Dansı, müziği ve yılanlarıyla 90’lara damgasını vuran Tuğçe San Red Bull.com’a konuştu

18 Temmuz 2018 Çarşamba 11:00
12
14
16
18

RedBull.com’un yeni röportaj serisi ‘Şimdi Neredeler?’ bir neslin çocukluğuna damgasını vuran isimlerin şimdi ne yaptıklarını araştırıyor ve 80’ler ve 90’larda yetişmiş neslin unutulmazlarına yer veriyor. Boynunda yılanları, dansları ve o yılların ötesinde müziğiyle 1990’ların ortalarında müzik dünyasını alt üst eden Tuğçe San’ın bugünü ve görkemli geçmişi www.redbull.com adresinde Melis Danışmend’in yaptığı söyleşide yer alıyor.

RedBull.com 1980’ler ve 1990’larda büyümüş neslin unutulmazlarını derliyor. Melis Danişmend’in ‘Şimdi Neredeler’ adlı röportaj serisi ekran yüzlerini, şarkıcıları ve bir şekilde herkesin aklında yer edinen isimlerin bugün nerede ve ne yaptıklarını araştırıyor.

Serinin üçüncü röportajı, yılanları ekranlara taşıyan, dansları ve zamanın ötesinde müziğiyle tüm gençleri etkilemeyi başaran Tuğçe San ile gerçekleşti. 1996 yılında yayınladığı ilk albümü ‘techno-pop’ ile müziğe giriş yapan San daha sonra ekranlardan ve sahnelerden çekilip ABD’ye yerleşti. Burada bir güzellik salonu açan sanatçı yaz aylarını memleketi İzmir’de geçiyor.

İzmir sende nasıl bir etki bıraktı?

İzmir benim vazgeçilmezim. İş̧ hayatıma, müziğe, dans etmeye burada başladığım ve ailem de burada olduğu için bambaşka bir yeri var benim için.

Nasıl başladın dans etmeye?

Burada Alsancak’ta, Ogün Yıldırım Dans Grubu’nda. Sabah okula, okul sonrası işe, iş sonrası da TRT programına yedek dansçı olarak gidiyordum. O yıllarda tabii sadece TRT var, özel televizyon yok. Coşkun Sabah’ın programı vardı, onun arkasında dans ederdim.

Dansa ne zaman merak saldın?

Ta ilkokul birinci sınıfta. Sınavdan önce kalkar tahtaya, 'Hadi dans edelim!' yazardım. Arkadaşlarımı motive edeyim isterdim. Hatice diye bir öğretmenim vardı, adaşım. Benim asıl ismim Hatice, biliyorsundur belki. Onun kızının adı Tuğçe’ydi, Tuğçe de oradan geliyor zaten. Çok fakir olduğumuz için kıyafet alamazdık; öğretmenim alırdı ya da kağıtlardan dikilirdi. Hani krapon kağıtları vardır ya süslemek için.

İlham aldığın birileri var mıydı dans konusunda?

Michael Jackson, Paula Abdul en büyük idollerimdendi. O zamanlar dans grupları vardı. İşte Ogün Yıldırım, Hakan Peker, Tolga Han... Onların da etkileri vardı. Profesyonel hayatımda Ogün Yıldırım’ın büyük rolü vardır. Eğitimim genelde Latin müzikleri ağırlıklıydı ama o bana yetmedi. O temellerin üzerine Kuşadası, Bodrum, Çeşme’de yabancıların çok olduğu yerlerde dans ederek piyasaya girdim.

Kaç yaşındaydınız bütün bunlar olurken?

16 yaşındaydım. Çok iyi para kazanıyordum, aileme büyük destek oluyordum. Bir gün Kuşadası’nda bir düğünde sahneye çıkıp dans ettim. Chaka Khan’ın sevgilisi de oradaymış. Öyle bir program hazırlamıştım ki adam, 'Türkiye’de bu nasıl oluyor?' demiş. Tanıştık, prodüktör arkadaşları olduğunu söyledi, 'Sen çok farklı bir yapıya sahipsin, Almanya’ya gelmek ister misin?' dedi, 'İsterim' dedim. Bir buçuk ay içerisinde Almanya’ya gittim.

Almanya’da ne kadar kaldın?

Dört yıl. Sürekli dans ettim.

Bir de güzellik uzmanlığı eğitimi aldın değil mi?

Evet, Heidelberg Üniversitesi’nde. Gündüz okula gidiyordum, akşamları sahneye çıkıyordum. Dans ediyordum, şarkı söylüyordum.

Orada olmak sana neler kazandırdı?

Dört yıl. Sürekli dans ettim.

Bir de güzellik uzmanlığı eğitimi aldın değil mi?

Evet, Heidelberg Üniversitesi’nde. Gündüz okula gidiyordum, akşamları sahneye çıkıyordum. Dans ediyordum, şarkı söylüyordum.

Orada olmak sana neler kazandırdı?

 

Almanya’ya gidince öyle bir ufkum açıldı ki... Talent grupları var orada, nereye girsem birinci oluyordum. Prodüktörler ilgileniyorlardı, çok farklı fikirlerim vardı. Hem Avrupai hem Türk, farklı bir stil. Görüntü de farklı. O zaman La Bouche'un falan ortaya yeni çıkacağı zamanlar. Ben prodüksiyondayken onlar da prodüksiyondaydı, aynı anda çıktık. Hem şanslıydım hem de çok atılgan bir karakterim olduğu için hiçbir şeyi yadırgamadım. Hemen Almanca öğrendim. İstemek çok önemli. Benim için mutlu olmak, istemek, sevmek, ‘respect’ yani saygıyla beraber iyi de kötü de olsa her şeyi olduğu gibi kabul edip hayata devam etmek çok önemli. Bu müzik hayatında da çok önemli. Çünkü çok hüsrana uğrarsınız. Hele Avrupa ülkelerinde. Çok kapıdan geri çevrilirsiniz. Ben bunu hiç kabul etmeden devam ettim, bir kapı kapanıyorsa ötekine gittim. Münih, Köln, Nürnberg, Amsterdam, İsviçre, Avrupa’nın bütün ülkelerini vazgeçmeden dolaştım, en sonunda Chaka Khan’ın kullandığı stüdyoların prodüktörüyle anlaştık. İki single hazırladık örnek olarak. İstanbul’a geldik ve ikinci gün Sony Müzik benimle anlaşma imzaladı.

Sonra neler oldu?

Anlaşma yaptıktan sonra bir hafta kaldık Türkiye’de. O zaman Sibel Alaş, Mustafa Sandal benim stüdyomu kullanıyordu Almanya’da. Özlem Tekin’in, Şebnem Ferah’ın çok desteği olmuştur kayıt aşamasında, sözlerde, vokal kaydında. 14 parça hazırlandı, klip için Neredesin’e karar verdik. Burada olmayan bir şeydi, tam bir techno müzik. Çok da farklı bir videoydu, bilirsin.

 

 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Kaybettiği “Ustalarını” , Duygusal bir gece ile andı…
» Sanat camiasının kulis sırları bu oyunda ifşa oluyor!
» Sertab’ın Müzikali’ Ankara’da
» Kınalı’nın Çok Boyutluluğun İzini Süren Eserleri İş Sanat Kibele Galerisi’nde
» “Bavul” Seyircisiyle buluştu
» Mozart’ın en eğlenceli eseri Figaro’nun Düğünü İstanbul’da
» Şehir Tiyatroları’nda bu hafta
» ‘Alper Yine Hamileyim’ Londra’yı da güldürdü
» Yasemin Şefik ile İki Koltuk’un bu haftaki konuğu Zeynep Mansur oldu
» İzmir DOB "La Forza Del Destino" Operası
» Birsen Tezer’den müzik ziyafeti
» Başkan Sema Pekdaş’a bir ödül de tiyatrodan
» Zerrin Tekindor’un Sesinden “Damarımda Kanımsın”
» Merve Özbey’e anne dopingi
» MIX Festival, iki gün boyunca farklı müzik türlerini buluşturdu
» “TÜRVAK Koleksiyonu” Sergisi Eskişehir’de açıldı!
» Damla Sönmez: “Bir filme hazırlık süreci lüks değil, gereklilik!”
» Mabel Matiz Türkiye turnesinin startını Ankara konseriyle verdi
» Lara Di Lara Şarkıları Şimdi Senfonik!
» Üç silahşor Balesi İlk kez İstanbul’da…
» 20 bin genci ‘oyun’a getirdiler!
» 4. Ulusal Fotoğraf Yarışması sonuçları açıklandı
» Kral, hem düşündürdü hem güldürdü
» Yönetmen Murat Şeker’in kadınları...
» Malatya’nın en iyileri belli oldu