YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
11/08/2018 14:19
İnsanları neden yargılıyoruz?

Hep önyargılı olmanın ne kadar kötü bir şey olduğundan bahsedip sonra için hep birilerini yargılamaktan kurtulamayız. Geçende bir arkadaşımla çay içerken yanda oturan kız sohbetimize dalıp köpeğiyle olan ilişkisini anlatmaya başladı. Hali tavrı, konuşma şekli o kadar tuhaftı ki, içimden ne kadar garip bir insan diye düşünmekten edemedim. Sonra içimden “Ne kadar önyargılısın, kız kim bilir ne tür sorunlarla boğuşuyor, tanımadan etmeden kıza böyle önyargılı yaklaşmak doğru mu, belki de çok iyi bir insandır” diye kendi kendimi kız hakkında olumlu düşünmeye ikna etmeye çalıştım. Başkalarıyla ilgili önyargılı düşünmek beni rahatsız ediyor, ama bazen engellemekte gerçekten güçlük çekiyorum. Sonra arkadaşımla kalkıp yürümeye başladığımızda arkadaşımın ilk söylediği cümle şu oldu: “Ne gıcık kızdı ama değil mi?” Gülmeye başladım. İçin için arkadaşım da benimle aynı şeyi düşünmüş, ama o kendi düşüncelerini haklı buluyordu, benim gibi önyargılı düşüncesini değiştirme çabası olmamış.

Geçende bununla ilgili bir yazı okudum, hoşuma gitti. Bir ormana gittiğimizde yüzlerce çeşit ağaç görüyoruz. Kimisi eğilmiş, kimisi sararmış solmuş, kimisi yemyeşil, kimisi sağlıksız, kimisi dipdiri. Belli ki kimisi çok iyi güneş almış, su almış, kimisi başka ağacın ya da tümseğin arkasında kalmış, yeterli güneşi suyu alamamış, iyi topraktan beslenememiş, köklerini yeterince salamamış. Hiç sorguluyor muyuz niye diye. Ama iş insanlara gelince bunun busu çok, şunun şusu şöyle, hiç çekinmiyoruz yargılamaktan ve damgalamaktan.

Aslında insanların da ağaçlardan bir farkı yok. Kimisi sevgi dolu bir ortamda büyürken, kimisi yeterli sevgiyi, ilgiyi, şefkati göremeden büyüyor. Kimisi zorluklarla güçlenirken, kimisi hayatı boyunca zorluk nedir bilmeden, bir fanus içinde hayatını geçiriyor. Kimisi bir amaç uğruna canını dişine takmış uğraşırken, kimisi minicik sorunların içinde kaybolup gidiyor. Kimisi vermenin önemini keşfederken, kimisi bencil bir şekilde hep bana hep bana diye düşünüyor.

Ağaçları, hayvanları, insan dışındaki canlıları yargılamıyoruz da, insanlara niye aynı hoşgörüyü gösteremiyoruz? Hoşgörü sahibi olmak için ne yapmalıyız? Ben insanlar hakkında her negatif düşüncemi fark ettiğimde, kendimi farklı bakmaya zorluyorum. Alışkanlıklarımızdan kurtulmak çok zor. Küçüklüğümden beri yargılamaya alışmış düşünce şeklim, yine eski alışkanlıklarına kolayca dönebiliyor. Oysa ben bu düşünce şeklimi değiştirmek istiyorum. Herkese sevgi ve şefkatle yaklaşmak istiyorum. Bunu naiflikle karıştırmayın lütfen. Kendimi kötülüklere teslim etmekten bahsetmiyorum. Tüm negatifliklerin farkında olarak kabullenmekten bahsediyorum. Her kötülüğün, olumsuz davranışın arkasında yatan onlarca sebep var. Bunların farkında olup, anlamaktan ve yargılamamaktan bahsediyorum. Herkes birbirini anlayabilecek olgunlukta olsaydı, bu dünyanın ne kadar güzel bir yer olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Karar42: İnsanları her yargıladığımda kendimi uyaracak ve farklı bakmaya çalışacağım. İnsanlara sevgiyle yaklaşmanın tadını yaşamak istiyorum.

Instagram: esradanfisiltilar, Facebook: esradan fısıltılar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :