YAZARLAR Hatice Karahan
12
14
16
18
01/10/2017 16:38
Yaşam boyu kadının sağlık sorunları (2)

KADIN

Kimi der ki kadın;
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın;
Yeşil bir harman yerinde,
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki hayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.

Kimi der ki hamur yoğuran,
Kimi der ki çocuk doğuran..
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım, bacaklarım, başım,
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim

Hayat arkadaşımdır..

Nazım Hikmet RAN

Sevgili Güncel Kadın Okuyucuları,

Geçen ayki yazımın içeriğini, kız çocuklarının, ana rahminden başlamak üzere ergenlik dönemi sonuna kadar (0-19 yaş grubu) cinsiyeti nedeniyle maruz kaldığı negatif ayrıcalıklar, sağlığı olumsuz etkileyen faktörler oluşturmuştu.

Bu ayki yazımın içeriği, erişkinlik-üreme döneminde kadına özgü sağlık sorunlarını içeriyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre SAĞLIK tanımı;

SAĞLIK: Bir kişinin sadece hastalık ya da sakatlığının olmaması değil, bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal tam bir iyilik halinde olmasıdır. Bu iyilik hali biyolojik olduğu kadar kişinin içinde bulunduğu sosyal, eğitim, ekonomik ve siyasi şartlar tarafından belirlenir (UN Platform for Action 1995).

Yani bir insanın SAĞLIKlı olabilmesi için hasta ve sakat olmaması yeterli değildir. Bedensel ve ruhsal sağlıklı olabilmek için iyi bir eğitim almak, iyi beslenmek, gerekli her tür sağlık hizmeti alabilmek, sosyal aktivitelere katılabilmek ile doğru orantılıdır.

Bu perspektiften bakarak Türkiye'de;

Erişkin ve Üreme Döneminde KADINın SAĞLIK Sorunlarına bir göz atalım:

Bu dönem kadının bir çok sosyal rolü-görevi üstlendiği ve başetmek zorunda olduğu dönemdir.

İş hayatına atıldığı, kariyer yaptığı, aile kurduğu, anne olduğu dönemdir.

Bu sorumlulukların hiç biri ertelenemez, savsaklanamaz sorumluluklardır.

Tüm bu görevlerin yanında aile kurduğu için dışarıdaki 8-10 saat çalıştıktan sonra eve geldiğinde bir 8 saat daha evde iş yapmak durumunda olduğunu da unutmamız gerekli. Evde yemek yapmak, çocuğun hemen hemen her türlü bakımı,evi derleyip toplamak , erkek egemen toplumlarda (bizde de olduğu gibi) kadının görevidir. Yani erkek günde sadece 8 saat çalışırken kadın sadece kadın cinsiyetine sahiip olduğu için, yıllarca 16 saat kesintisiz çalışmak zorundadır.

Erişkinlik ve üreme dönemi 20-44 yaş grubunu kapsar.

Kadının, üremeye ilişkin özellikleri ve fonksiyonları ''Kadın Sağlığı''nı çok özel yapmaktadır.

İstatistiklere göre bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde 15-44 yaş grubu kadınlarda üreme hastalıklarına bağlı yük, erkeklere göre 3 kat daha fazladır.

Bu yaş grubundaki kadınlardaki hastalıkların beşte biri sadece anne olmakla ilgili hastalıklardır.

Türkiye'de doğurganlık dönemi sonunda bir kadına düşen canlı çocuk sayısı 2,2 dir ve bu sayı kadının eğitimine ve yaşadığı bölgelere göre farklılık göstermektedir.

Çocuk sayısı, Doğu ve Güneydoğu'da, Batı' ya göre, eğitimsiz kadınlarda eğitimlilere göre daha fazladır.

Kadının statüsü ile doğurganlık davranışları konusunda, Türkiye'de yapılan değerlendirme sonuçlarına göre, okuma yazma bilmeyen kadınların yaşadıkları bölgeden bağımsız, kendi istedikleri çocuk sayısının iki katı çocuk sahibi olmaktadır.

Araştırma sonuçları Türkiye'de kadının eğitim düzeyi arttıkça arzu ettği sayıda çocuk sahibi olduğunu göstermektedir. Yani kadının kendi bedenine sahip çıkamabilmesi, kendi bedeni hakkında karar verebilmesi, eğitim düzeyi ile doğru orantılıdır !

Her gebelik, kadın vücudu içini riskli bir durumdur.

Her gebede hayati tehlikeler içeren komplikasyonlar gelişebilir, bu komplikasyonları önceden tam olarak kestirebilmek olası değildir. Gebeliğe özgü bu komlikasyonların erken tanısı ve müdahalesi yaşamsal önemdedir, bu da doğum öncesi gebelik takibi ve bakımla yapılabilir.

Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının en çarpıcı örneklerinden biri, kadınların sağlık hizmetlerine ulaşamama ve yararlanamamadır.

Türkiye genelinde 100 gebeden 46 sı yeterli bakım alıyor,100 gebeden 20 si hiç bir şekilde doğum öncesi bakımı alamamaktadır.

Gene araştırmalara göre Türkiye'de kadınların doğurganlık davranışları, gebelik takibi, doğum öncesi bakım almaları ve sağlıklı doğum yapabilmeleri kadınların öğrenim durumları arasında doğrusal bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Ebe ve doktor yardımı ile doğum yapmada da aynı doğrusal ilişki söz konusudur. Yani lise ve üzeri öğrenim düzeyine sahip kadınların tamamına yakını sağlık personeli yardımıyla doğum yaparken, öğrenim düzeyi düşük kadınların yarısı kendi kendine evde doğum yapıyor.

Türkiyie' de her yıl meydana gelen 2 milyon gebeliğin dörtte biri düşükle sonuçlanmaktadır.

Her 3 düşükten 2 si istenmeyen gebeliklere bağlı, isteyerek yapılan düşüklerdir.

Bu isteyerek yapılan düşüklerin çoğu yasadışı yollarla yapılmaktadır, Bu yolla yapılan düşükler büyük ölçüde anne ölümlerine neden olmaktadır.

Anneliğe bağlı ölümler, tüm kadın ölümlerini % 5 ini oluşturmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde bu sayı % 1 in altındadır.

Türkiye'de 53 kentin hastahanelerinde yapılan araştırmaya göre, gebelik-doğum-lohusalık ile ilgili ölümlerin % 80 inin, yani 5 anne ölümünden 4 ünün önlenebilir olduğu gösterilmiştir.

Anne ölümlerinin temelinde toplumun, ailenin, sosyo-ekonomik durumu, kadının öğrenim düzeyi, beslenme ve doğurganlık davranışı, sağlık hizmetlerinin varlığı, niteliği, kabul edilebilirliği ve kullanımı gibi faktörler önemlidir.

Sadece Türkiye'de değil tümü dünyada zordur kadın olmak!

Bütün dünyada, doğurganlığa bağlı yani, gebelik, doğum, ya da lohusalık döneminde, doğrudan veya dolaylı, yılda 600.000 kadın hayatını kaybetmekte, 20 milyon kronik hasta olmakta ya da sakat kalmaktadır.

Bu bilgileri verip geçecekmisiniz, kadının sağlığı daha iyi nasıl korunur konusunda, bir fikriniz var mı peki, diye soranlarınız olacaktır, ?

Tabii ki var fikrimiz ve önerilerimiz olacaktır, ama önce

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN' IN KARŞILAŞTIĞI SAĞLIK SORUNLARInı

masaya yatıralım, bilgilenelim sonra bu bilgiler doğrultusunda burada çözüm önerilerimizi paylaşacağız. Gelişmiş ülkelerde bu konu nasıl minimize edilmiş

bu sayfada tartışacağız.

Kalbinizin gün ışığı bol olsun!

Sevgilerimle

Sevgili Güncel Kadın Okuyucuları, bana her tür soru ve önerilerinizi

op.dr.karahan@gmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz!

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :