YAZARLAR Didem Tınarlıoğlu
12
14
16
18
02/05/2017 11:58
Yaşam denilen şey !

Yaşam   dediğimiz   şey   ortalama 75 yıl, o da   şanslıysanız !

İnsanoğlu,    yılın dört ayını ,yetmiş beş  yaşarsa  yaşamının   yirmi beş yılını uyuyarak   geçiriyor!  Ürkütücü   değil   mi ?

Ömür dediğimiz sürenin üçte birinde   sadece nefes  alıyoruz,  yaşamıyor, yarı ölüyüz   kısaca (!)

Ortalama bir yaşama göz atarsak :

İlk 25 yıl: Çocukluk, okul derken sonrasında da ergenlik ve hormonların devrede olduğu, önündeki ömrüupuzun düşünerek geçen havai yıllar.

Son 25 yıl : Emekliliğe yaklaşmanın ya da emekli olmanın getirdiği dinginlik ve  sakinlik ile bedenin ve ruhun kıymetini yeni fark etmişolmanın geçkalınmışbilinci ile tüm yaşam  sağlığıhakkında bir hekim kıvamında bilgelik ile geçen yıllar.

25 ila 50 yaşarası: Burası, yaşamın tam ortası. Hırsların,  tutkuların,  sorgulamaların en fazla yapıldığıama eyleme dökülmeyip ertelenen yaşamlar, “ev, yazlık, araba almalıyım, çocuklar en iyi okulda okumalı”  diyerek istemediğimiz işlerle ömür tüketiliyor.

Uyumlu değil uygun olduğu için yapılan eşseçimleri, son yirmi beşi yılıiyi geçirmek için gece gündüz çalışıp eve gelince koltuğa kendini zor atan bedenler, televizyon karşısında uyuya kalmanın en büyük konfor olduğu yaşamlar ile geçen yıllar.

Yaşamın bir başka üçte birini  iş dünyasındaki  durumuna bakalım :

-İnsanların, sadece   %14 ‘nün sevdiği işi yaptığınıbiliyor   musunuz ?

-Mesleğini  ”Hiçveya  pek sevmiyorum “diyenlerin  oranı ise  %65 ! (kyn.paramedya.com)

Yaşamının, zaman ve mekan olarak   neredeyse üçte birini geçirdiği bir işi , sevmeden yapmak zorunda olmak nasıl büyük bir  eziyet! Sırf bu durum bile kişinin mutsuz olmasıiçin tek başına bir sebep değil midir? Bunun sebebinin eğitim sistemi olması konusuna hiç açmayalım bile. Pisa’nın 28 ülkede son yaptığı araştırmaya göre Türk öğrenciler, “en mutsuz öğrenciler “olarak birinci sırada yer aldı.(Nisan’2017)

Aristotle,2300  yıl önce insanların her şeyden çokmutlu olmak   istedikleri sonucuna   varmış. Aristotle’den  bu yana her konuda ilerleme varken mutluluk arayışımız konusunda arpa boyu yol almamışız.

İnsanoğlunun ruh sağlığı ne  durumda ?

-Dünyanın %4’ü-yaklaşık 300 milyon kişi- depresyonda. Tedavi için uzmanlara başvurmayanlar da dahil edildiğinde rakamın çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. (kyn.:AvusturyalıQueensland  Ünv.)

-Türkiye’ de  8 milyon kişi  antidepresan  kullanıyor ve kullanımda kadınlar erkekleri ikiye katlıyor. (Sağlık Bakanlığı2015)

Her taraf mutluluğun formülünüanlatan kitaplar, kurslar, workshoplarla dolu.

Bir yandan gittikçe  yalnızlaşılırken   artan şey yüze takılan maskelerin çeşidi oluyor. Maskeler; evde, işte, sosyal hayatta ve yastığa başkoyulduğunda birbirlerini tanımıyorlar bile.

Birbirine yabancı yorulmuşruhlar, emanet bedenlere teslim edilmiş  nefes almaya çalışıyorlar.

Sosyal medyada sahte gülümsemeler, olmasıarzu edilen yaşamlar, binlerce takipçisi olan hesaplara sahipken güvenebildiği insan sayısıüçübeşi geçmeyen profiller, binlerce mil uzakta sanal biri ile saatlerce süren sohbetler yanıbaşında duran dostlarla paylaşılmayan hayatlar.

Elindeki telefona bakmaktan gökyüzüne bakmayınicedir unutmuşbenlikler, kulaklıksız yürüyemeyen ama kuş  sesini  bile duymaktan mahrum gençler.

Ertelenmişmutluluklar planlanmışileri yıllara atılmışyaşamlar derken anıbilmek ve yaşında yaşamaya çalışmak gülümseten   iyimserliklere dönüştünerdeyse.

Tüm bunlar  olup  biterken ; Hırsların, arzuların, sosyal statülerin ve somut değerlerin peşinden koşarken asıl yaşamın lezzetini hiçtadamaz olduk.

Her şeyi koy verip yaşayalım, canımız neyi istiyorsa hesapsızca tüketelim demiyorum. Ertelemek ve zamanızamansızlıkta hissetmemekten bahsediyorum. Pişmanlıklar, suçlamalar ve bahaneleri bir kenara bırakıp hedeflerimizin peşinden koşarken bu hedefler, sizi sizden alıkoymasın diyorum.

Birinsanın hayatının tüm alanlarında sağladığıbirbiriyle ilişkili sonuçkalitesine "yaşam başarısı" diyoruz. Yaşam başarısıbir insanın yaşama dair beklentileriyle yaşamındaki gerçekleşmelerin doğru orantılıolmasısonucu elde edilen bir kazanımdır. Bunda bir insanın ilişki başarısından, akademik başarısına hatta sosyal ilişkiler başarısına varan bir dizi alanda beklentileriyle örtüşen sonuçlarıalmasıgerekir. Bir başka deyişle yaşam başarısıkendini gerçekleştirmek ve yaşama dair çok yönlüolarak isteklerine ana hatlarıyla ulaşabilmektir.

Üzülecek şeylerin sayısıçok. Gülümsetenlerin  ki çok mu az ?

Boşa geçen ömrüsorgulamanın belki de tam zamanıdır.

Dünyayıdeğiştirmemiz mümkün değil   fakat kendi dünyamızıdeğiştirmek mümkün.

"Bir şeyi yapabileceğinize veya yapamayacağınıza inanıyorsanız; her iki durumda da haklısınız/Henry Ford

Sevgi ve mutlulukla kalın.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :