Ağrısız yaşam mümkün mü?

05 Temmuz 2017 Çarşamba 11:00
12
14
16
18

Ülkemizde ve dünya da ortalama yaşam süresi uzamaktadır. Ortalama yaşam süresinin uzaması sonucunda tam olarak tedavi olmayan veya devamlı tedavi gerektiren hastaların ve hastalıkların sayısı artmaktadır.

Okan Üniversitesi Hastanesi Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Candan, ‘’Medikal ve cerrahi tedavilerin ilerlemesi, yeni teknolojilerin gelişmesi ve yaşam koşullarının daha iyi hale gelmesi ile ülkemizde ve dünyada ortalama yaşam süresi uzamaktadır. Ortalama yaşam süresinin uzaması sonucunda tam olarak tedavi olmayan veya devamlı tedavi gerektiren hastaların ve hastalıkların sayısı artmaktadır. Daha önce halk arasında adı duyulmayan huzursuz bacak sendromu, fibromiyalji gibi hastalıklar artık gündelik yaşamımızın bir parçası haline geldiler. Yukarda saydığımız nedenlerin yanı sıra birçok neden ağrılı ile yaşayan kişi sayısını çoğaltmaktadır’’ dedi.

Prof. Dr. Selim Candan, ‘’Peki bu ağrı ile yaşayanlar yeterli ağrı tedavisi alıyor mu? Buna evet demek pek mümkün değil. Bunu ağrı polikliniğine gelen hastalarımızdan anlayabiliyoruz. Ağrı tedavisinin yetersiz olmasının birçok nedeni var. Öncelikle her hekim genellikle kendi branşı ile ilgili hastalığın tedavisine ağrıdan daha fazla önem veriyor. Eğer hastalığı önleyebiliyorsa ağrının azalacağını veya kaybolacağını düşünüyor. Daha doğrusu tedavi süresince çoğu zaman hastanın ağrısına yeterince önem verilmiyor. Ağrısı olan hastalara veya hasta yakınlarına sağlık personeli ne gibi söylemlerde bulunuyor? Birtakım örnekler verelim.

“O kadar ağrı olacak. Biraz dayanacaksınız”.

“Ağrı eşiğiniz çok düşük. Yoksa bu kadar ağrınızın olmaması lazım”.

“Bu ağrı hastalık süresince size eşlik edecek. Ağrı ile arkadaş olmayı öğreneceksiniz”.

“Tüm ağrı kesicileri denedik, ağrılarınız için yapabileceğimiz başka bir şey yok”.

Bu gibi hatalı söylemler, hem hastaların motivasyonunu bozmakta hem de hastaların çare arayışının tükenmesine neden olmaktadır. Ağrısı olan hastanın yaşadığı huzursuzluk ve depresyon beraber yaşadığı aile bireylerine de yansımaktadır’’ dedi.

Okan Üniversitesi Hastanesi Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Candan hastalar için neler yapıldığı konusunda bilgiler verdi.

Tabii ki ağrının nedenini bulup yok etmek çok önemli. Hastalığın nedeni yok edilemiyorsa veya nedeni bulunamıyorsa yine de ağrı tedavisi uygulayıp hastaların ağrısını yok ediyoruz. Nedeni bulup tedaviye başlarken öncelikle birinci basamak olarak ilaçları tercih ediyoruz. İlaçlar ise çok çeşitli olup bunları gruplara ayırıp ağrının şiddetine göre başlıyoruz. İlaçların fayda etmediği durumlarda ise daha ileri tedaviler uyguluyoruz. Bu ileri tedaviler hastalığın tipi ve şiddetine göre değişkenlik gösteriyor. Bunlar enjeksiyonlar, sinirleri kimyasal veya ısı ile tahrip etme veya ağrı pompaları yerleştirme gibi tedavileri içeriyor. Bu ileri tedaviler hastanede yatış gerektirmeyen günü birlik işlemlerden oluşuyor. Tedaviler sırasında gerektikçe başka branşlardan da görüş alıyoruz.

Prof. Dr. Selim Candan, ‘’Bir hastamı örnek vermek istiyorum. Trigeminal nevralji (Ani yüz ağrısı) hastası. Yani yüzün bir yarısına aniden elektrik çarpar veya bıçak saplanır tarzda ağrı oluşuyor. Bazen bu 5 dakikada bir oluyor. 10 yıldır ilaç kullanıyor ama ilaçlardan fayda görmemiş. Hastanın ağrısı ilaçlara dirençli olduğu için radyofrekans termokoagülasyon dediğimiz ısı yöntemiyle hastanın ağrıya yol açan sinirini tahrip ettik. Hasta 10 yıldır yaşam kalitesini düşüren ağrıdan kurtulmuş oldu. Buna benzer örnekleri bel ve baş ağrıları için de verebiliriz’’dedi.


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Maddeden uzak kalmak intihardan koruyor
» Kalp sağlığını korumak için altın öneriler
» Kemoterapi tatile engel değil
» Oturarak çalışanlar bunlara mutlaka dikkat etmeli
» Kimi öptüğünüze dikkat edin
» Bu belirtiler kalp hastalığının sinyali olabilir
» 50 yaş üzeri 3 kadından birinin ortak sorunu
» İdrar kaçırma önlenebilir
» Çocuklar için etkili ve verimli tatil önerileri
» Bir yılın yorgunluğu 10 günlük tatille atılıyor
» Diyabetli hastalara yaz önerileri
» Hamilelik Rehberi anne ve anne adaylarını sohbet kulüplerinde buluşturuyor
» "Mucize Diyetler"e Kanmayın
» Bebeğinizin kaşığıyla mamasının tadına bakmayın
» Lösev’de çocuklar ve gençlere özel yaz etkinlikleri doludizgin sürüyor
» Doğum sonrası kadınların yüzde 50’si depresyona giriyor
» Dikkat yaz ishali yaşam kalitenizi bozabilir
» Çocukların kendi sorunlarını çözmesine izin verin!
» Rahimağzı yetmezliği erken doğum nedeni
» Yaz hamilelerine sağlıklı tatil için 12 öneri
» Geç gebelikteki omega-3 desteği bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiriyor
» Yeterince anne süt alamayan çocuklarda kabızlık riski artıyor
» Topuk ağrısı her 3 kişiden birinin sorunu…
» Çocukların gelişimine odalarından başlayın
» Çocukların uyku sorununa altın öneriler