Güneşlenin ama bronzlaşmayın

17 Ağustos 2018 Cuma 08:00
12
14
16
18

Bronzlaşmanın derinin güneşten koruma yöntemlerinden biri olduğunu belirten Türk Dermatoloji Derneği yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Osman Köse “Özellikle yaz aylarında tatillerde veya uzun süre güneşte kalındığında derimizde bronzlaşma ortaya çıkar. Bronzlaşma, derimizin güneşten korunma yöntemidir. Güneş cildimizin yaşlanmasındaki en önemli dış faktörlerden birisidir” dedi.

Güneşte korumasız kalmanın cildimiz için tehlike yaratacağını söyleyen Köse konuyla ilgili soruları şöyle cevapladı:

Yaşlanmadaki en önemli dış faktör nedir?

“Yazın tam ortasında güneş etkisini cömertçe gösteriyor. Güneş evrenin olmazsa olmaz parçası peki ama güneş cildimize dost mu? Güneşte korunmasız kalmak cildimiz için tehlike yaratabilir. Özellikle yaz aylarında tatillerde veya uzun süre güneşte kalındığında derimizde bronzlaşma ortaya çıkar. Bronzlaşma, derimizin güneşten korunma yöntemidir. Güneş cildimizin yaşlanmasındaki en önemli dış faktörlerden birisidir.

Bronzlaşmak tehlikeli midir?

Deride uzun süre kalındığında derideki renk üreten hücrelerimiz olan melanositler derimizi güneş ışığının zararlı etkisinden korumak için renk (pigment) üretirler. Bu nedenle bronzlaşırız. Güneşte kalınan süre arttıkça daha çok melanin üretilir ve daha koyu bir tene sahip oluruz. Dolayısıyla uzun süreli güneşte kalmak deri için zararlıdır. Güneş yüz ve el üstü derisinde açık-koyu kahverengi güneş lekeleri yapması yanında benlerin daha koyu hale gelmesine ve genişlemesine yol açabilir. Güneş ayrıca derinin alt tabakalarında kalınlaşma ile deriyi kabalaştırır.

Güneşten nasıl faydalanabiliriz?

Güneş, özellikle D vitamini ihtiyacımızın doğal yollarla karşılanması için çok yararlıdır. Ancak burada güneşte kalınacak süre önemlidir. Ülkemizde ilkbahar, yaz ve sonbahardaki 6-8 aylık süre içinde günde 15-20 dakika kısa kollu T shirt, şort veya etek ile güneşte kalmak D vitamini ihtiyacımızı karşılamak için yeterlidir. Daha fazlasına ihtiyaç yoktur. Hatta daha fazlası D vitamini yıkımına yol açacağı için zararlı olacaktır.

Nasıl güneşlenmeliyiz?

Yaz aylarında deniz ve havuzda kısa süre kalmak ve ardından duş alıp ıslak mayo, bikinileri çıkarıp kurulanmak cilt sağlığı için uygundur. Güneşte uzun süreli kalmamak gerekir. Havuz veya deniz sonrası üzerimizde mutlaka bir tişort ve şort olmalıdır. Sahilde veya havuz kenarında olduğunuz süre gölgede bile olsanız güneşe maruz kalırsınız. Bu nedenle güneşten koruyucu kreminizi mutlaka 2 saatte bir tekrarlamalısınız.

Yüzünüzü mutlaka güneşten koruyun

Yüz bölgesi vücudumuzdaki toplam deri alanının yaklaşık %5 kadarını kapsar. Bu nedenle yüzümüzün mutlaka güneşten korunması gerekir. Yaşlanma iç ve dış faktörlerin etkisi ile ortaya çıkar. Güneş yaşlanmaya neden olan en önemli dış faktördür. Güneşte korunmasız kalır ve yüzünüzü güneşten korumazsanız daha erken yaşlanırsınız.

Güneşten koruyucu kremler ne kadar kullanılmalıdır?

. Yüzümüze çene, yanaklar ve alın olmak üzere her alana bir leblebi tanesi büyüklüğünde kremi (toplam 4 leblebi) güneşe çıkmadan 20 dakika önce sürmeli ve 2 saatte bir tekrar etmeliyiz. Vücudumuza sürülecek miktar ise tüm vücut için bir tenis topu kadar olmalıdır.

 

Çocuklar nasıl korunmalıdır?

Güneşin derimizde ortaya çıkardığı etkilerin %80’i ilk 20-30 yıl içinde olmaktadır. Bu nedenle çocukların mutlaka çok katı bir şekilde güneşten korunması gerekir. Bu nedenle çocuklar özellikle yaz aylarında deniz veya havuz kenarında olmasalar da uzun süreli güneşte kaldıklarında güneşten mutlaka korunmalıdırlar. Güneşte her gün 20 dakika uygun giysilerle kalmak D vitamini ihtiyacımızın doğal yollarla karşılanmasına yeteceği için daha uzun süre korunmasız güneşte kalmak sağlık açısından yararlı değildir. Dolayısıyla özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde çocukları güneşten korumak ailelerin en önemli görevleri olmalıdırÇocuklarınıza bırakacağınız en iyi miras onları en az 18 yaşına dek güneşten korumaktır.”

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Diyabet sayısı 20 yılda 2 kat artacak!
» Ege Tıp Öğrencileri Birliği meme kanseri farkındalık etkinliği
» İstanbul maratonu’nda otizmli çocuklara büyük destek!
» Obezite kader değil!
» Adımlar Otizmli çocuklara umut olacak!
» Lösemili çocuklar için “maskeni tak fotoğrafını paylaş”
» Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak
» Lösemi, bulaşıcı değildir
» Yağ tüketmekten korkmayın!
» Tikler yer değiştirebiliyor!
» Kas estetiği ile hayalinizdeki vücuda kavuşun
» Disleksik çocukların eğitimini destekleyen mobil uygulama
» Berna Akdeniz Leyla Al Masoud kansere yönelik cip geliştirdiler
» Gençlerde kalp krizi riskine dikkat!
» Otizm ve beslenme ilişkisi
» Kış aylarında ayakkabı seçimi doğru yapılmalı
» Kalp krizinin taklitçisi kırık kalp sendromu
» Kanseri hat sanatıyla yendi
» Öğrenemiyor, öğrendiğini uygulayamıyorsa dikkat!
» Prof. Dr. Neriman İnanç,meyve suyu egzersiz sonrası su ve enerji yarar
» “Susadığınızda Meydana Gelen 7 Çarpıcı Değişim”
» Bal kabağı ye gözlerini koru!
» Soğuk havalar migreni tetikliyor mu?
» Kornea nakli ile ışığı yeniden görmek mümkün
» Canan Karatay gerçek tıbbın 10 şifresini anlattı