Dudak üstü ve yüz tüylerinizi alırken cildinize zarar verebilirsiniz!

21 Haziran 2018 Perşembe 09:00
12
14
16
18

Dermatoloji Uzmanı Dr. Yelda Bice ayva tüyleri olarak adlandırılan dudak üstü ve yüz tüylenmelerine karşı önerilerde bulundu.

“Görsel olarak çok fark edilmese de vücudun birçok bölgesinde, en bilinen isimlendirmesi ile ayva tüyleri olarak adlandırılan daha ince ve zayıf tüyler bulunmaktadır” diye konuşan Dr. Yelda Bice “Özellikle yüz bölgesi ve dudak üstündeki bu tüyler hormonal, genetik ırksal özellik veya tamamen dışardan yapılan müdahale ve yanlış ürünler ile daha kalın ve koyu renk halini alıp bizim terminal kıllar dediğimiz forma dönüşebilir. Bu da kişiyi görsel olarak rahatsız eden görünüme neden olur.

Bizim coğrafyamızda da, ırksal özelliklerimiz nedeni ile kadınlarımız normalde beklemediğimiz bölge tüylenmeleri açısından ne yazık ki şanssız. Dudak üstü ve yüz bölgesi tüylenmeleri de bu bölgeler arasında en sık rahatsızlık hissedilen bölgelerin başında gelmekte. Dudak üstü ve yüz bölgesi tüylenmelerini azaltmak için de genel olarak baktığınızda birçok yöntem önerilmekte ve kullanılmakta. Bunların arasında dışardan tüylerin alınması ile ilgili bant ağda, sir ağda, cımbızlama yöntemi, ameliyat eldiveni ile mekanik bölge tüylerini temizleme, ayrıca birçok karışım önerisi zerdeçal, süt, yulaf, yumurta akı ve benzeri ürünler ile yapılan karışımların uygulama önerileri gibi de birçok bilgi karmaşası bulunmakta.”

“Akne benzeri lezyonlara yol açabilir”

Bu yöntemlerle kalıcı olarak kıl köklerini yok etmenin mümkün olmadığını kaydeden Yelda Bice “Yapılan bu tip uygulamalar sonrasında ciltte alerjik reaksiyonlar, tahribatlar, renk değişiklikleri, kılların aktivasyonu nedeni ile kıllanmada tam tersi artışlar ya da bölgede akne benzeri lezyonlar, güneşe ve ışığa hassasiyetin artması ile lekelenme gibi problemlerle de karşılaşılabilmektedir.

Bu nedenle yüz ve dudak üstü tüylenmelerinde bölge kıllarını kalıcı olarak yok etmek için lazer ile kalıcı kıl yok etme tedavisi daha etkili ve kalıcı çözümdür” ifadelerini kullandı.

Lazerlerle kalıcı çözüm

Dr. Bice uygun lazer yönteminin belirlenmesi gerektiğini de dikkat çekerek sözlerine şunları ekledi: “Lazerle kalıcı kıl yok etme tedavisinde bölge kıllarının yapısı ve cilt tipi değerlendirildikten sonra hangi tip lazer sisteminin kullanılacağını belirleyip tedavilere başlanmaktadır. Bu yöntemle tekrarlı seanslarla kalıcı tedavi sonuçları alınmakta ve bölge derisi bronz olmadığı sürece yaz aylarında da işlemlere devam edilebilmektedir. Lazer ile epilasyon yöntemine uygun renk ve yapıda olmayan tüyler için de yine bölge tüylerini sarartma ve azaltmaya yönelik Q Switch lazerlerle yapılan tüy sarartma tedavisi de yine yapılabilecek uygulamalar arasındadır.”

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Yaşlanma belirtilerine ultrason enerjisi
» Erkekler botoksta kadınlar ile yarışıyor!
» Merve Boluğur, Watsons’ta Hayranlarıyla buluştu
» Kışa gençleşerek girin
» Saç dökülmesine karşı şampuanlar ne kadar faydalı?
» Estetik sonrası bunları tüketin!
» Burun estetiği sadece estetik amaçlı değildir
» Burun estetiğinde amaç mutluluk verici sonuçlar!
» Zayıflama ameliyatları sonrası yalnız değilsiniz
» Türk kadınlarına makyaj çok yakışıyor
» 70 kilo verdi, şimdi sıra estetikte
» Sönük kalçalara ameliyatsız estetik
» Tırnak batmasını önlemek için 7 altın kural
» Yaz biter, cilt lekeleriyle mücadele başlar...
» Bölgesel yağlarınızı sevin, hem de çok sevin!
» Sonbaharda kendinizi yenileyin
» Japon Prensesinden Sonra Tırnak Tasarımında Moda ‘Türk Bayrağı’
» Üniversite öncesi estetik telaşı
» Kum saati vücut hatları 2019 trendi
» 45. Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde Pantene yıldızı parlayanlar ödülleri’nin sahipleri belli oldu!
» Akıllı güzellik cihazından kişiye özel cilt bakımında dev atılım
» Kreminizi kokusuna değil içeriğine göre seçin
» Sonbahar Yaklaşırken, ışıltılı ve serbest saçlarınız ile göz kamaştırın
» Akne ilacını, dermatoloji uzmanı gözetiminde güvenle kullanabilirsiniz
» Kaşlarınızı sonbahar depresyonuna teslim etmeyin