Binlerce insanın kalbine dokunan adam, Deniz Süha Küçükaksu

05 Temmuz 2017 Çarşamba 16:00
12
14
16
18

Füsun Su

Eğer bir Tv ya da Radyo programı yapıyor olsaydım, kendisini şöyle takdim ederdim. “ O biiiiiir RESSAM, o biiiiir YAZAR, o biiiiir MÜZİSYEN, o biiiir CERRAAAAAH..  Ve tabii ki başarılı bir eğitimci, iyi bir aile babası,  çok neşeli bir komşu ve çok daha fazlası. Binlerce insanın kalbine hem fiziksel, hem de ruhsal anlamda dokunana Deniz Süha Küçükaksu, bir kalp doktoru, bu konuda profesör. Bilime, tıbba hizmet eden insanlık yolunda yürüyen, dopdolu bir insan.

Etiketlere sahip olmak çok zor değildir. Mimar, mühendis, bahçıvan, aşçı, doktor, avukat, muhasebeci, müzisyen, futbolcu vb olabiliriz. Eğitim ve diplomalarla edindiğimiz bu etiketler bize, başarı, beğeni getirebilir. Ödüller, sertifikalar,  alkışlar alabilir, bol donanımlı bir kimlik ifadesi yaratabiliriz. Tüm bunlara sahip olmak güzel, hem de çok güzeldir. Ama farkına varırsak, bunlar gerçek varoluş amacımıza hizmet eden vesilelerdir aslında. Tüm etiketlerden sıyrıldığınızda olduğumuz ve olmakta olduğumuzdur aslolan. Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu, tüm bu kimlikleri içselleştirerek, iyi ve güzel insan sıfatını hak edenlerden.

Birbirinden kıymetli komşularım olduğu için kendimi hep şanslı hissetmişimdir. Ancak, onların günlük yaşam içindeki duruşlarını aynı sitenin içinde gözlemleyebilirken, kariyerlerindeki varlıklarını nasıl sürdürdükleri konusunda en ufak fikrim olamaz gerçekte. Samimi bir itirafta bulunayım ki, böylesine kıymetli değerler taşıyan kapı komşumun çok ciddi mesleki başarılarını, sosyal medya faktörü ( Facebook ) olmasaydı ıskalayabilirdim. Çünkü 12 yıldır radyo, TV ve gazetelerden uzaktayım.

Sanal ortamda tüm bilgilere müthiş bir hızda ulaşıyoruz. Bunlara kişiler hakkında ön bilgi sahibi olmamız da dahil. İyi bir gözlem ve analiz yaptığınız zaman oldukça doğru verilere, tanımlara ulaşmak mümkün. Örneğin saldırgan, depresif, sevecen, kederli kimlikleri ya da –mış gibi yaparak gerçekte “olmak” istediği kimliği sahneleyenleri kolayca tespit edebiliyoruz. Bu bilgi kaynakları zaman zaman yanıltıcı imajlar yaratmakla birlikte, çok zaman gerçeğe oldukça yakın tespitler elde ediyoruz. Herneyse, bugün yazmak istediğim konu sosyal medya aracılığı ile gözlemlediğim komşum Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu.

Kalp ve Damar Cerrahisi olarak bilinen Tıp dalının en başarılı temsilcilerinden birisi olan Süha Bey’in bilinirliği, konuyla ilgisi olan tıp camiası ve hastalar arasında “duayen” tabir edebileceğimiz kadar yaygınmış meğer. Çünkü kendisi kalp nakli konusunda uluslararası başarılı bir isme sahip.

Kalbin çalışma mekanizması zayıfladıkça “yapay kalp” ameliyatı hastalar için umut ışığı oluyor. Ah, ki ne ahh! Bana göre, zihnimizin işleyiş şekli kalbimizi de vurabiliyor, bedenimizin herhangi bir bölümünü ve en önemlisi düşünsel algımızı da bozduğu için oluyor bu sağlık-sızlık halleri. Süha Bey bu yapay kalp ameliyatlarını müthiş bir başarı ile gerçekleştiren bir kalp uzmanı, kalbin uzmanı.

Ben hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inanıyorum. Kalp transplantasyonunu böylesine başarıyla gerçekleştiren bu insan, işini de kapsayan yaşamını kocaman kalbiyle, yaşamın kaynağına direk bağlantıda  sürdürüyor. Topluluk içinde samimi ve keyifli duruşu ile neşe kaynağı bir kimlik olan Süha Bey saatlerce süren ameliyatlara karşın kendisine, ruhuna iyi bakıyor, spor yapıyor, resim yapıyor, kitap yazıyor. Birkaç gün önce büyük kızı Deniz, Psikoloji bölümü diplomasını babası Süha Küçükaksu’nun elinden alırken, bunlar geçti zihnimden.

Geçtiğimiz yıl, bir başka değerli komşumuz olan Figen-Alaaddin Ulugöl çiftine ait “Ulugöl Sanatevi”nde sahnelenen Feride müzikalinde şoför Tanju tiplemesi ve seslendirdiği şarkılarla bambaşka bir yanına tanık oldum sevgili Dr. Küçükaksu’nun. Kalbinizin bir doktora ihtiyacı varsa, bence https://www.youtube.com/watch?v=4KMsDz1cU60linkini tıklayarak, bir başka renkli ve değerli komşum Kemal Öztürk’ün hazırladığı videoyu “Hızdan zevk alan, hastaneye sevk alır” sözünün manidarlığı eşliğinde izleyin derim. Yaşamda her nereye koşuyorsak, bu bedenin ulaşacağı yer belli değil mi zaten? Bizler toprakta kurtlara yem olurken, organlarımızın, ihtiyacı olan bedenlerde can bulması muhteşem değil mi? Sıklıkla organ naklinin önemini vurgulayan, “rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım” diyen şoför Tanju’nun Dr. Küçükaksu halinde hastası olmayı isteyebiliriz birgün.

Ancak, kalpleri onaran bu kalp uzmanının kalbi kırık. Çünkü hastalara şifa olmak yolunda tüm bilgi, birikim ve donanımını seferber eden, kalp cerrahı tıp adamı ve meslektaşları, sağlıkta tek otoritenin devlet olmasından dolayı çektikleri güçlükleri ne yazık ki dile getirerek sonuç elde edemediler henüz. Çünkü çok ince ayrıntılara sahip olan branşlarda devletin herkese eşit şekilde yetmesi imkansız görünürken, maddi imkanı olanlara da yasal boyutlarda dolaylı olarak kapılar kapalı. Çok büyük teknoloji ve maliyetler gerektiren kalp nakli ve yapay kalp branşının, Türkiye’de mükemmel bir ekiple dünya çapında işler gerçekleştirirken özel sektörde zarar ederek, programın kapatılmış olması, ne yazık ki benim aklımın fazla ermediği ama insancıl olmadığını fark ettiğim konulardan birisi.  Zaten “ben fasulyeden yazarım” der konuyu uzmanlara bırakarak noktalarım.

Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu, Dünya’da ilk kez kalp nakli gerçekleştirildikten yalnızca 1 yıl sonra, açık kalp ameliyatını ve kalp naklini Türkiye’de ilk kez uygulayan Dr. Kemal Bayazıt hakkında “Kalbin Son İmparatoru” ismiyle bir kitap yayınladı geçtiğimiz ay. Bu konuda kendisini “Kalbin Veliahtı” olarak tanımlamamda sanırım sakınca olmasa gerek. Kalbin veliahtı Prof. Dr. Küçükaksu, tıp biliminde radikal ve cüretkar atılım yaparak tarihe adını kazıyan Dr. Kemal Bayazıt’ı “arzu, sabır, sebat ve güvenle tüm zorlukların üstesinden gelen ve sosyal statü ve hiyerarşi gözetmeksizin meslektaşlarını dinleyen” kişi olarak tanımlarken, “zihnin” yalnızca eğitimle değil, varoluşun doğasını, kaynağını temsil eden “kalple birlikte çalışmasının reel hayata yansımasını” ifade ediyor… Zihnin kalple birlikte çalışması kavramı bana, dünya düzlemi üzerinde mükemmel dengeyi kurma yolu olarak görünüyor. Sağlık, huzur, neşe, bolluk her zaman, her yerde mevcutken, yalnızca zihinle hareket eden, kalbine kulak vermeyen bir sistemin, bedensel ya da ruhsal travmaya maruz kalması çok net.

Az önce Prof. Dr. Süha Küçükaksu’nun yaptığı mavi kapı resmini görünce bu yazıyı paylaşmak geldi içimden. “Elbette o mavi kapı açılacak, sevgili insan…” Kalbinizi başarılı doktorlara olduğu kadar, adam gibi adamlara ( ya da kadınlara ) teslim edin. Deşifresi şu baylar, bayanlar; Ruhun cinsiyeti yoktur. Sevgi şifalıdır.

Zihninizin sakinleşerek huzurda olduğu zaman ve mekanda, kalbiniz ses verir. Kalbinizin sesini dinleyin. “Her şey AŞK’tan” diyerek, konuyu Ogün Sayharman bestesi, benim seslendirdiğim aşkın bambaşka yeni bir anlam yorumlaması olan AŞK isimli şarkıma bağlayacağım. Bedeni ve zihni aştığında, aşkın bir bilinç haline ulaştığında AŞK, HAKİKAT olur.

Linki tıklayıp, gözlerinizi kapatma zamanı geldi. Kalbinize iyi bakın.

https://www.youtube.com/watch?v=q9r9UrIVFw4

 

 

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Tasarım Tomtom sokakta başladı
» Festival rüzgarı
» Nilüfer Kadın Korosu, Gölyazı Balıkçı Kadınları Derneği’ne konuk oldu
» 15. İstanbul Bienali’nin çocuk kitabı
» Influencer Marketing, TV reklamlarının yerini alıyor
» Kristal Elma Festivali’nde “Tek Bir Gülücük İçin” kampanyası ödlüle döndü
» Ivana Sert’ten Mücevher Koleksiyonu
» Vodafone Türkiye, Kristal Elma’da 33 ödül birden
» Gençler uyumak yerine televizyon izlemeyi tercih ediyor
» Bebek ve torun için eğitim şart
» Ebru Gündeş, şarkılarını Kıbrıs’ta seslendirecek
» StartersHub XO girişimleri yatırımcılar ile buluştu
» Nida Bulut’un “Pusula” Koleksiyon’u tarihi takılara modern çizgiler
» Başarıyla dopdolu’ bir söyleşiye davetlisiniz!
» Toplumsal Cinsiyet ve Edebiyat Söyleşileri’nin Teması Bu Sene “Sinema ve Edebiyat”
» Sıfırdan başlayıp efsane olmak
» Sema Uyar; “Kadınsız Demokrasi olmaz”
» Doldu taştı
» Google Chrome kullanıcılarına ESET koruması
» 2018’de bizi bekleyen vergi düzenlemeleri neler?
» Cemiyetin Normandiya çıkarması
» Bir geceliğine çocuk olmak
» 50 milyar dolarlık pazar buluşması gerçekleşti
» Antalya, Gloria Ironman 70.3 Turkey için binlerce sporcuya ve spor severe ev sahipliği yaptı
» L’Oréal Türkiye; "Daha İyi Bir Yaşam İçin Güzellik” Genç kadınlara eğitim olanağı sağlayıyor