Hipertansiyon’la mücadele için yaşam şeklinizi değiştirin!

18 Mayıs 2017 Perşembe 08:00
12
14
16
18

Hipertansiyonun ciddi ve ömür boyu süren bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, yaşam şeklinde yapılacak önemli değişiklikler ile önlenebileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar şişmanlıktan kaçınmak, tuz tüketimini azaltmak, alkol ve sigaradan uzak durarak bol bol egzersiz yapılmasını öneriyor.

Hipertansiyon, kan basıncının normal sınırlardan daha yüksek ölçülmesi ile oluşan kronik bir hastalık. Her yıl Dünya Hipertansiyon Günü olarak anılan 17 Mayıs’ta yüksek kan basıncının ve bunun yol açtığı inme (felç), kalp, göz ve böbrek hastalıklarına dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, hipertansiyonun ciddi ve ömür boyu süren bir hastalık olduğunu söyledi.

Hipertansiyon fark edilmeyebiliyor

Hipertansiyonun her iki cinste orta yaşlarda büyük bir çoğunlukla herhangi bir hastalıktan kaynaklanmadan ortaya çıktığını belirten Prof.Dr. Mehmet Baltalı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hipertansiyon hastaların yüzde 95’inde nedeni tam olarak bilinmeyen, başka bir hastalığa bağlı olmayan ortaya çıkan kan basıncında yükselmedir. Bu kan basıncında yükselme çoğu insan tarafından fark edilmez. Tek tük fark edenler de baş ağrısı, göğüs ağrısı, göz kararması gibi şikayetlerle doktora gelirler ama çoğu insan kan basıncının yüksek olduğunu fark etmez. Kan basıncı yüksekliği bir çok olayın tetikleyicisidir. Özellikle koroner arter hastalığı dediğimiz kalp damarlarında plak oluşumu ve bunun yarattığıölümcül olabilen kalp krizinin oluşmasında çok ciddi bir risk faktörüdür. Felç ve beyin kanaması da hipertansiyonun yol açtığı ciddi bir hastalık oplarak göze çarpar. Bunun ötesinde böbrek yetmezliğine ve körlüğe kadar giden görme bozukluklarına neden olabilir.”

Obezite ve tuz tüketimi hipertansiyona yol açıyor

Hipertansiyona yol açan birçok faktör olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Mehmet Baltalı, özellikle obezitenin en önemli nedenlerinden biriolduğunu geldiğini vurguladı. Prof.Dr. Baltalı, “Yapılan araştırmalar yüksek tansiyonla aşırı kilo arasında çok yakından bir ilişki olduğunu gösteriyor. Hipertansiyonun aşırı tuz alımı ile de ilgisi vardır. Normal şartlar altında bir insanın normal ihtiyacı olan tuz miktarı günde 2,8- 3 gram arasıdır, bizim Türk sofralarında ise tuz alımı 18 grama kadar çıkmaktadır. Bunun dışında sigara içme ve alkol kullanımı yüksek tansiyonu tetikleyen faktörler arasındadır” dedi.

Yaşam şeklinizi değiştirin

Hipertansiyonu önlemede yaşam değişikliğinin önemine işaret eden Prof.Dr. Mehmet Baltalıı, tuz tüketiminin azaltılmasını ve düzenli egzersiz yapılmasını önererek şu tavsiyelerde bulundu:

“Birincisi alınan tuz miktarını ciddi oranda azaltmak gerekiyor. Hipertansiyon hastalarının yemeklerine ekstra tuz atmamaları ve günlük tükettikleri tuz miktarını azaltmaları gerekiyor. İkincisi mutlaka egzersiz yapmaları gerekiyor. Egzersizler de kas geliştirme şeklinde değil, daha çok yürüyüş, koşma, tenis, aerobik ve yüzme gibi egzersizler şeklinde yapılmalıdır. Bunlar da 20 ile 30 dakika arasında haftada en az 3-4 defa yapılmasını öneriyoruz. Alkol alımının da kısıtlanmasını ve sigaranın da bırakılmasını öneriyoruz. Tüm bunlar tansiyonu yükseltecek önemli faktörler. Şişmanlıktan kaçınmak, kilo almamaya özen göstermek gerekiyor, günümüz insanının en büyük problemi daha az hareket etmesi daha fazla kalorili beslenmesi. Bu da tansiyon yüksekliğine neden oluyor. Hipertansiyon hastaları şişmanlıktan kaçınmalı, sigarayı bırakmalı ve alkolü azaltmalı. Tuz azaltılmalı ve bol bol hareket edilmeli.”

İlaç tedavisi asla yarım bırakılmamalı

Yüksek tansiyon ortaya çıkmışsa ve doktor ilaca başlamışsa o ilacın hiçbir şekilde kesilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof.Dr. Mehmet Baltalı, “Sizin tansiyonu bir şekilde düşürmeniz gerekmektedir. Tansiyon nasıl düşer? Yaşam tarzı değişiklilkleri ve artı ilaç kullanımıyla düşer. İlacı hiç kesmeden doktor tavsiyesi ile ömür boyu kullanmak gerekiyor” uyarısında bulundu.

Yüksek tansiyonda aşırı hareketten kaçınılmalı

Yüksek tansiyonun mutlaka düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof.Dr. Mehmet Baltalı, “Tansiyonun sürekli normal seyretmesinin sağlanması gerekiyor. Tansiyon kontrolünün ömür boyu takip edilmesi önemli. Hipertansiyon mevcut bireyler sık aralıklarla tansiyon takipleri yapmalı. Kan basıncı muhakkak beş dakika istirahat sonrasında ve oturur pozisyonda ölçülmelidir Evde de istirahat kan basıncı belli aralıklarla ölçülmeli, Tansiyon yüksek ise muhakkak doktora başvurmalı, kan basıncı normal seviyelere gelmemişse özellikle çok sıcak ve çok soğuk havalarda aşırı bir aktivite yapmamak gerekiyor” dedi.

“Hayatında bir kez dahi yüksek tansiyon problemi yaşayanlar mutlaka bir uzmana görünmeli” diyen Prof.Dr. Mehmet Baltalı, “Tansiyon sorunu yaşayanlar bunu önemsemezlerse ileride çok ciddi sorunlarla karşılaşabilirler. Tansiyon ciddi ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Tansiyonun yüksek seyrettiği belirlenerek ilaç tedavisne başlanmışsa tedavi ömür boyu sürmeli. İlaç bir kez kullanıldıktan sonra bırakılmaz. İlacını doktor önerisi olmadan bırakanlar büyük sıkıntılar yaşayabilir” diye konuştu.

 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Kadına şiddet birçok psikiyatrik sorunun sebebi
» Artan bacak ağrınız ve ağırlık hissiniz varsa dikkat!
» Tüm kanserlerin yüzde 5-10’u kalıtımla geçiyor
» Hayat, "En küçük kahraman bebek" ödülü aldı!
» Yazı ayrı dert kışı ayrı dert
» İki haftadan uzun sürüyorsa dikkat!
» Şeyda Coşkun’dan ANKAmall’da sağlıklı zayıflama tüyoları
» Kadınlar strese daha dayanıklı
» Kış aylarının sağlık deposu: Ayva
» Perdeler Meme kanseri farkındalığı için açıldı
» Her yıl 5 bin hasta organ nakli yetersizliğinden hayatını kaybediyor
» Gece diş ağrısından, dişin kırılmasına!
» Biraz kötümserlik iyidir
» Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı ikinci durağı Denizli
» Sinsi tehlike KOAH…
» D vitamini Eksikliği Yorgun ve Halsiz Hissettiriyor
» Depresif ruh halleri aslında bulaşıcı
» Öksürük gece uykusunu bölüyorsa dikkat
» Özenli bakım, prematüre bebekleri hayata bağlıyor
» Çocuğunuz ev dışında tuvalete gitmekten korkuyor mu?
» Diş hekimleri diyabet teşhisine katkı sağlayabiliyor
» “Prematüreliği önlemek, tedavi etmekten daha kolay”
» Kırmızı pancarın 5 faydası
» Benlerinizde ortaya çıkan değişimlere dikkat!
» Diyabetliler tatlandırıcıları şekere alternatif olarak kullanabilirler