Diyetisyen Burcu Dilek Demir ile sağlıklı beslenme üzerine röportaj…

05 Mart 2018 Pazartesi 10:00
12
14
16
18

Sizi kısaca tanıyalım?

Ofisine adım atar atmaz ofisteki ferahlık insana huzur veriyor. Odasına geçip karşısına oturunca güler yüzüyle karşılaşıyor insan…

Ve içinizden diyorsunuz ki; ‘işte tam aradığım Diyetisyen’ kendinizi teslim ediyorsunuz. Sohbet, hizmet birbirine karışıyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.. Almış olduğunuz hizmet bittiğinde ayrılmak istemiyorsunuz.

Diyetisyen Burcu Dilek Demir, her zaman güler yüzlü haliyle insana enerji veriyor. Çocukluğundan beri beslenmeye önem veriyor. Sonra mesleğini Diyetisyen olarak tercih ediyor. Çeşitli işyerlerinde çalıştıktan sonra İzmir’de kendi iş yerini açan Diyetisyen Burcu Dilek Demir ile gerçekleştirmiş olduğumuz söyleşiyi beğenerek okuyacağınızı umuyoruz. İyi okumalar.

1995 senesinde Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde eğitimime başladım ve bu işin duayeni olan profesörlerinden eğitim alarak 2000 senesinde okulu bitirdim. Yine Hacettepe de Halk Sağlığı Anabilim Dalında özel bir projede asistanlık yaptım ve Ankara genelinde ilkokullarda ve taşra bölgesindeki evlerde toplu beslenme eğitimi vererek ölçümler yaptım. Yaptığımız çalışma uluslararası mecralarda sunuldu. Bu çalışma evlerde yapılan hatalara birebir şahit olmamı sağlarken kadınlarımızın bu konuda bilgiye ne kadar aç olduklarını gördüm. Aynı sene Dr.Pozitif Yaşam Kalitesi Kliniğinin kurucu ortağı olarak diyetsiz zayıflama yöntemi üzerine Türkiye’de ilk defa çalışan ve bunu hayata sokan klinik olduk. Ulusal kanalların özel davetlisi olduk. Bu dönem hayatımdaki dönüm noktasıdır. Bu sırada Hacettepe Üniversitesi Beslenme Bilimlerinden bilim uzmanlığımı aldım. Sonra evlenerek İzmir’e yerleştim ve önemli kliniklerde görevimi idame ettirdim. En sonunda kendi diyet danışmanlık merkezim olan dietChi yi kurdum ve çalışmalarıma devam etmekteyim

Diyetisyen olmaya ne zaman karar verdiniz? Neden bu mesleği seçtiniz?

Benim bu meslekte tanışmam çok küçükken oldu. Tabii tahmin edeceğiniz gibi o zamanlar mesleğim pek bilinmiyordu. Diyetisyenlik bölümümüzün asıl kurucusu değerli amcam Hacettepe Üniversite Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim görevlisi Prof. Dr. Orhan Köksal’dır. Tabii küçükken her fırsatta nasıl beslenmem gerektiğini anlatırdı. Daha o zamanlar 8-10 yaşındaydım. Bu bölümü seçmemde amcam çok etkili olmuştur. Beslenmenin önemini o dönemde bilen sayılı profesör hekimlerdendi.

Her Diyetisyen mutfakla ilgisi olması gerekiyor mu?

Her diyetisyen mutfakla tabii ki ilgili olmalı. Biz eğitimlerimizde doğru pişirme yöntemleri, gıdaların içeriğini koruyarak hem lezzetli hem sağlıklı yemek yapmanın inceliklerini öğreniriz. Bunu da danışanlarımıza aktarırız. Bunun yanında önerdiklerini kendi yapmayan bir diyet uzmanı yoktur diye düşünüyorum ( düşünmek istiyorum). Dolayısı ile tabii ki mutfak bizim işimizin önemli bir parçası. Mutfak diyetisyenin laboratuvarıdır. Aslında hepimizin evinde bir laboratuvar var.

İdeal kilo ne olmalıdır?

Son dönemde vücut analiz cihazlarının devreye girmesiyle ideal kilo kavramı çok değişti. Artık ideal kas ve yağ oranından bahsediyoruz. Hatta ideal vitamin mineral ve kemik yoğunluğundan...Böyle de olması gerek.. Ancak genel olarak herkesin bildiği BMıI(body mass ındex) hesabı yapılarak ideal ağırlık  bulunabilir. Bana göre kişinin kendini rahat hissettiği ağırlık ideal ağırlıktır. Tabii kilo vermek isteyen kişi duruma gerçekçi yaklaşabiliyorsa ve ağırlıkla ilgili takıntısı yoksa…

Sağlıklı diyet nedir?

Farklı vücut ihtiyaçlarına cevap verebilen, sizi strese sokmayan, sağlığınızı gün geçtikçe geliştiren ve bunu fiziksel olarak da hissetmenizi sağlayan diyet sağlıklı diyettir. Vücudumuzun doğru çalışmasını istiyorsak 200’ü aşkın mikro besin maddesini her gün vücudumuza doğru şekilde almalıyız. Bu örüntüyü size hiç hissettirmeden size verebilecek olan tek uzmanlık alanı diyetisyenliktir.

Ofis çalışanlarına neler önerirsiniz?

Aslında sadece ofis çalışanları değil  ‘tüm çalışan kesimde’ ciddi beslenme ve hareketsizlik sorunları var.

Masa başı çalışanlarda çok uzun saatler hareketsiz kalma ve öğün atlama ile beraber yetersiz sıvı tüketimi görüyoruz. Bu durum iş performanslarının ve iş verimlerinin düşmesine sebep olmakla beraber, hayata karşı da performans düşüklüğü ve yorgunluk sendromuna neden olmaktadır.

Çalışanlarda en sık gördüğümüz durum öğünlerin atlanarak zaman kazanılmaya çalışılmasıdır ki bu vücudu yarı yolda bırakıp ciddi konsantrasyon kaybına sebep olan bir durumdur.

Aslında sadece ofis çalışanları değil  ‘tüm çalışan kesimde’ ciddi beslenme ve hareketsizlik sorunları var.

Masa başı çalışanlarda çok uzun saatler hareketsiz kalma ve öğün atlama ile beraber yetersiz sıvı tüketimi görüyoruz. Bu durum iş performanslarının ve iş verimlerinin düşmesine sebep olmakla beraber, hayata karşı da performans düşüklüğü ve yorgunluk sendromuna neden olmaktadır.

Çalışanlarda en sık gördüğümüz durum öğünlerin atlanarak zaman kazanılmaya çalışılmasıdır ki bu vücudu yarı yolda bırakıp ciddi konsantrasyon kaybına sebep olan bir durumdur.

Öneriler:

*Evden çıkmadan yapılan kahvaltının çok faydasını görecekler. Aceleleri varsa sadece

süt muz tarçın  bile iyi bir kahvaltı alternatifi olacaktır. Ancak hamur işi ile güne başlamak ilerleyen saatlerde yorgunluk ve halsizlik yaratır. Mutlaka proteinle güne başlanmalıdır.

*Masalarına sürahiyle su koymak su içmeyi hatırlatacaktır. Baş ağrıları ve aşırı halsizliğin il nedeni su yoksunluğu olabilir.

* Çekmecelerinde performans artırıcı badem, ceviz, kurukayısı, blueberry, mümkünse arada 1 taze meyve bulundursunlar.

*Öğle yemeklerini atlamasınlar ve yemeği yemeden önce seçim yapsınlar. Protein karbonhidrat ve posa yönünden dengeli bir öğün olmasına özen göstersinler.

* Yarım saatte bir ayağa kalkıp 15 adım atsınlar.

*Sürekli kahve içmesinler. Aralara beyaz çay veya kuşburnu çayı gibi antioksidant içeriği yüksek çaylar ilave etsinler.

Biz diyetisyenlere sadece zayıflatan kişi gözüyle bakılması açıkçası beni rahatsız ediyor. Aslında gerçeği söylemek gerekirse obezte ve şişmanlık konusu 4 senelik yoğun eğitimimizde yer alan bir ders. Bizler besinlerin içeriği, bu içeriklerin vücuttaki davranışı, besinin işlenmesi, gıda güvenliği, mutfak-gıda hijyeni, fonksiyonel (yani sağlıklı geliştirici ) besinler,  halk sağlığı, hastalıklara yönelik özel diyetler düzenlenmesi( diyabet, böbrek, kalp hastalaıkları genetik hastalıklar v.b.) , yaş gruplarına ve duruma göre nasıl beslenilmesi gerektiği (bebeklik, çocukluk, ergenlik, yaşlılık, hamilelik vb.), toplu beslenme alanlarında sağlıklı menü düzenleme konularında eğitim alırız.

Hayalleriniz?

Hayal çok. tabii ki.  En büyük hayal eşimle ve çocuklarımla olan hayaller. İşimle ilgili hayallerim..( daha Çok vizyon diyelim) .. Beslenmeyi ilgilendiren her konuda danışılan ve bu konudaki tüm ihtiyaçları karşılayan bir merkez haline gelmek. Sosyal sorumluluk projeleri üreterek fiziksel veya maddi sebeplerle bize ulaşamayan insanlara  ulaşmak ihtiyaçlarını karşılamak.... Gibi daha birçok hayaller var.

Tiyatro, Sinema,Kitap üçlemeasiyle aranız nasıl?

Mesleki açıdan düşünürsek sürekli okumak zaten vazgeçilmezimiz. Tiyatro canlı dinamik ve enerjik. Empati kurma, olayları kavrama ve aynı zamanda iyi vakit geçirmenin en iyi yolu tabii ki tiyatro. Ancak küçük çocuklarım olmadan önce çok sık katıldığım sinema ve tiyato gibi etkinlikleri bir süre rafa kaldırmak zorunda kaldım diyebilirim. Gidebilenlere gıpta ve özlemle bakıyorum.

En çok saygı duyduğunuz yaşayan insan?

Saygı duyduğum (yaşayan kişi dedğiniz için) önce sevgili annem.. Sonra Betul Mardin.

En değer verdiğiniz kavram?

Adalet, vicdan, dürüstlük, yaptığın işin en iyisini yapmak

İletişim 

Plevne Bulvarı Dr. Rıfat Bey Apt. No: 14 Kat: 4 Daire 8

E-mail: info@dietchi.com

instagram:dietchialsancak

Tel: 0232 503 05 06

 

 

 

 

 

 


  Yorumlar

1 Gizem Eren 05/03/2018 16:47 gizemmerenn35@gmail.com
Hemen gitmek istedim :)
2 Gizem Eren 05/03/2018 16:37 gizemmerenn35@gmail.com
Hemen gitmek istedim :)
««    «      Sonraki »    »»

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Ressam Nazan Pamuk ile Röportaj…
» Hazal Filiz Küçükköse:" Bazen seksi bazen de yaramaz bir çocuğum"
» Babasının Kızı: Gül Ergi...
» Profesyonel Yaşam Meleği: Dr. Ebru Nurluoğlu
» Nur Fettahoğlu :" Kadın olarak güçlü kalmak zorundayız"
» Ekranın güzel yüzü
» İçimizden Biri “Deliha”nın Hikayesi
» Tutkulu aşık bir dünya güzeli
» Mutlu çocuğun sırrı
» Sağlığınız için hep yanınızda
» Türk Modasının Uluslararası temsilcileri
» Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi
» Ünlü Oyuncu Betül Arım’ın en büyük hayali: “Sevgi ve Sanat Çiftliği” kurmak
» Kahkaha ile kalın
» Ayşe Tolga: “Yiyecek seçimlerinde hata yapıyor olabilirsiniz”
» “Sanat Basına Yansımıyor”
» Güzel spiker canlı yayında
» Burcunuza göre eğitim ve kariyer planlamanız nasıl olmalı?
» Bass: " Türkiye’nin güçlü, demokratik ve barış içinde olması bizim de yararımızadır."
» Türkiye güzeli Açalya Samyeli Danoğlu Röportaj...
» Göç,Dram,Hüzün ve İki Yaka Yarım Aşk...
» Moda tasarımcısı Selma Çilek güzellik sırlarını anlattı
» “Ayrılan Kadınların El Kitabı”
» İsrail Büyükelçisi Eitan Naeh, Türkiye- İsrail ilişkilerini anlattı
» İdil Fırat: “Aşık olduğum adam gözlerinin içiyle gülmeli”