YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
25/08/2018 16:04
Eksikliğini hissettiğin şeyi vermeyi dene

Sizlerden direkt mesajla çok fazla “Nasıl değişebilirim?” sorusu geliyor. Bu sorunun tek bir cevabı olduğunu sanmıyorum. Ama benim zaman zaman uyguladığım bir yönetimi size önerebilirim. Neyin yoğun bir şekilde eksikliğini hissediyorsan, bir süreliğine o eksikliğini hissettiğin şeyi vermeyi dene. Örneğin, insanlardan yeteri kadar sevgi, şefkat veya saygı göremediğini mi düşünüyorsun, bir hafta veya bir kaç gün sen sevgi vermeyi veya şefkat, saygı göstermeyi dene. Ne yazık ki, eksikliğini hissettiğimiz şeyi biz vermezsek bize gelmiyor. İnsanlara sevgi ve şefkat göstermeye başladığımızda, içimizdeki bu duyguları keşfediyor, aslında dışardan beklendiğimiz bu duyguların içimizde zaten var olduğunu keşfediyoruz. İçinden sevgi taşan bir insanın, diğerlerinden daha çok sevgi görmesi daha olası değil midir?

Biz sürekli almaya odaklandığımız zaman, ne yazık ki eksikliğini hissettiğimiz şeye ulaşmamız o derece zorlaşıyor. Benim hayatımdaki en büyük değişim; düşünce şeklimi “ne alabilirim’den ne verebilirim’e” değiştirdiğim zaman gerçekleşti. Eskiden sürekli şunu, bunu yaparsam ne kazanırım diye düşünürken, şimdi ne yaparsam kime nasıl bir fayda yaratabilirim odaklı düşünüyorum. Ve inanın ki, eskisinden çok daha fazla aldığım şey var hayattan ve insanlardan, eskisinden daha fazla sevgi, kabullenme, anlayış görüyorum. Bu hem iş hayatımda, hem de özel hayatımda büyük fark yarattı. Sürekli almayı düşünenlerin, en büyük kötülüğü kendilerine yaptığını fark ettim. Başkalarına daha fazla fayda yarattıkça, hem manevi tatminim, hem de mutluluğum arttı. Öyleyse, ben nasıl mutluluğunu yakalarım diye kara kara düşüneceğimize, bugün fayda yaratabileceğimiz şeylere odaklanarak işe koyulalım. Arkadaşlarımızı arayıp, sadece nasılsın diyip, dertlerini dinlemek bile onlara hiç tahmin etmediğimiz bir şekilde fayda yaratabilir.

Bir süreliğine uygulayacağımız deneye geri dönersek; önce hayatta başkalarından en çok ne görmek isterdiniz düşünün, sonra da bir süreliğine bunu siz vermeyi deneyin. Örneğin, en çok insanlar tarafından dinlenmeyi mi isterdiniz, bir süre siz dinleyin, ya da siz zaten hep dinleyen tarafsanız, bir süre hep anlatmayı deneyin, hatta bu deneyinizi çevrenizdekilerle de paylaşabilirsiniz, sizdeki bu ani değişimin sebebinin farkına varıp sizi daha çok destekleyebilirler. Kendinize koyduğunuz bu sürenin sonunda hayatınızda nasıl bir değişim olduğunu gözlemleyin. Belki, o eksikliğiniz hissettiğiniz şeyi gerçekten istemediğinizi bile düşünmeye başlayabilirsiniz.

Çevrenizde daha rahat, daha hafif yaşayanların, daha az sorunla karşılaştığını fark ettiniz mi? Hayatlarında sorun olmadığı için daha rahat olduklarını düşünüyorsunuz belki de. Ama belki de kendilerini akışta rahat ve huzurlu hissettikleri için, hayatları daha pürüzsüz ve sorunsuz akıyor da olabilir. Hayatı bir savaş alanı ve aşılması gereken engellerle görenler, en çok engellere takılanlardır. Hep huzursuz yaşayanların, hayatlarında onları daha çok huzursuz edecek şeyler olur. Kendilerini kanıtlama peşinde olanların başına hep kendilerini kanıtlamaları gereken durumlar gelir. Biz ne zaman eksikliğini hissettiğimiz şeyin, bizden kaynakladığını keşfeder ve değişmeye başlarız, hayatımıza eksik olan şey daha çok girmeye başlar.

Şimdi sizlerden “E daha çok para istiyorsak daha çok para mı harcamaya başlayalım?” diye bir soru duyuyorum. Elbette hayır, ama hayatımızdan para eksikliği hissi olmadan, hayatımızda bolca olan şeylere odaklanarak yaşadığımızda bile, hayatımıza daha çok para girmeye başlar. Finansal okuryazarlık projesi yürütürken, asgari ücretle yaşamalarına rağmen, hiç bir şeyin eksikliğini hissetmeden mutlu, huzurlu yaşayan insanlarla tanışma fırsatım oldu. O insanların bir süre sonra yine huzur içinde başka fırsatlara doğru yürüdüklerine şahit oldum. Bonkör insanların hayatlarına daha çok para çektikleri de bir gerçektir.

Karar 46: Hayatımda eksikliğini hissettiğim şeyi önce ben vermeyi deneyeceğim. Daha çok sevgi verdikçe, daha çok sevgi aldığımı gözlemleyeceğim.

Takip için Facebook: Esradan fısıltılar, instagram: esradanfisiltilar

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :