YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
09/06/2018 19:58
Okullar çocuklarda özgüveni düşürüyor!

Okullardaki notlandırma sistemini çok yanlış buluyorum. Bilgileri ezberlemek istemeyen ve sınava hazırlanmayan çocuk düşük not alınca, kendini başarısız zannediyor. Hâlbuki bu sistem başarıyı değil, ezberciliği ölçen bir sistem. Çocuğun içindeki yeteneği ve gücü çıkarmak gibi bir amaç yok okullarda. Tüm çocuklar aynıymış gibi, aynı yöntemlerle eğitilip, aynı sorularla ölçümlenmeye çalışıyor. Tek kalıp çocuk hazırlamaya çalışıyor. Oysaki başarılı çocuk kalıpları kıran, sistemi sorgulayan, herkesin gittiği yol dışında yeni yollar, yöntemler bulan çocuktur. Çocuklar okullardan mezun olana kadar, hayatları boyunca en çok kullanacakları kritik etmek, sorgulamak, yaratıcılığını kullanmak gibi yetenekler tamamen körelmiş oluyor. Yaratıcılığını nerde, nasıl kullanacağını bile bilemiyor. Çocuklara proje yaratalım deyince, siz söyleyin biz yapalım diyorlar. Ezbere dayanan sistem, çocukları hayata hazırlamanın yakınından bile geçemiyor.

Daha erken yaşlarda başarısız damgası yiyen çocuk, özgüven eksikliğiyle büyüyor. Aslında yaratıcılığını kullanarak veya farklı bir yeteneğini kullanarak büyük başarılara koşabilecekken, özgüven ve öz değer eksikliğinin sonucu olarak, yapabileceklerine kendi kendini engelleyebiliyor. Örneğin, girişimci olacak çocuğun başarısı, şu anki akademik sistemde yer olmayan öngörü sahibi olma, risk alma, analiz edebilme, iletişim kurabilme gibi yeteneklerle ölçülmesi gerekirken, ezbere dayanan sınav sistemiyle çocuğun kendine olan inancını azaltıyor. Bu çocuk cesaretle atabileceği adımları, ben zaten başarısızım kanısıyla hiç gerçekleştiremeyebiliyor.

Peki, ne yapacağız? Ben okulunu ve çalışmayı sevmeyen oğluma sürekli okuldaki başarının gelecek başarısıyla ilgisinin olmadığını hatırlatmaya çalışıyorum. Bu kolay değil, çünkü gün boyunca kendini başarısız hissettiren öğretmenleri ve arkadaşları var. Her aldığı not sınıf ve okul ortalamasıyla kıyaslanıp her seferinde başarılı başarısız damgası yiyor. Bu borcu olan bir kişiye sistemin sürekli borcu olduğunu hatırlatması gibi bir şey. Bu sarmaldan çocuklarımızı kurtarmak çok zor.

Ben ayrıca sürekli oğlumun değerlerini ön plana çıkararak kendi kıymetini görmesini sağlamaya çalışıyorum. Arkadaşları arasında en çok adaleti savunan, güçsüzün yanında duran, arkadaşlarının arkasını kollayan, kendine yapılmasını istemediği hiçbir şeyi diğerlerine yapmayan yönlerini hatırlatıyorum. Yine de okulun yarattığı öz değer eksikliğini telafi edecek bir çözüm bulamadım henüz. Bulan varsa yazsın lütfen. Okulların başarılı-başarısız çocuk damgası vurulmayan bir sistemde eğitim verebilmelerini ümit ediyorum.

Karar38: Akademik başarının, hayat başarısıyla bir ilgisi olmadığını, bir şeyler başarmak için en önemli kriterin insani değerler olduğunu unutmayacağım.

Instagram: esradanfisiltilar, Facebook: esradan fısıltılar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :