YAZARLAR Füsun SU
12
14
16
18
13/06/2018 13:17
Değişmeyen tek şey değişimdir!

Yaz gelip de okullar tatile girince, Talya’nın babasına gitmesini fırsat bilip yeni şarkılar için Konya’da kampa girdim. Kamp dediysem tatil köyünden hallice çalışma kampı yani.

Sabahları malum 5-6 gibi uyanıyorum ve 7’de benim için hayat çoktan başlamış oluyor. Dışarı çıkıp parklarda yürüyorum, kedilerle, köpeklerle yarenlik edip, kuşları dinliyorum. Bir de sabah kahvesi içip, 11 gibi enerji depolamış şekilde stüdyoya geliyorum.

Sokaklarda yürüdüm, Zafer’den geçtim şehir tümüyle uyanmadan önce. Hoş bir genç kız bana doğru yürürken, beyaz bluzunun içinden siyah sütyenin göründüğünü fark edince, ilk an “belki farkında değildir ve rahatsız olabilir, uyarayım” diye düşündüm. Emzirdiğim yıllarda, emzirme sütyenleri kullanmıştım. Sütyeni çıkarmadan, askısını indirmeden, üçgen şeklinde bir bölümü açar, kuzucuğumu anne sütüyle beslerdim. Aynı o sütyenin, üçgen yeri boş haliydi genç kızın görünen sütyen askısı.

Ben hayallerde dolanırken, bir başka kadın geçti önümden ve aynı şekilde, V yakasından görünen sütyenin V şeklindeki askısı çok daha belirgin ve görünür şekilde boynuna doğru gidiyordu.

Az sonra bir çamaşır vitrinine gözüm takılınca anladım ki, bu yeni moda bir sütyen. Yani bir zamanlar iç çamaşırı görünmesin diye mücadele eden ve utanan insanlar yavaş yavaş

iç çamaşırını daha görünür kullanmaktan çekinmiyorlar.

Bunlar eleştiri falan değil haa, kendimce hiçbir zaman sakınmadım, utanmadım. Hatta “çamaşırın belli oluyor” diyenlere, “Ne güzel işte. Demek ki çamaşır giymişim.” diye gülerek cevap verdim.

Benim şaşkınlığım, moda diye bir tüketim kavramının var olması ve insanların değer yargılarının buna göre değişken olması. Buna karşın, tabii ki insanların diledikleri gibi giyinmesi, süslenmesi iç dünyalarına da hizmet ediyor olduğu için, bu değişim çok renkli ve işe yarar geliyor bana.

Neyse, bu karışık zihin manevralarıyla uzunca yürüdükten sonra, Alaaddin Tepesi’nde molamı verdim ve karşılaştığım 20-25 kişilik Japon turist kafilesi ile birlikte kahvemi içtim. Çok keyifli oldu, çünkü bir süredir Konya’da turist olarak yalnızca Arapları görüyordum ve erkek-kadın ayrımı yaptıkları için onlarla muhabbet etmek pek olası değildi.

Güneş, tepeye doğru yolculuğunu sürdürürken, stüdyoya doğru dönüşe geçtim. Bu kez kalabalık bir grubun neşeli ortamına yaklaştım. Kocaman kırmızı bayraklar, sonra ok işaretleri, sonra da tanıdık ve güleç yüzlü 2 adamın fotoğraflarını görünce, bu kalabalığın seçimle ve bir partiyle ilgili olduğunu fark ettim.

Biraz daha yaklaşınca muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ve Konya milletvekili adayı olan Abdüllatif Şener olduğunu fark ettim. Toplulukta gördüğüm herkes neşe içinde ve güler yüzlüydü. Artık sokaktaki insan bağırıp çağıran, azarlayan, çatık kaşlı, küfürbaz insanlar yerine esprili, pozitif, ince zekalı insanların özlemi içinde sanırım.

Birden aklıma milletvekili adayı olan şahsın, daha önce iktidar partisinin kurucu üyelerinden olduğunu hatırladım. Belli ki fikrini değiştirmişti ve bu kez muhalefet partisinde yer alıyordu.

Fikirler, düşünceler, inançlar değişebilir ve değişmeli zaten. Tutunup kalmakla yerinde sayar insan. Futbolcu takımını değiştirir, politikacı üyesi olduğu siyasi partiyi değiştirir, insanlar modaya, inançlarına, topluma göre giyimlerini değiştirir. Hatta aile dediğin kavramda, içinde bulunduğun aile senin gelişimine hizmet etmiyor ve seni olduğun yere çakılı tutuyorsa, karını-kocanı bile değiştirir, oyuna yeni oyuncu ile devam edersin ya da bazen yaşamına yeni giren birilerine ailenden öte zihin ve duygu düzeyinde bağlanır ve birlikte yol alırsın bir süre. Daha ötesi kimliğinden, cinsiyetinden bile özgür kalmak ister bazen insan, gidip cinsiyetini değiştirir.

Değişmekten korkma. Yeter ki, değiştirdiğin şey seni bir ileriye taşısın, seni daha huzurlu, mutlu, neşeli kılsın. Bir önceki senden bir adım ötede yeni bir sen yaratsın bu değişim. Seni büyütsün, geliştirsin. İçinde sevgi ve aşk yeşertsin. Vicdanına, bedenine, ruhuna iyi gelsin bu değişiklik. Sen değişip, eski senden özgürleştikçe mucizeler hayatına birer birer girsin dilerim, ve zaten öyle!

Değişmeyen tek gerçek değişimin kendisidir!

Öyleyse benden de bir değişim şarkısı gelsin size. füsunSu söylesin, İşte bu BÜYÜ. https://bit.ly/2t4hi3L

“füsunSu kimdir?” diye merak edenler için benden birkaç cümle :

Antalya’da Füsun Balta olarak doğdum. ODTÜ’de Mimarlık, İÜ’de Müzikal okudum. Füsun Coşkun olarak kariyer yaptım, müzik yaptım. Yine Füsun Coşkun olarak, Eurovision, Discovery vb yarışmalar sonrası “Sarhoş” albümümü yayınladım. TRT FM’de canlı, naklen konserler yaptım. “Dünyanın en muhteşem deneyimi” diye nitelendirdiğim kızımla birlikte BÜYÜ’meyi seçtim. Bir gün kanserimle tanıştım, duvara tosladım, ALTÜST oldum, paramparça oldum. İyi ki de öyle olmuş. Yaşamımda yanlış yere oturmuş olan tüm parçalar doğru yerlerini buldu, bulmaca çözüldü. Hayatın altı ve üstü birdi, belki daha iyiydi. Kanser dönemi faydasını gördüğüm nefesle ve zihin dönüşüm sistemleri ile YOL  alıyorum.  2015 yılında “DNA”  isimli, kendi dönüşüm hikayemi anlattığım albümümle müziğe geri döndüm. Tüm isimleri geride bıraktım, en DERİN NİYET’im AŞK’la, “ SU ” olup akmayı, su gibi her şeyden aşağıda ve kayaya şekil verecek kadar güçlü olmayı seçtim, füsunSu oldum…  2016’da “UMA”, 2017’de “BÜYÜ” ve 2018’de OYUN isimli üçleme albümlerim yayınladım.

Müzisyen, nefes terapisti, bir de www.guncelkadin.com.tr‘nin verdiği  “yazarlık” sıfatı ile size ulaşıyorum. Kalbinize AŞK’la dokunabilirsem ne ala…

www.fusunsu.com  ‘dan ve     https://www.facebook.com/fusunsubyfusun/  isimli sayfamdan bana ulaşabilir ve takip edebilirsiniz  http://bit.ly/2oWZtkM    kendi YOL’culuğumu anlattığım tüm müzik videolarımı buradan ( youtube  füsunsu official   kanalımız )   izleyebilirsiniz.

Paylaşım ve dönüşümlerinizi merakla ve sevgiyle bekliyorum.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :