YAZARLAR Berna Aysu
12
14
16
18
26/09/2017 19:28
Helalleşmek

En son kiminle helalleştiniz , cenaze dışında?

Fırsat ayağınıza gelince , vicdanınızla muhakeme yapabildiniz mi?

Hesapları görüp , defteri kapatıp , gerçekten helallik aldınız mı ya da verdiniz mi?

Arada , tavşan kanı çayımı içerken kendimle sohbette bulurum kendimi

Garip garip konular seçer , üzerine düşünür , sonra gerekiyorsa adım atarım

Adım atmaktan hiç çekinmedim ,

Hangimiz haksızlıklar karşısında sustuk ki , zamanında hepimiz çığırmışızdır değil mi? “Ama , ama yalan söylüyor , aslında öyle değil , ben haklıyım çığlıkları eşliğinde!!Genelde  , yalan kazanır gibi görünsede , zaman aşımına uğrayan çoğu şey pat diye çıkar önümüze yıllar sonra.Bazen hiç tanımadığın biriyle bile helalleşebiliriz. “Kul kurar , kader gülermiş”!

Nasıl mı?

Ön yargılarımızı kırarak , empatiyi devreye sokarak , çığlıkların arkasındakini merak edip , araştırarak!

Size bu yaz hiç tanımadığım biriyle helalleşme hikayemi yazmak istedim.

Gerçi hepimiz onu tanıyoruz , şarkılarını biliyoruz özellikle “DELİ MAVİ” DESEM! Evet , YEŞİM SALKIM!

Gülben Ergen , Yeşim Salkım olayı patlak vermeden evvel helalleştiğim kişi

Topluma malolan , gözönünde olan kişilerin kaderi bu maalesef.

Ben de bir tüketici ,izleyici ve vatandaş olarak arada takip ederim.

Gençlik yıllarımda istanbul’da çok dinlemeye gitmişliğim vardı Yeşim Salkımı.

Yanlış hatırlamıyorsam Taksim Elma kabare’de izlemeye gidiyordum.

Sesini , rengini , sahnesi çok severdim.

Sonra , yıllar geçti zehir zembelek her kanalda avaz avaz haykırışlarını izledim Gülben Ergen’e.

Biz bağırıp çağıranı çoğunlukla edepsiz , susanı da edepli ilan ederiz.

İşte , en büyük yanılgı burada başlıyor. Ön yargı zilleri çalıyor!

Öyle  ya da böyle Gülben Ergen’de kendini  geliştirdi , sahneyi ve basını iyi kullandı , değerlendirdi , kariyer yaptı. Yadsıyamayız!

Ama , hayatın her dalında olduğu gibi nasıl yaptı? Sorusunu belki de sormadık!

Bir yerde bağırıp , çağıran , insana vurun abalıya dedik

Yetmedi , aldık bir de biz önyargılarımızla yüklendik.

Ben kendi adıma söyleyebilirim , içimde bir yerlerde gözönünde olduğu için ne sesi , ne rengi , ne sahnesi kalmamıştı.

Ama hiçbir günde oturup yahu bu kadın nereye kayboldu , neden albüm yapmaz , bu kadının bir kız çocuğu vardı galiba , ne oldu diye de sormadım..

15 ağustos ‘da Bodrum Pier restaurantta Eda-Metin Özülkü –Yeşim Salkım-Ferda Anıl Yarkıniçin arkadaşlarım rezervasyon yaptırınca haliyle keşke Yeşim Salkım olmasaydı ne iyi olurdu diye içimden geçirdim.

Önyargım gene sahnedeydi. Taa ki yıllar sonra onu sahnede içtenliğiyle , kendisiyle barışık , kendini aşmış , olarak görene kadar. Sahnede ki enerjisi , bana geçti , kulağımın pası silindi. Kendiyle dalga geçebilen , hatalarını skeç olarak alt yazı sunabilen , daha güçlü bir birey gördüm. Ben , notumu 1 haziran 2014 yılında Kenan Erçetingözün Yüzyüze programında ki söyleşisinde verip “bu kadın olmuş , aşmış” demiştim.Sahne bitiminde , arkadaşlarıma ben şimdi geliyorum diyip , kendimi attım kulislerine

Millet resim çektirmeye gider (ben sevmem , utanırım) , ben helalleşmeye.

Hepsi bana bakıyor , başladım spontone konuşmaya

“Yeşim , ne sen beni , ne ben seni tanıyorum”. “Benim sana bir özür borcum var hem cinsim olarak , yarın yola çıkıyorum bu yüzden helalleşmeye geldim” dedim

Kadın haliyle şaşkın şaşkın bana bakıyor. Ve devam ettim :”sana  çok acımasız davrandım , önyargılarımla parapamparça ettim, ismin geçtikçe yerin dibine bir de ben sokup çıkardım.Bir kadın olarak yakışmayanı yaptım. Lütfen özürümü kabul et”

Sarıldık , birbirimizi öpüp helalleştik ve ayrıldık. Yüreğim hafifledi.Kimbilir ne düşünmüştür? J)

Derken geçen hafta Gülben Ergen bombası patladı. Ben haliyle şok!

İkiside ANNE , çocukları düşünerek hareket etmeliler diye düşünürken , bu sefer aklıma o zamanlar Yeşim Salkımın 11 yaşındaki kızını kim düşündü geldi?

Tek bildiğim , ekilen ne ise , biçilenden kaçış olmadığı. Tıpkı Ateş olmayan yerden dumanın çıkmadığı gibi. Şöhretin bir bedeli olsa gerek. Bir maske takarsın , maske yorar , çıkaramazsın.

Sükut  , gerektiği yerde asil durur , canı gerçekten yananı yerden yere vurmak yerine , anlamaya çalışmak ise hem sabır hem zaman ister.

Şimdi bir düşünsek , kimlere önyargılarımızla sınır koyduk , kalplerini kırdık diye.

Hayvanlardan , insanoğlunu ayıran en önemli vasıf AKIL VE VİCDANDIR!

Kullanmak dileğiyle

Sevgiyle kalın

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :