Hekiminizle işbirliği yapın astımınızı kontrol altına alın

27 Nisan 2018 Cuma 17:00
12
14
16
18

Ülkemizde yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde ve her 100 çocuktan 13-15’inde görülen astımın tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken TÜSAD, bu konuda önemli tavsiyelerde bulundu. Öncelikle doktor kontrolünde yürütülen tedavi sürecinin önemine dikkat çeken TÜSAD, astımın kontrol altına alınabileceğini vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, her yılın Mayıs ayının ilk Salı günü olarak kabul edilen Dünya Astım Günü nedeniyle bir açıklama yapan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), bu hastalığın kontrol altına alınabildiğini ve tedavi edilebildiğini hatırlattı.

TÜSAD Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Levent Cem Mutlu tarafından yapılan açıklamada, bu hastalık ile ilgili en çok yöneltilen sorulara yanıt verilirken, tedavinin önemine ve bu süreçte neler yapılması gerektiğine ilişkin tavsiyelerde bulunuldu. Astımın tüm dünyada sık görülen ancak bulaşıcı olmayan kronik hastalıklardan biri olduğunu, verilere göre dünyada yaklaşık 300 milyon kadar astım hastası bulunduğunu belirten Doç. Dr. Mutlu, ülkemizde ise yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde ve her 100 çocuktan da 13-15’inde astım görüldüğünü kaydetti.

HEKİM-HASTA İŞBİRLİĞİ ŞART

Astımı “tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürük” gibi belirtilerle kendini gösteren, kronik bir hava (nefes) yolu hastalığı olarak tanımlayan Mutlu, bu hastalıkla mücadele en önemli faktörün hekim-hasta işbirliği olduğunu ifade etti. Mutlu, astım tedavi sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: “Astım hastalığının seyri hastadan hastaya farklı olabildiği gibi, aynı hastada zaman içinde de değişkenlik gösterebiliyor. Dolayısıyla diğer pek çok hastalıktan farklı olarak astımın dinamik bir tedavi süreci bulunuyor. Astımı kontrol altında tutabilmek için kullanılan ilaçlar ve dozlarında duruma göre değişiklik gerekebiliyor. Hastalarımız bu hastalıkla mücadelede kesinlikle çaresiz ve yalnız olmadıklarını bilsinler. Doktorunuzun bu hastalığın kontrol altında tutulmasında en büyük yardımcınız olduğunu da unutmayın.”

GÜNLÜK YAŞANTINIZ KISITLANMASIN

Kontrol altına alınmayan astımın hastanın yaşantısını kısıtladığına dikkat çeken Mutlu, astım tedavisinin hedefini; “hastanın hiç şikayetinin olmaması, günlük kişisel ve mesleğinin gereği olan işleri herhangi bir kısıtlanma olmadan yapabilmesi ve hastalık nedeni ile iş ve okul devamsızlığı yaşamaması” olarak açıkladı. Ülkemizde astım tedavisi için gerekli her tür ilaç ve altyapının bulunduğunu vurgulayan Mutlu, “Astımda ilaçlar yine pek çok kronik hastalıktan farklı olarak inhalasyon (solukla alma) yöntemi ile kullanılmaktadır. Etkin bir tedavi için hastalar ilaçlarını uygun teknikle ve doktorlarının önerdiği dozda kullanmalıdır” dedi.

HER ASTIM AYNI DEĞİL!

Astımda belirti ve şikayetlerin kendiliğinden veya çeşitli tetikleyicilerin neden olduğu hava yollarındaki daralma sonucu ortaya çıktığını belirten Mutlu, “Her astım aynı mıdır?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Astımın sıklığı ve şiddeti kişiden kişiye veya aynı kişide zaman içinde değişkenlik gösterir. Ataklar (krizler) halinde seyir gösterebilir ve hastalar atak dönemleri dışında kendilerini iyi hissedebilir. Hastalarda şikayetlerin hepsi bir arada olmayabilir. Bazı hastalarda sadece öksürük bazılarında ise hastalar öksürük olmaksızın nefes darlığı olabilir. Bazı durumlarda da, özellikle enfeksiyon varsa tüm yakınmalar bir arada ortaya çıkabilir. Kimi hastalarda yakınmalar sigara dumanı, hava kirliliği, egzersiz, mesleki ajanlar gibi çevresel nedenlerle, kimi hastalarda da alerjen olarak adlandırılan ev tozu akarları, polenler, hayvan deri döküntüleri ve mantar sporları gibi maddelerle tetiklenir. Astımın önemli tiplerinden biri de mesleksel astımdır. İşyerinde bulunan maddelere maruz kalma sonucu ortaya çıkar. Erişkinlerde görülen astımın yüzde 15’inin mesleksel astım olduğu tahmin ediliyor. Tüm bu farklılıklar astım ile doktor kontrolünde bir tedavi süreci yürütülmesinin neden önemli olduğunu gösteriyor.”

BUNLARA DİKKAT EDİN

Mutlu, “Astım tamamen kontrol altına alınabilir mi?” sorusunu yanıtlarken de şu tavsiyelerde bulundu:

-Doktor kontrolünde olursanız,

-İlaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde ve uygun teknikle kullanırsanız,

-Sigara içmez ve içilen yerde durmazsanız,

-Astımınızı tetikleyen faktörlerin ve alerjenlerin neler olduğunun farkında olup mümkün olduğunca onlardan uzak durursanız,

-Düzenli egzersiz yaparsanız,

-Grip aşınızı olursanız,

-Gerektiğinde hızlı etkili nefes açıcı ilacınızı vakit geçirmeden, nefes yollarınızın tamamen kapanmasını beklemeden kullanırsanız,

Astım kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

 

 

 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Hedef; 10 bin kadına ücretsiz jinekolojik kanser taraması
» Yaz hamileleri ne fazla ne eksik beslenin, bol su için
» Botoksun çözdüğü 8 sorun
» Dakikalar içinde 7 kilo alınırsa mide patlar mı?
» Tüm bilinmeyenleriyle menopoz!
» Tatiliniz burnunuzdan gelmesin!
» Bu önlemler ile göz sağlığınızı koruyun
» Gözlerinizden gelen uyarıları hafife almayın!
» Saç dökülmesinin 8 nedeni
» Diş bakımının olmazsa olmaz 3 kuralı
» Diyabetik Çocuklar Kampı Aygaz’ın desteğiyle 26. kez düzenlendi
» Bebekle tatilin püf noktaları
» Yazın ateşinizi yükselten 8 neden
» Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme önerileri
» Bugünlerde artışa geçen hastalık!
» Her gün 10 bin adım ve 1 milyon TL bağış
» Kadınların farkedilmeyen hastalağı
» “Sağlık ve başarı isteyen herkes Gentest yaptırabilir”
» Besin zenginleştirme vitamin ve mineral yetersizliklerini önleyebilir
» Sıcak havalar epilepsiyi tetikliyor
» Nermin Işık Uyardı: Sıcak yaz günlerinde sağlıklı beslenmeye dikkat!
» 30 dakika kuralı
» Dünyagöz’de zamanı geriye sarın
» Tuz Gölü Maratonu’nda bir kere daha Tip1 diyabete meydan okudu
» Ağır bavullar bel fıtığına neden olabilir