Yeterli ve dengeli beslenmede çikolatanın yeri
» Genital siğiller bebeğime zarar verir mi?
» Tansiyon kontrolü için 5 altın kural!
» RSV virüsü yeni doğan bebekleri tehdit ediyor
» Çocuk Kanserlerinde Umut Işığı: Farkındalık ve Erken Teşhis!
» Dişlerdeki enfeksiyonlara dikkat!
» Bel ağrınızın nedeni, duygusal olabilir
» Hamileyken veya emzirme döneminde dövme yaptırabilir miyim?
» Doğum sonrası “Annelik Hüznü” ile karıştırılabiliyor!…
» Başınızı döndüren çok neden var!
» Çocuk kanserlerinde ailenin tutumu nasıl olmalı?
» Travmaya maruz kalan çocuklar oyunları hep aynı şekilde oynayabilir
» Çalışanlar için altın değerinde beslenme önerileri
» 6 Yaşında lösemi tanısı aldı, 8 yaşında mutluluktan havalara uçtu
» Tedavi edilmezse kemiği eritiyor!
» Besin Alerjisi mi, Yoksa Besin İntoleransı mı?
» 77 Yaşında Pankreas kanserinden kurtuldu
» Aşkla yükselen hormonlar sağlığı koruyor
» Spora başladılar sigarayı bıraktılar
» Polikistik overleriniz mi var? İşte gebeliği kolaylaştıracak 10 ipucu
» Arkadaş çevresinde kabul görme isteği sigara bağımlılığına sürüklüyor
» Kilo bahaneniz olmasın!