YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
03/10/2018 18:16
Hayat kendini tanıma süreci

Geçenlerde Gabor Mate İstanbul’a gelerek konuşmalar yaptı. Kendisini çok dinlemek istememe rağmen iş yoğunluğum yüzünden konuşmalarına katılamadım. Ancak daha sonra Zeynep Aksoy’un youtube videolarından anlattıklarının bir kısmını dinleme şansım oldu. Gabor Mate çok önemli noktalara dokunmuş. Duygularımızı tanımanın ne kadar önemli olduğundan, duyguları bastırmanın ne kadar yanlış olduğundan bahsetmiş.

Biz ne yazık ki duygularımızı bastıran, bastırmaktan artık tanıyamaz hale gelen bir toplumuz. Küçüklüğümüzden beri; öyle gülme, böyle oturma, öyle giyinme, sakın öyle deme diye büyütüldüğümüzden, artık kendi hislerimizi tanımayı bırakıp, başkası ne der, uygun olur mu diye yaşamaya başlamışız.

Bastırılan duyguyla başa çıkmamız mümkün değil. Hepimiz bazen sinirleniriz, özellikle bir tartışmadan haklı çıkmak amacıyla bazen karşımızdakine sinirle yaklaşabiliriz. Biraz da iddia etmeyi severiz. O sırada “Ya ben buna niye bu kadar sinirlendim” diye sormak aklımıza gelmez. O an kitlendiğimiz tek şey vardır, haklı çıkmak. Okuduğumuz bir cümleyi hiç unutmuyorum. Haklı olmak istersin, mutlu mu? Sırf o anda o konuda haklı çıkmak uğruna kırdığımız kalpler, can dostlar, akrabalar vs umrumuzda değildir. İşin fenası, her ne kadar haklı olursak olalım, sırf bir konuda birileri başka bir görüşü can hıraş savundu diye, inandığı şeyden vaz geçen çok azdır. Sonucunda çoğunlukla tartıştığımız kişiyi ikna da edemeyiz. Geriye sinirle geçirilmiş anlar, kırılmış kalpler kalır sadece. Çoğunlukla neyle ilgili tartıştığımızı bile unuturuz. Ama bize hissettirilen duyguyu unutmak zordur.

O sırada dışarıdan bir kendimize bakabilsek, davranışlarımız aynı olur mu? Haklı çıkmayı bu kadar çok istemenin altında ne yatıyor bunu anlasak yine aynı şekilde davranır mıyız? Tüm bu davranışların altında ego yatıyor çoğunlukla, ben bu konuyu senden daha iyi biliyorum, çünkü ben senden daha üstünüm. Sinirimizi ve sebebini tanımlayabilsek, bununla çok daha rahat başa çıkabileceğimiz düşünüyorum. Sinirimizi veya üzüntümüzü bastırmak ve kaçmak hiçbir şeyi çözmüyor, duygumuzu anlayıp onunla başa çıkmanın yollarını bulmalıyız. Duygumuzu tanımlayabilmek, sadece kendimizi dinlemeyi öğrenmekten geçiyor. Meditasyon tek yöntem değil elbet, ben arada durumdan çıkıp kendime dışardan bakmayı deniyorum, oldukça işe yarıyor. Kendi davranışıma dışardan bakmam, o anki duygumu tanımlama çabasını da beraberinde getiriyor.

Geçenlerde Yuval Harari’nin bir konuşmasını dinledim. “Yakın gelecekte seni ve duygularını daha iyi tanıyan dijital sistemler (yapay zeka) olacak, dijital hükümranlığı başlayacak” diyordu. “Sadece kendini ve duygularını iyi tanıyan ve tanımlayanlar bundan etkilenmeyecek. Diğerleri her kararını bu sistemin yönlendirmesine güvenerek alacak, çünkü onu daha iyi tanıyarak daha doğru yönlendirmelerden etkilenecek” diyordu. Kendini tanımak gelecekte daha da önemli bir hale gelecek diye tahmin ediyorum.

Günlük hayatta her yaşadığımız, her tepkimiz bize duygumuzu anlatmak için bir araç. Hayat kendimizi tanıma yolculuğu diye düşünüyorum.

Karar 50: Kendimi daha iyi tanımak için her fırsatı değerlendireceğim.

Takip için Facebook: Esradan fısıltılar, instagram: esradanfisiltilar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :