YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
14/07/2018 19:45
Kişisel gelişim

40'ımdan önce kişisel gelişimle ilgili her türlü konuyu çok küçümserdim. Ne zaman bu tip konular açılsa kaçardım. Meditasyon ve yodanın çok sıkıcı olduğunu düşünürdüm. Sonra hayatımda kötü bir noktaya geldiğimde hayatı ve kendimi sorgulamam sonucu, spiritülliğin aslında ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Her gün yüzlerce mesaja, stimülatöre marzu kalıyoruz, her dakika aklımızdan onlarca düşünce geçiyor ve tüm bunların arasında kendi sesimizi duyamıyoruz bile. Ve bunun gerekli olduğunu bile düşünmüyoruz. Dışarda olup bitenle o kadar ilgiliyiz ki, içersiyle ilgilenmiyoruz, önemsemiyoruz ve gittikçe kendimizi iyice sustura sustura kendimizden uzaklaşıyoruz. Bir noktada artık biz diye bir şey kalmıyor zaten. Toplumun ve çevremizin bizden bekledikleri ve bizim de oynadığımız oyun kalıyor geriye.

Şimdi anlıyorum kendini dinlemenin, anlamanın, isteklerimizi ve beklentilerimizi buna göre oluşturmanın önemini. Hiç bir şeyi sorgulamadan büyütülen bizler, kendimizi de sorgulamadan büyüyüp, kendimizi başkalarına göre şekillendirmeye çalışmışız. Bir noktada tüm bunların yanlışlığını fark ettim ben ve kişisel gelişimle ilgilenmem bu şekilde başladı. İyi ki de başlamış. Artık kendimi, düşüncelerimi, duygularımı daha rahat gözlemleyebiliyor ve anlayabiliyorum. Ben düşüncelerimden oluşmuyorum ve onları kontrol edebilirim. Ama önce onları fark etmem gerek. Düşüncelerim duygularımı oluşturuyor, eğer düşüncelerimi olumlu yöne çevirebilirsem, duygularımı da çevirebilirim.

Kişisel gelişimde sürekli bir gözlem, bir sükünet arayışı ve sürekli bir iyilik yapma ve karşılığında tatmin olma durumu var. Fark ettim ki sürekli kendi materyalistik istekleri peşinden koşanların gerçek tatmini yakalama ihtimalleri yok aslında. Peşinde koştukları şeyi elde edip de ondan sıkılında başka bir materyalistik obje peşinde koşuyorlar. Daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha iyi paza l-kazandıran bir iş vs. Sonu olmayan, üzücü bir koşuştuırma hali. Eskiden burun kıvırdığım spirtüle konulara girmeyenler için üzülüyorum. Kendi potansiyellerin farkına varmalarına, içlerinden büyük gücü keşfetmelerini istiyorum. Şartlar her ne olursa olsun, hayatlarını , kendi gerçekliklerini kendilerinin yarattığını ve bunu değiştirmenin her zaman mümkün olduğunu görsünler istiyorum.

Bazen mutsuzluğundan dolayı yer/ülke değiştirmek isteyen insanları görüyorum. Evet, tabi ki savaş olan ülkelerden kaçmaktan bahsetmiyorum, canınız güvende değilse tabi ki ilk yapmanız gereken şey güvende hissedeceğiniz bir yere gitmek. Ancak bazen mutsuzluğundan kaçmanın yer değiştirmekten geçtiğine inanan insanlarla karşılaşıyorum.  Ne yazık ki düşünce ve duygularımızı ,mutluluk ve mutsuzluğumuzu da gittiğimiz yere götürüyoruz. Kendimizden kaçmak mümkün değil ne yazık ki. Ama kendimizle ve çevremizdekilerle barışmak, onları olduğu gibi sevmek, değiştiremediklerimizi kabullenip kucak açmak mümkün. Kişisel gelişimin özünde kendimize ve başkalarına şefkat göstermek var. Kendimizi sevmeye başladığımızda etrafımızdakilere şefkat göstermek de daha kolay oluyor.

Karar 33: Kendimi ve çevremdekileri daha çok dinleyip anlamaya ve şefkat göstermeye çalışacağım.

Takip için Facebook: Esradan fısıltılar, instagram: esradanfisiltilar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :