Bağışıklığınızı güçlendirecek 10 besin

13 Kasım 2017 Pazartesi 18:00
12
14
16
18

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için dengeli beslenmek ve antioksidan besin öğelerini her gün düzenli almak gerekir. Her renk, her çeşit besini tüketmenin önemini vurgulayan Liv Hospital Diyet ve Beslenme Uzmanı Serap Güzel bağışıklık sistemini güçlendirecek 10 besin hakkında bilgi verdi.

  • C vitamini: En iyi antioksidan vitaminlerden C vitamininin sağladığı faydalar saymakla bitmez. Yeter ki her gün beslenmenize dahil edin ve gün içinde C vitamini içeren besinler almayı unutmayın. Eğer C vitaminini besinlerden alırsanız bu besinlerde bulunan fitokimyasal maddeleri de alırsınız. Böylece vücuttaki savaşçı hücreleriniz güçlenir. Her gün mutlaka roka, maydanoz, kuşburnu ve kiviyi öğünlerde ve ara öğünlerinizde tüketin.
  • Beta-karoten: Sarı-turuncu bitkilerde bulunan beta karoten bizim için en kuvvetli antioksidanlardandır. Hem salatanıza bu renklerdeki sebzelerden ekleyin hem gün içinde meyve olarak tüketmeye çalışın. Havuç, ananas, hurma ve balkabağı en fazla beta-karoten içeren sebze ve meyvelerdir.
  • Sarımsak: İçinde kükürtlü bileşikler yanında A, B1 ve C vitamini de içeren neredeyse mucizevi bir besindir. Çünkü bağışıklığınızı kuvvetlendirecek ve hücrelerinizi koruyacak antibiyotik, antiviral, antibakteriyel ve antifungal etki gösterir. Sarımsağın bu etkilerinden yararlanabilmek için bütün olarak değil çiğnenip ezilmesi gerekir. Her gün 1 diş sarımsak yeterlidir.
  • Kefir: Bağırsak sağlığımız demek bütün sağlığımız demektir. Bağırsaklarda ne kadar probiyotik bakteri varsa o kadar güçlü metabolizmamız olur. Probiyotik bakteriler yine antioksidanlar gibi her türlü hücre zararına karşı savaşan küçük canlılardır. Bu bakterileri arttırmak için probiyotik besinler tüketmeliyiz. Kefir ve probiyotik yoğurt bu bakterilerden zengin besinlerdir. Bunun yanında muz, pırasa, enginar, sarımsak ve soğan da bu bakterilerin artmasını sağlar.
  • Kırmızı meyveler: Antioksidan miktarı yüksek besinlerdir. Kızılcık, pembe greyfurt, pancar, nar likopen ve antosiyanin içerir ve bazı kanser ve kalp hastalıklarına karşı da koruyucudur.
  • Zencefil: Keskin tadı ve aroması ile birçok yerde kullanabileceğiniz bir sebzedir. Solunum yollarını açıcı, sindirimi düzenleyici, toksin atıcı, gaz söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Çorbalarda, taze olarak sebze yemeklerinde ve salatalarda kullanabilirsiniz.
  • Omega-3: En değerli yağ olan omega-3 yağ asitleri bağışıklığınız, beyin ve sinir sisteminiz, psikolojiniz, kalp-damar sağlığınız için hayatınızda olmazsa olmaz bir besin öğesidir. Haftada mutlaka 2 gün balık yemeye çalışın. Balık omega-3 dışında vücudunuzun üretmediği elzem aminoasitleri de içerir ki bunlar hücrelerinizin yenilenmesi ve yaşlanmaya karşın gereklidir.
  • Beta-glukan: Bir karbonhidrat türüdür ve sağlığımız için önemli faydaları vardır. Beslenmenize yulafı ekleyerek de beta-glukan almış olursunuz. Yulaf kolesterol ve kan basıncını düşürür, glisemik indeksi düşük olduğu için kan şekeri için de uygun bir karbonhidrattır. Yulafı kahvaltıda, ara öğünlerde veya kurabiyelerinizde kullanabilirsiniz.
  • Oolong çayı: Çay bizim için doğru bir şekilde demlendiğinde ve uygun miktarda tüketildiğinde antioksidan etki gösterir ve içindeki fenolik bileşenlerin kronik hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Oolong çayının antioksidan etkisi çok daha fazladır, çünkü siyah çay ve yeşil çayın birleşimi gibi düşünebilirsiniz. Bağışıklığınız için sevdiğiniz bitki çaylarına oolong çayını eklemeyi unutmayın. Oolong çayı kafein içerir ama rooibus çayı kafein içermez. Rooibus çayının da antioksidan oranı yüksektir ve çocuklarınız için güvenle kullanabilirsiniz.
  • Çinko ve selenyum: Bağışıklığınız için önemli minerallerdir. Selenyum deniz ürünleri, et, soğan ve sarımsakta bulunur. Çinko ise kabak çekirdeği başta olmak üzere yağlı tohumlar, hindi eti, kuzu eti, kuşkonmaz ve mantarda bulunur. Bu minerallerin antioksidan etkisi yüksektir ve vücudun toksinlere karşı savaşan hücrelerini güçlendirirler.
  •  

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Koç Üniversitesi Hastanesi’nde açılan “Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi” açıldı
» Anestezi korkusuna son veren 5 önemli gelişme
» Boza ve şalgam, sindirim sistemini düzenliyor
» Yeterli ve dengeli beslenmede çikolatanın yeri
» Genital siğiller bebeğime zarar verir mi?
» Tansiyon kontrolü için 5 altın kural!
» RSV virüsü yeni doğan bebekleri tehdit ediyor
» Çocuk Kanserlerinde Umut Işığı: Farkındalık ve Erken Teşhis!
» Dişlerdeki enfeksiyonlara dikkat!
» Bel ağrınızın nedeni, duygusal olabilir
» Hamileyken veya emzirme döneminde dövme yaptırabilir miyim?
» Doğum sonrası “Annelik Hüznü” ile karıştırılabiliyor!…
» Başınızı döndüren çok neden var!
» Çocuk kanserlerinde ailenin tutumu nasıl olmalı?
» Travmaya maruz kalan çocuklar oyunları hep aynı şekilde oynayabilir
» Çalışanlar için altın değerinde beslenme önerileri
» 6 Yaşında lösemi tanısı aldı, 8 yaşında mutluluktan havalara uçtu
» Tedavi edilmezse kemiği eritiyor!
» Besin Alerjisi mi, Yoksa Besin İntoleransı mı?
» 77 Yaşında Pankreas kanserinden kurtuldu
» Aşkla yükselen hormonlar sağlığı koruyor
» Spora başladılar sigarayı bıraktılar
» Polikistik overleriniz mi var? İşte gebeliği kolaylaştıracak 10 ipucu
» Arkadaş çevresinde kabul görme isteği sigara bağımlılığına sürüklüyor
» Kilo bahaneniz olmasın!