YAZARLAR Füsun SU
12
14
16
18
15/04/2018 14:30
Müzeyyen ve Şevval Sam

Tamam biliyorum, bazılarınız beni kıskanıyorsunuz; film galalarına, konserlere, seyahatlere, açılışlara gidiyorum diye. Tabii ki, her işin ayrı ayrı sıkıntıları da var, güzellikleri olduğu kadar. Mesela ben de bazen izlediklerimi fena kıskanıyorum. Aynen dün akşam izlediğim Şevval Sam gibi.

Yahu kadının güzelliğini mi, yeteneğini mi, azmini mi kıskanmayayım. Her biri mükemmel. Müzik zevkim geniştir, cazdan latine, türküden sanat müziğine, klasikten popa kadar dinlerim; ancak iyi icra edilmek ve iyi bir orkestrasyona sahip olmak koşulu ile.Dün akşam da öyleydi doğrusu, çok keyif aldım. Hemen de sizinle paylaşayım istedim. Uniq Hall’ün salonu oldukça doluydu ama keşke bir de “salon ful doluydu” diyebilseydim daha mutlu olurdum.

Tabii Şevval’e olan hayranlık ve kıskançlığım, oyun ilerledikçe Müzeyyen Senar için de geçerli oldu. İstek ve arzularının peşinde koşan kadınlar bende büyük heyecan uyandırıyorlar.

Döneminin trajik şekilde zor olan şartlarına karşın, son nefesine kadar dimdik ayakta kalan Müzeyyen Senar’ın bu yıl 100. doğum yılı. Eminim bir yerlerden huzurla izliyordur. Hikayesini şarkıları eşliğinde Şevval’in sesinden dinlemek şevklendirdi beni. En güzel sanat müziği şarkıları eşliğinde zamanda gezinirken bazen gözlerim doldu, bazen de bir gülümseme asılı kaldı yüzümde.

5 yaşında konuşurken kekelemeye başlayan, 12 yaşında Bursa’dan çıkıp İstanbul’da annesini arayan küçük bir kız. Ve 14 yaşında, daha boyu mikrofona yetişmezken, İstanbul’da Osmanlı ve Türk müziğinin en nadide şarkılarını radyoda ve Atatürk’ün karşısında söyleyen bir genç kız. Başından üç evlilik geçmiş, üç çocuk annesi. Defalarca “evimin kadını olmalıyım” diyen anne, zaman zaman ağır, oturaklı sefire yaşamını seçen, ama o kılıklarda duramayan kadın Müzeyyen. Günahıyla, sevabıyla seçimlerini kendisi yapan, bazen savrulan, bazen kanatlanan kadın Müzeyyen.

Göğüs sesiyle, kafa sesini başarıyla kullanan Müzeyyen’i, Müzeyyen Senar yapan ise şarkılarını kalbinin sesiyle söylemesi. Müzeyyen’i Cumhuriyet döneminin yenilikçi kadını yapan da kalbinin sesini izlemesi.  Yenilikçi, devrimci, güçlü kadın Müzeyyen. Sahnede ilk straplezi, ilk pantolunu giyen, sabit mikrofonun önünde durmak yerine, mikrofonu alıp dinleyicinin gözlerine baka baka, ellerine dokuna dokuna şarkı söyleyen kadın Müzeyyen.

Şevval Sam, Müzeyyen’i sahnelerken Radi Dikici’nin “Müzeyyen Senar Efsanesi” isimli biyografisinden de faydalanmış anladığım kadarı ile. Pırıl pırıl, yumuşacık sesiyle, genç ve diri bedeniyle, her duruş, her yorum yakıştı Şevval Sam’a. İstanbul’da tekrarı olur mu bilmiyorum ama yazlık yerlerde sahne almaya devam edecek Müzeyyen müzikali. Tavsiyemdir, kaçırmayın.

Her neyse, gevezeliği bırakıp bırakıp biraz da detay vereyim. Senaryo Figen Şakacı’ya ait, Engin alkan yönetmiş. Kostümleri Esra Başıbüyük, sahne tasarımını Cem Yılmazer yapmış, sanat direktörlüğünü’de Fahrettin Yarkın üstlenmiş. Arkada müthiş üstadlar enstrümanlarıyla eşlik ediyor; Serdar kaşıkçılar, İsmail Topyanak, Mustafa Taşpınarlı, Sezgin Sezer ve Fahrettin Yanar.

Ve tabii ki  “sanatsız kalmayı, kalbinizi dinleyin” diyerek size yine şarkılarımı armağan edeceğim. http://bit.ly/2oWZtkM

Sanatla kalın…

“füsunSu kimdir” diye merak edenler için benden birkaç cümle :

Ama önce yeni şarkım KAÇ KERE’nin klibine buyurun ( http://bit.ly/2HjTGgR)

Antalya’da Füsun Balta olarak doğdum. ODTÜ’de Mimarlık, İÜ’de Müzikal okudum. Füsun Coşkun olarak kariyer yaptım, müzik yaptım. Yine Füsun Coşkun olarak, Eurovision, Discovery vb yarışmalar sonrası “Sarhoş” albümümü yayınladım. TRT FM’de canlı, naklen konserler yaptım. “Dünyanın en muhteşem deneyimi” diye nitelendirdiğim kızımla birlikte BÜYÜ’meyi seçtim. Bir gün kanserimle tanıştım, duvara tosladım, ALTÜST oldum, paramparça oldum. İyi ki de öyle olmuş. Yaşamımda yanlış yere oturmuş olan tüm parçalar doğru yerlerini buldu, bulmaca çözüldü. Hayatın altı ve üstü birdi, belki daha iyiydi. Kanser dönemi faydasını gördüğüm nefesle ve zihin dönüşüm sistemleri ile YOL  alıyorum.  2015 yılında “DNA”  isimli, kendi dönüşüm hikayemi anlattığım albümümle müziğe geri döndüm. Tüm isimleri geride bıraktım, en DERİN NİYET’im AŞK’la, “ SU ” olup akmayı, su gibi her şeyden aşağıda ve kayaya şekil verecek kadar güçlü olmayı seçtim, füsunSu oldum…  2016’da “UMA”, 2017’de “BÜYÜ” ve 2018’de OYUN isimli üçleme albümlerim yayınladım.

Müzisyen, nefes terapisti, bir de www.guncelkadin.com.tr‘nin verdiği  “yazarlık” sıfatı ile size ulaşıyorum. Kalbinize AŞK’la dokunabilirsem ne ala… 

www.fusunsu.com  ‘dan ve     https://www.facebook.com/fusunsubyfusun/  isimli sayfamdan bana ulaşabilir ve takip edebilirsiniz  http://bit.ly/2oWZtkM    kendi YOL’culuğumu anlattığım tüm müzik videolarımı buradan ( youtube  füsunsu official   kanalımız )   izleyebilirsiniz.

Paylaşım ve dönüşümlerinizi merakla ve sevgiyle bekliyorum.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :