YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
09/05/2018 00:05
Yaş aldıkça yaşlanmıyoruz!

Bence hayatı 2 şekilde yaşayan insanlar var:1) Sorumlulukları için 2) Eğlenmek, sevmek, keşfetmek için

Genelde 2nci tür sorumsuzlukla suçlanır, ama aslında 2nci kategoride olmak için sorumsuz olmak gerekmiyor. Hem sorumlulukların bilincinde olup, hem de hayatı bir oyun gibi yaşamak mümkün. Hatta o zaman sorumluluklar ağırlık gibi gelmiyor ve her şey daha rahat hallediliyor.

1.kategoride olanlar sevip, eğlenmiyor mu diye sorabilirsiniz, tabi, olabilir ama burada anlatmak istediğim hayatın ana amacını ne için gördüğümüz. Hayatının en önemli amacının sorumluluklarını yerine getirmekten ibaret olduğunu düşünenlerin gülüp eğlenmeye, keşfetmeye çok vakit ayırdıklarını zannetmiyorum. Hatta “hafif” yaşamak onların gözünde küçümsenecek bir şey bile olabiliyor çoğu zaman.

Ben tek başına çocuk büyüten bekâr bir anneyim. Çocuğumun, evimin ve işimin tüm sorumluluğu bende olmasına rağmen, hiç bu ağırlıklar altında ezilmiyorum. Bazen “Ya senin de hayatın zor” diyenlere, “dışardan öyle görünüyor olabilir ama hiç de öyle hissederek yaşamıyorum” diyorum. Çünkü sorumluluklar ancak siz onları gözünüzde büyüttüğünüzde sizi eziyor.

Evet, ben çok fazla kazanmıyorum, evet, oğlumu özel okulda okutmaya çalışıyorum, evet, hem çalışıyor, hem sosyal hayatıma, eğlenceme, sporuma, oğluma yetişmeye çalışıyorum, evet, bazen yoruluyor ve zorlanıyorum, ama yine de bunların hiç birini sorun olarak görmüyorum. Geleceğin bana her gün daha güzel şeyler sunacağına dair kuvvetli inancımı koruyorum. Ve bunu iyimsercilik oynamak adına da söylemiyorum, kalpten inanıyorum.

Hayatın her köşesi keşfedecek yeni şeyler, yeni insanlar, tadılacak yeni lezzetler, alınacak yeni yollarla doluyken içimizi karartmak niye? Yaşlanmaktan da korkmuyorum. Her yeni gün bana yeni deneyimler kazandırırken, her gün daha tecrübeli ve bilge olabilecekken, niye yaş almaktan dolayı üzüleyim ki? Her yeni yaşta, insanlara fayda sunabilecek daha fazla şeyle donanıyorum. Yeni yollarla taze kan almış gibi canlanıyorum. O zaman niye yaş alıyorum diye dertleneyim ki?

Kendimizi işimize yaramayan kalıplara sığdırma çabası içinde olmadığımız sürece dertlenecek bir şey göremiyorum. İşimize yaramayan başarı kriterleri, güzellik kalıpları ve değer yargılarımızdan kurtulduğumuzda, özgürlüğün tadını hissetmeye başlıyoruz. Herkesin başarı, güzellik, değer kriterleri farklı. Örneğin illa kilo vermek için kendimizi yırtabiliriz, oysaki çevremizdekiler o birkaç kilo fazlalığın farkında bile değildir. Unutmayalım ki, insanlar bizi enerjimizle, duruşumuzla, ses tonumuz ve bakışlarımızla görüyor. Biz kendimize güvenmiyor veya kendimizi gereksiz yere ulaşamadığımız kriterle mutsuz ediyorsak, etrafımızdakiler sadece güvensiz ve mutsuz bizi görüyor. Kilosu iyi veya kırışıkları azalmış bizi değil.

Sırf ilk yıllar para kazanamayacağını düşündüğü için istediği bir işe girişemeyenler, sırf başkalarına daha genç gözükmek için çeşitli ağrılı operasyonlara katlananlar, tüm bunların aslında kendilerinin bu konularda nasıl hissettiğiyle ilgili olduğunu kaçırıyorlar. Aslında ilk senelerin başarı kriteri olarak para kazanmayı değil, insanlara fayda sağlamayı koysa, daha sonraki yıllar zaten paranın geleceğini görecek. Yaşlılığın; aslında kırışıklıklardan daha çok, ifade, bakış ve enerjiyle kendini gösterdiğine inanmaya başlasa, tüm bu operasyonların gereksizliğini fark edecek.

Karar33: Kendimi beni üzen ve mutsuz eden kalıplar ve kriterlerden sıyırıp, yeni başarı ve mutluluk kriterlerimi oluşturacağım.

Instagram: esradanfisiltilar, Facebook: esradanfisiltilar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :