YAZARLAR Berna Aysu
12
14
16
18
01/10/2017 17:47
Siz yoğurdunuzu nasıl yiyorsunuz?

Dostoyevski hapishanedeki bir köpekle , insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapıyor.

Önce köpeğin yanından geçen her mahkum tarafından tekmelendiğini gözlemler.Asıl ilginç olan şey ,  köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında otomatik olarak eğilerek tekme pozisyonu almasıdır.

Dostoyevski , bir gün köpeğin yanına giderek başını okşar.Köpek şaşkın şaşkın baktıktan sonra  , hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar.O günden sonra ne zaman Dostoyevski’yi görse ondan kaçar, yanına hiç yaklaşmaz.

Hepimiz , bir anlamda Dostoyevskinin köpeğine benziyoruz.Gerçek sevgiye , yabancılaştık , değer vermiyoruz , sevgimizi göstermeyi unuttuk.Bize , sevgi gösterenleri itiyor ve kırıyoruz.

Hepimizin , yoğurt yeme şekli farklı.

Ama , unutmayın ki , temeli aynı.

Kendimize , ait oluşturduğumuz korunma kalkanları.

Zamanlama temeli de farklı değil aynı ve sağlam :  GEÇMİŞ!

Buraya kadar bir sorun yok.

Amaç belli , zarar görmemek!

O kadar güvensiz bir ortam ve yüzyılda yaşıyoruz ki ; bu da kabul edilebilir bir durum.

Kendi , kabuğu içinde yaşayanlar ,

Kabuğu , kırıp nefes almaya çalışanlar ,

Kabuğun , içinde ki , inciyi farkedemeyenler ,

Sınırlarını , belirleyip ona göre yaşayanlar,

Yorucu değil mi ? Bunlar da sadece kişinin tercihleri diyebiliriz.

Hepimiz , çok kültürlüyüz  maşallah! Baksanıza 2 yabancı dili ana dilimiz gibi konuşuyoruz.

İLGİSİZCE VE ANLAMAZCA!

Dayatmalar ;

Ağır yerine getirelemeyecek vaadler ,

Kolayca tüketilen ahkam kesen cümleler , janjanlı sözler,

Kolay, sarfedilen cümlelerin içeriği boştur.

Emek yok , mücadele yok , sabır yok , ilgi yok , yok yokta yok.

AİDİYET DUYGUSU  olmuş biçare.

Tensel temaslar ön planda , tutulmuş bir AVCI  misali , kirlenmiş ruhlar konseyi toplantısı sanki.

Kişisel hırslar  , sönmeyen yüksek egolar , sıkışınca toz olmalar , tutarsızlıklar

Sözel , fiziksel şiddetler , bahanelere sığınmalar , sığlıklar , vurdumduymazlıklar, küstahlıklar vs vs

Bunlarında temeli kişinin kendisi.

Asla , sağlam değil  , asla güvenilir değil.

Asla , yüzleşmeye adım atmazlar , iğneyi kendilerine batırmazlar.

Kabul etmezler , kendilerini kandırdıklarını,

Kendilerine , şans vermezler

Hep aynı döngü içinde dolanırlar , sıkıldıklarında yahut sıkıştıklarında hep bir savaş kaç taktikleri vardır.

Tek bir hamlede yıkılmaya mahkum ruhlar.

Kayıp ruhlarla buluşursa , temeli sağlam olanlar ;

O kalkanlar zırh olur , duvarlar kalınlaşır.

Zira , alışık değillerdir sevilmeye.

Geçmişi , geleceğe taşıdığımız sürece her insan potansiyel kayıptır.

“Hal”’den , “OL”maya geçebilmek için , insanın önce kendine iyi davranması gerekir.

Hayal kırıklığı yaşamaz , ilahi planın işleyişine ayak uydurur.

Yaşamında , neyi istemediğinin bilincindedir.

Dilerim , hepimiz yaşamlarımızda dengimizle , dengeleriyle hoşluklar  yaratan insanlara sahip oluruz

Danışanlarıma  , seanslarda verdiğim en önemli görüşüm şu : “3 silahşörlerde  , bir titreşim yoksa doğru adreste değilsin”!

3 silahşör nezdimde ; RUH & BEDEN & ZİHİNDİR.

Sevgiyle kalın

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :