YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
14/09/2018 07:52
Tek beslenme yemek değil

Çevremde ciddi bir sağlıklı beslenme hareketi başladığını gözlemliyorum. Herkes sağlıklı beslenme adına ufak tefek de olsa bir şeyler yapma peşinde. Ketojenik beslenip, gluteni, şekeri azaltmaya, sağlıklı sebze sularını sıkıp, cola ve şekerli içeceklerden, ambalajlı yiyeceklerden uzaklaşmaya çalışıyoruz. Bunların hepsi çok güzel. Ben hayatımızda 2 türlü beslenme olduğunu düşünüyorum:

1) Sağlıklı yiyecekler 2) Sağlıklı düşünce ve olumlu hisler

Her ne kadar sağlıklı beslenirsek beslenelim, sinirli olduğumuz ve negatif düşündüğümüz sürece sağlıklı bir insan olma yolunda ilerleyemeyeceğiz.

Ben bundan 5-6 sene önce amaçsız ve rüzgar nereden eserse sürüklenen bir hayat yaşıyordum. Hayattan tek keyif alma noktam arkadaşlarım ve ailemle vakit geçirmekti. Önümde beni heyecanlandıran hiç bir şey yoktu. Şimdi hala aynı insan olmama rağmen bambaşka hissediyor ve her geçen günümün bir öncekinden daha güzel olacağına inanıyorum. Hayallerim, hedeflerim, insanlara fayda yaratacağına inandığım projelerim var. Geleceğime baktığımda yüzüm gülüyor, içim açılıyor.

Bunun bir çok insanda tam tersi olduğunu biliyorum. Yaş aldıkça hayattan umudunu kesen, bugüne kadar böyle geçtiyse bundan sonrası ne kadar farklı olabilir diye düşünen, gittikçe daha fazla sorumluluk altında ezilen, heyecan yaratan herhangi bir şey üretemeyen ve yavaş yavaş kendinden ve gelecekten vazgeçen insanlar görüyorum. Bugün ölsem üzülmem diyen bir arkadaşım bile var. Çok üzülüyorum.

Ben, hayatımda sadece düşünce şeklimi değiştirerek kendimi mutsuzdan mutluya, umutsuzdan umutluya çevirebildiysem, bunu neden başkaları da yapamasın? Tek yaptığım sadece  “para kazanmak için işe gidiyorum”dan, “fayda sağlayan işler yapacağım” kararına dönmek ve bunu yapabileceğime kendimi inandırmaktı. Sonra zaten bana bu firsatı veren projeler önüme geldi. Kendimdeki sadece tek bir kalıbı değiştirmek, hayatımda bambaşka sayfalar açılmasına sebep oldu. Kim bilir birkaç kalıbımızı kırsak ve farklı düşünmeye başlasak hayat bize neler sunacak. Yaptığımız en büyük hatalardan biri geçmişte olanların gelecekte de bu şekilde olacağına inanmak. Bir arkadaşım bana geçmişimde romantik ilişkilerimi yanlış seçimler üstüne kurduğumu söylediğinde cevabım şu oldu: “Geçmişimiz yaşadıklarımızdan ders çıkarmak için var, geleceğimdeki romantik ilişkilerimin çok daha iyi olacağını şimdiden biliyorum.”

Hayat her gün bize yenilikler getirebilecekken, kapıyı kapatan bizleriz. Bu noktadan sonra en fazla şu bu olur bakış açısı, geleceğimizi öldürür. Kendinden ve gelecek umutlarından vazgeçmek, bana göre intihara karar vermektir. Geçende okuduğum bir yazı “İlham enerjisi hep insanlar arasında süzülür, uygun bir insan bulduğunda da konar.” diyordu. İlhamın kendisine konacağına ve bu ilhamla mucizeler yaratabileceğine inanan insanlardan olun, umudunu kesmişlerden değil.

Karar 48: Kendime ve geleceğime inanacağım, geleceğin bana getireceği sürprizleri kucaklayacağım.

Takip için Facebook: Esradan fısıltılar, instagram: esradanfisiltilar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :