YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
09/03/2018 09:45
İletişimde şiddet

Japon bilim adamı Dr. Masaru Emoto su üzerinde bir deney yapıyor. 3 farklı kaba koyduğu sulara her gün farklı muamele gösteriyor. Birine her gün güzel sözler söyleyip, güzel müzikler dinletirken, birine kötü sözler, çok gürültülü ve rahatsız edici müzikler dinletiyor. 3.kaptaki suya da sanki hiç orda yokmuş gibi davranıyor. Sonra bu suları donduruyor. Belirli bir süre sonra tahmin edin, sulara ne oluyor. Güzel sözler dinlettiği su çok güzel kristallere dönüşürken, kötü sözler yiyen su kararıyor. Ama hiç bir iletişim kurulmayan suyun hali en kötüsü oluyor.

Biliyorsunuz insan vücudunun %60’ı suyla kaplı. Çevremizde bulunan iyi ve kötü iletişimden ister istemez etkileniyoruz. Etrafımızda hayata mutlu bakan, enerjisi yüksek insanlar varsa, bizi de yukarı çekiyorlar. Ancak negatif enerji yayan, bizi kötü hissettiren insanlar, her ne kadar onlara aldırmasak bile, üzerimizde negatif etki yaratıyorlar. Dinlemiyorum, umursamıyorum’lar bile bir işe yaramıyor, mutlaka etkileniyoruz bu enerjilerden, az ya da çok.... Benim bazı topantılardan nedenini bile anlamadan dayak yemişten beter çıktığım oluyordu. Sonra sonra anladım ki, sözel ya da fiziksel şiddet olmadan da, sadece enerjileri ve davranış modelleriyle şiddedi hissettiren insanlar var. İlkinden kendimizi korumanın yollarını daha iyi biliyoruz, bu 2. model bizi gardımızı daha düşük yakalıyor. Nedenini, nasılını tam anlamadan şiddet yiyip, günümüze devam etmeye çalışıyoruz.

Çok etkilendiğim bir konuşmacıdan hatırladığım bir cümle var: Biz en yakınımızdaki 5 kişinin ortalamasıyız. O yüzden hayatı paylaştığınız en yakın 5 kişiyi çok dikkatli seçin. Sizi motive eden, ileriye götüren, cesaretinizi artıran, her koşulda destekleyen insanları alın yakınınıza. Her fırsatta kolunuzu kanadınızı kıran, adım atmaktan korktuğu için sizin de ilerlemenizi engelleyen, kendi mutsuzluğunu çevresine yayarak mutsuzluk halini normalize etmeye çalışanlardan uzak durun.

Hiç bir sosyalleşme, paylaşım yaratma imkanı olmayan, yalnızlık çeken insanlar içinse durum en zoru. İçten içe kurumaları, hayattan zevk almamaları, boşluğa düşmeleri çok daha olası. İnsan sosyal bir varlık. Enerji ve fikir alışverişlerine ihtiyaç duyuıyoruz. Küsmenin de iletişimde şiddet olduğunu biliyor muydunuz? İletişimi kestiğiniz insana uyguladığınız davranış, bazen sinirlenip, bağırmaktan bile kötü hissettirebiliyor karşınızdakini.

Geçenlerde katıldığım bir eğitim farklı insan tiplerini anlayıp, insanın algılama tipine göre iletişim kurmamız gerektiğinden bahsediyordu. Görerek anlayan, anlatmak istediklerini kafasında görsel olarak şekillendirip aktaran insanlar görsel. Duyarak anlayan, her şeyi detaylı anlatmak isteyen kişiler işitsel. Hissederek, tadarak, dokunarak çevrelerini tanımlayanlar dokunsal. Her bir kategoriye giren insan tipine yönelik, farklı iletişim yollarını kurmamız gerek. Örneğin; görsel bir insana uzun uzun bir şey anlatsanız bile anlamayabilir, çizmeniz gerekebilir. İşitsel insan, sizi illa görmese de sizinle yoğun bağını sürdürebilir, uzun mesafe ilişki yürütebilir. Dokunsal insana ise anlatırken hissettirmek, tattırmak daha çok işe yarar. Enerjiyi, sıcaklığı, teması hissetmesi gerekir.

Ama her 3 kategorideki insan için de geçerli olan şey, iletişim ve paylaşım ihtiyacı.  Unutmayın; kendinizi kapatmak, küsmek, susmak bir kişiye yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biri.

Karar 26: Kendimi negatif enerji yayan insanlardan arındıracağım. Diğer insanlarla olan iletişimime özen göstereceğim.

Takip için Facebook: esradanfisiltilar, instagram: esradanfisiltilar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :