YAZARLAR Berna Aysu
12
14
16
18
17/11/2018 12:08
Ubuntu

Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir,

Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır.
Onlara, “Haydi, şimdi başla! Birinci olan alacak!”

 O an bütün çocuklar el ele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler;
“Biz “ubuntu” yaptık:

Yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı.

Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir?
Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.”

Ubuntu’nun anlamını açıklarlar onların dilinde:

Ubuntu: Ben, ‘biz’ olduğumuz zaman ‘ben’im.

Bulanık bir suyun içindeyiz hepimiz.

Düşünen, sorgulayan, çözüm üreten, dayanışan kesim maalesef çok çok az!

Oysa, berrak su içinde olmadığı kadar şeffalık taşır, netlik kazandırır, mutluluk, huzur , tatminlik duygusu verir.

Unuttuk.

Hatırlamak için hiç geç değil!

“BİZ” “BİRLİK” OLDUĞUMUZU..

UBUNTU yapmamıza ihtiyaç var!

Ya da adını siz koyun, hiç farketmez.

Bir farkındalık, bin farkındalığa dönüşsün.

Yetişkinler, ebeveynler, nesillere “BİZ” olabilmenin erdemlerini öğretsinler

Öğretmek, teknik bilgileri vermekle olmaz, davranışlara döksünler!

Rekabet bazı koşullarda gerekli, işin içine hırs girdi mi denge önemli!

Nerede duracağını, soluklanacağını, ezmeden, hak yemeden, parçalamadan, etik olacağını bilmek ise ;

Tamamen kişinin “AHLAK TERBİYESİYLE”  ilgili bir durum

Böyle olunca çember dönüp dolaşıp gene önce “AİLE” , sonra “OKUL” , ve “SOSYAL YAŞAM ”’da tamamlanıyor.

Ne ürettiğin kadar, nasıl ürettiğin de önemli

Hedefine ilerlerken, engellerle nasıl mücadele ettiğin, kaosun ortasında ki tepkin

Mücadele sırasında ki hissiyatın, tavrın

Bunlar bütünün bir parçası

Hepimiz bütünün parçası iken;

Neden ayrı düşüyoruz birbirimizden

Yaşadığımız dünyayı, doğanın dengesini, toprağın bereketini, çocuklarımızın sağlığını,

Neden bozuyoruz el birliğince?

“Kaleme almak kolay, ahkam kesmek beleş” diye düşünenlere ise cevabım şöyle ;

Ne gördüysem öyle uygulamadım, bana bahşedilen akılı sorgulamayı öğrenene kadar

Ondan sonrası çorap söküğü gibi geldi.

Nasıl daha iyi bir insan olabilirim diye düşünmeye devam ettim

Devam ettikçe, ihtiyacım olan dersler birbir önüme dizildiler

“Geçte görelim” dediler

Bazılarından sınıfta kaldım yaşamda. Yılmadım.

Aynı sınavı farklı versiyonlarda, farklı zamanlarda koydu yaşam bu sefer önüme.

Taa ki geçene kadar.

Mükemmeli oynamak, iyiyi oynamak sahne düzeni ister

Düzene ihtiyaç duymadım çünkü oynamadım

Nasıl faydalı olabilirim diye bu sefer düşünmeye başladım

Tek bir kişinin, bir diğerine dokunabileceğini, fark yaratabileceğini gördüm.

Demem o ki sevgili okurlar;

Ne yapabilirim sorusunu sık sık düşünün

Sonra, nasıl yapabilirimi irdeleyin

En son ne zaman başlayabilirim diye sorun ve sordurttun.

BİZİM, BİZE İHTİYACIMIZ VAR!

Üretmeye, dayanışmaya, sosyal projelerde yer almaya, aç komşumuzu doyurmaya

Ufak bir dokunuş olsa bile

Uykudan uyanalım!

Haydı “ubuntu” zamanı

Sevgiyle kalın

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :